irmaksunabinici @ gmail.com

İstanbul Küçükçekmece’de cinsel tacize uğrayan 5 yaşındaki kız çocuğu yoğun bakımda. Son zamanlarda artan cinsel istismar olayları bu konuda alınan önlemlerin ve verilen cezaların yetersiz olduğunu gösteriyor. Bu olayın üç farklı boyutu var.

Sosyal sorumluluk boyutu: Artık ilerleyen teknoloji ile birlikte, sosyal iletişim yok denecek kadar azaldı. Aynı bina da komşu birbirini tanımıyor. Binaya giren hırsız mı, ev sahibi mi anlamak zorlaştı. Eskiden mahalleye yabancı gelse hemen farkedilir.Mahalleli birbirine sahip çıkardı. Toplumsal değerlerin yozlaşması,bireyselliğin artması;herkesi kendi derdiyle tek başına mücadeleye terk etti.Psikolojik rahatsızlıklar arttı.Varlığı ile yokluğu belli olmayan sanal arkadaşlıklar türedi.

Devletin cezalarda adaleti: İnsanların topluluk halinde yaşamasından devlet doğmuştur. Devletin temel görevi, belli kurallar çerçevesinde insanların birbirine zarar vermeden ortak fayda altında yaşayabilmesidir. Cezai sistemde adalet sarsılır ise, insanlar tıpkı vahşi yaşamda ki gibi kendi kurallarını koymaya başlar. Büyük küçüğü ezer.

Psikolojik boyutu: Cinsel istismarda bulunanların ruh hallerinin normal olmadığı ortadadır. Televizyon dizilerinde, bilgisayar oyunlarında, internette gezinirken, tablet ve akıllı telefonlarda her gün binlerce subliminal mesaja maruz kalıyoruz. Bu duruma köklü ve etkin bir çözüm üretmedikçe; anormali normal görmeye başlayan, empoze edilen yabancı kültüre alışmış bir nesil yetişecektir. Yanlış davranışları, hastalık adı altında hafifletmenin toplumsal bir faydası yok. Ve unutmayalım ki cinsel tacizde bulunanların büyük çoğunluğu tacize uğramış kişiler.

İnsanı hayvandan ayıran akıldır, imandır. Akıl ve iman olmadığında hayvandan daha aşağı seviyeye düşebiliyor.