ismail @ baskentpostasi.com

Kendileri sosyal medya algısıyla bir şeyler yapmaya çalışan batı ağızlı bir takım zevatların mumu yatsı olmadan sönüverdi...

Sözüm ona İstanbul da Suriyeliler miting yapmış; Türkler defolun, demiş. Zinhar kuyruklu yalan…

Eylemi yapan yine bu ülkenin evlatlarından oluşan derneklerdi… Bu kalabalıkların içinde elbet çok az olmak kaydıyla Suriyeli mültecilerin de olduğunu bilmekteyiz… Halihazırda katılan gözlemcilerin ifadeleri de bu yöndedir…

Ülkemizin muhtelif bölgelerinde ortalama beş milyona yakın Suriyeli mülteci-sığınmacı var.

Kendilerini milliyetçi zannedenlerin sosyal medya da algı yaptırılarak ülkemizi iç savaşa yeni bir kaosa sürükleme içerisine girdiklerini görüyoruz…

Sadece yaptıkları provokatörlüktür, batının ekmeğine yağ sürmektir…

Siz hiç 1945 milli şef döneminde boraltan köprüsünün hikâyesini okudunuz mu?

Sovyet Rusya rejimi kendisine karşı tehlike olarak gördüğü her şeyi yok etmeye özellikle de Türklerin yaşadığı ülkelerde taş üstünde taş bırakmak istemeyen Sovyet Rusya rejimi Azerbaycan'daki Türkleri de hedef almıştı…

Sovyet rejiminin katliamlarından kaçarak kendilerine Anayurt olarak gördükleri Türkiye'ye sığınan 146 Azerbaycanlı mütefekkir, Iğdır'daki sınır kapısına yakın yerdeki Aras Nehri üzerindeki Boraltan köprüsü'nü geçerek Türk sınır karakoluna sığınıyor.

Türkiye'de "Milli Şef" döneminin yaşandığı yıllara denk gelen olayda, 146 Azerbaycanlı Türk’ün Türkiye Cumhuriyetine sığındığını duyan Sovyetler hükümeti, bu kişilerin derhal SSCB'ye iadesini ister.

Maalesef o dönemin siyasi anlayışı da bu aydın bilgin olan sığınmacı olan kardeşlerimizi vererek katledilmelerine sebeb olmuşlardır…

Yalvarıyorlar bizi onlara vermeyin siz kardeş olarak bizi öldürün canımız acımaz lâkin ecnebilere vermeyin diyorlar…

Maalesef ki teslim edildikten sonra köprünün diğer başında bekleyen Rus askerleri orada Azerbaycanlı sığınmacıları şehit ediyorlar. Sonrasın da bu hadiseye şahit olanlar geride kalanlar şu ağıtı yakmış:

Boraltan bir köprü, aşar geçer Aras'ı,

Yuğsan Aras suyuyla, çıkmaz yüzün karası.

Karası, karası, merhamet fukarası,

Düşman bekler karşıda, önüne kattı beni,

Can alınan çarşıda, kardeşim sattı beni...

O dönemde yaşananları şimdi aynısını Suriyeli mültecilere uygulatmak isteyenler işte o günkü ile aynı zihniyettir…

Elbette her millet içinde iyisi ve kötüsüyle bütündür. Bizde yok mu ihanet eden insanları dolandıran vatanını satan…  

Ma’mafih tıpkı geçmişte yaşanan soykırımlar gibi yirmi birinci yüzyılda da yapmak istenilen batının beslediği ypg/pkk sınırda bu göndereceğimiz milyonlarca mazlum insanı katletsinler öylemi işte yaptırılan algı da istenilen de budur…

Günlerdir Suriyeliler gitsin algısı yaparak kargaşa çıkartıp devletimizi aciz göstermek Suriyeli sığınmacılardan sanki Ülkemizde bir kalkışma yapılıyor Türklere defolun gibi söylemlerle sosyal medyada çığırtkanlık yapanlar var.

Bir diğer algı ise devlet kendi vatandaşı aç, işsiz dururken Suriyelilere şunları şunları yapıyor… Bakın yalan makinesi gibi çalışan şu güruha hangi Suriyeli Devlet kadrolarında işe alındı? Toki’den Mültecilere bedava ev dağıtılıyormuş… Hangi mülteciye bedava ev verildi? Kim sınavsız üniversiteye yerleşti? Hangi Suriyeli Türk vatandaşı yapıldı? Devlet kime, hangi boşda gezene maaş verdi?

Bu söylediklerinize sizde inanmıyorsunuz çünkü ispatınız yok. Bu yalanları yayıyorsunuz fakat bunlar size söyletiliyor değil mi?

Bunlara harcanan para bizim kasamızdan değil AB ve BM’den gelmektedir.

Suriye dağılma aşamasında mütefekkir olanları eli iş yapan sanatkârları batılılar kaptı aldılar beyin göçü yıllar önce bitti…

Aslında anlayan ve bilen bu mülteciler bizim için batıya karşı bir kozdur.

Bize yaptırımlar yapmak saldırıya geçmek istediklerinde kapıları açarız dediğimizde Avrupa hemen geri adım atıyor…

Bu yarayı kaşımayın, ülkemizi karıştırma çabalarına girenlere aynedarlık yapmayı bırakın… Meydanda gerçek milliyetçiler ve gerçek devletçiler görelim artık…

Bu hadiseyi temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp sahaya sürenler. Aslına bakın araştırın Müslüman-Türk ve milliyetçi değil ırkçı sosyalist Türkçü kesimlerin adamlarıdır…

Gerçek Türk, Milliyetçi ve Müslüman asla mazluma eziyet etmez. Edeninde başını ezer, tarihte şahit olduğumuz hadiseler çoktur…

Sosyal medyada iki resim iki sahte yazı görünce devletinize karşı saldırmayın adamların istedikleri budur zaten…

Önce yazılan ve çizileni okuyun sonra iyi araştırın sonra bir bilene sorun bu bozuk zihniyete prim vermeyin…

Kendilerine gündem yapan ne idiği belirsiz zevatların oyununa alet olmayın…

Sosyal medyada şehir efsanesi uydurma haberler çok…

Hükümetin en büyük hatası 17 yıldır sosyal medyayı iyi yönetecek kadrosunu oluşturamaması…

Kahir ekseriyet gençliğin sosyal medya algısıyla ülkeye bakış açıları var… Geneli menfi lâkin bunların fikirlerini müspet yöne çevirmek hükümet ve teşkilatların işidir. Lâkin bu hususta sınıfta kalıyorlar…

Velhasıl Bırakın mültecileri siz önce Çanakkale zaferine bir bakın kimler bizler için bizim ülkemiz için savaşmış sonrası bir daha düşünerek yalan sözlere alet olmayacaksınızdır… Vesselâm…