Yaşama tutunmaya çalışıyor

7 yaşındaki minik Ümmü Gülsüm, mevsimlik tarım işçisi baba Hüseyin ve ev hanımı anne Meryem Demirkıran çiftinin 4 çocuğundan en büyüğü. Baba Hüseyin, işi dolayısıyla memleketleri Şanlıurfa’dan ailesini de alarak, 5 ay önce çalışmak için Konya’ya gitti. Baba Hüseyin Demirkıran, buradan kazanacağı para ile bu sene okula başlayacak olan minik Ümmü Gülsüm’ün masraflarını karşılamayı planlıyordu. Bir gün yaşadıkları çadırda fenalaşan Ümmü Gülsüm’ü hastaneye götüren aile kahreden haberle sarsıldı. Yapılan tetkikler sonucunda, okula başlama hayalleri kuran minik Ümmü Gülsüm’e kemik kanseri teşhisi konuldu. Bu teşhis zor şartlarda yaşayan ailenin hayatının daha da zorlaşacağının habercisiydi.

Kahramankazan’a yerleştiler

Baba Hüseyin Demirkıran, kahreden haberin ardından ailesini de alarak Ümmü Gülsüm’ü tedavi ettirmek için ceplerindeki üç kuruşla Ankara’nın yolunu tuttu. Demirkıran ailesi Kahramankazan’a yerleşirken, Hacettepe Üniversitesi’nde de kızlarının tedavisine başladı. Kıt kanaat geçinen aile Kahramankazan’da kiraladıkları, ancak içerisinde neredeyse hiç eşya, hatta halı bile olmayan evlerinde yaşama tutunmaya çalışıyordu. Minik Ümmü Gülsüm, hastalığının getirdiği ağır şartlara ve ailesinin içinde bulunduğu imkânsızlıklara rağmen, yaşama sımsıkı tutunmak için çabalıyordu. Ümmü Gülsüm, bu zor şartlar altında üçüncü kemoterapisini almıştı bile.

Büyük çaresizlik

Ailenin yaşadığı zorluklardan haberdar olan bir komşu, Kahramankazan Belediyesi’nin kapısını çaldı. Yardımsever komşu, minik Ümmü Gülsüm ve ailesi hakkında ekiplere bilgi verdi. Kahramankazan Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri zaman kaybetmeden harekete geçti. Ailenin yaşadığı eve giden ekipler gördükleri manzara karşısında adeta donakaldı. Tüm aile fertlerinin birlikte yattığı eski bir kanepe ile halının bile bulunmadığı evde, beton zemin üzerinde oynayan ağzındaki maske ve dökülmüş saçları ile 7 yaşındaki Ümmü Gülsüm, 6 yaşındaki Fatma, 4 yaşındaki Halime ve henüz annesi Meryem’in kucağındaki 3 aylık Medine karşıladı ekipleri. Ekipteki kadın personelin tutamadığı gözyaşları, Ümmü Gülsüm’ün ve ailesinin yaşadığı büyük çaresizliği anlatıyordu.

 

Oğuz ve ekipler seferber oldu

Gördükleri karşısında büyük bir hüzün yaşayan ekipler, durumdan hemen Kahramankazan Belediye Başkanı Serhat Oğuz’u haberdar etti. Sincan Cezaevi’nde, Kahramankazanlı şehit yakınları ve gazilerle birlikte, Akıncı Üssü davasını takip eden Başkan Oğuz, minik Ümmü Gülsüm ve ailesi için “ne gerekiyorsa yapılması” talimatını verdi. Bunun üzerine belediye ekipleri ilk etapta ailenin acil ihtiyacı olan malzemeleri eve ulaştırdı.