ismail @ baskentpostasi.com

Sizce bizim gidecek bir yerimiz mi var ki gidelim bir yerlere…

Biz yurdumuzdan başka bir yere gidemeyiz. Daha sınırda kurşuna dizerler maazallah.

Bakın etrafımıza Türkiye dostu Sudan’a; sözüm ona ekmeğe zam yapıldı diye birilerinin kirli elleriyle darbe yaptırıldı bizde buna inandık öyle mi?

Elbette inanmadık…

Çünkü Sudan İslam Dünyasının derdiyle hemhal oluyordu, her konuda bize destek veriyordu kimler bu durumdan rahatsız oldu dersiniz?

Tabi ki de eli dolarlı haçlılar…

Her bir ihtarlı yenilgi yeni bir uyanışa varoluşa gebedir daha öncesinde de bundan bahsetmiştik…

Şu son zamanlarda da önemli olan safları sık ve zincirin halkalarını güçlü tutmaktır. Sessiz kalmak nereye kadar…

Yoksa az bir sekteye uğradık diye üç beş şehir elden gitti diye mücadeleden ve Reisten vâz mı geçtiğimizi sandınız…

Gemiyi ilk fareler terk edermiş terk edenleri iyi göründe vatana aşık olanların kıymetini bilin…

O miting meydanlarına fotoğraf çektirmeye gelenlerle gizli kahramanları birbirinden ayırt edin…

Bir makam kapabilir miyim veyahut yükselebilir miyim edasında olanları görün artık…

Bu seçim sıradan diğerlerine benzemiyor demiştik. Hakikâten de çok uluslu bir oyunun içinde kaldık. Tabiri caizse kördüğüme döndü çöz çözebilirsen…

Seçim öncesi söylemlerin yumuşaklığı ve mütevazi’liği göstermelikmiş değil mi?
Şimdi bir bakın adeta karşınızda kurdun olmadığı yer de gezen çakallar gibi kükreyen bir grup oldular…

Tehditler savuruyorlar, şimdi bunların gerçek yüzünü görenlerin eyvah biz ne yaptık dersi kendimize mi verdik yoksa hükümete mi sualleri beynimizin içinde geziniyor değil mi?

O halde şunu diyelim hadi bakalım keçeliler yeniden başlıyoruz toparlanın kendimize gelip özümüze dönelim hiçbir yere gitmiyoruz diyelim…

Bize demokrasiden bahseden zevatlar önce demokrasiye kendileri bir uysun da sonra ders vermeye kalkışsınlar…

Bir buçuk asırdır neyin mücadelesini veriyorlarsa ağızlarındaki baklayı sonunda çıkardılar…

İslâm’a irtica diyerek, Kur’an a ve Müslümanlara karşı batılılarla birlik olup beraber mücadele ediyorlar. Haklılar…

Ülke kalkınsın, refah düzeyi artsın, daha güzel ve yaşanılabilir bir Türkiye için mücadele edecekleri yerde; kutsallarımızla mücadele etmeleri sizce de manidar değil mi?

Kimileri Bayraktan, Selâ-Ezandan, Şühedalarımızdan rahatsız oluyorlar onların mücadelesi bunlarla…

Hdpkk’lı Sezai çıkıp sözde Kürtlerin haklarını savunuyoruz adı altında İsrail’in vaat edilmiş topraklarını savunması da sizlerce bir mücadeledir değil mi?

Demek oluyor ki bu hdpkk asla Kürtlerin hakkını savunmadığı tezimiz de doğrulandı. Eğer savunsalardı; Müslüman Kürt çocuklarını kundakta kurşuna dizmez, kendi halkım dediğini katletmezlerdi…  

Ana muhalefet ve yandaşlarında bir Suriye’ li mülteci düşmanlığıdır gidiyor.

Eğer bunlar Müslüman Suriyeli değil de Hıristiyan-Yahudi-Evangelist olsalardı baş tacı yapar örtülü ödeneklerinden her şeyi verirdiler…

Ma’mafih birde mahallenin haylaz çocuğu SP genel başkanı Temel beyimiz var el deliye hasret biz de akıllıya hasretiz.  Binlerce kişilik stadyuma gelenler nasıl çıkıyor diye nasıl düşünmüyorsak; Çamlıca camisine gelenlerde İslam medeniyeti mensubu insanlarda toplandığı gibi dağılmasını bilmektedirler…   

Ders vereceğiz diye diye bunları konuşturdunuz.  Umarım fotoğrafı tüm karesini görüp dersi hepimiz almışızdır…

Velhasıl demek ki fetöyle gerçek mücadele tam yapılamamış. Babasını siyasetten uzaklaştırıp ta çocuğunu vekil yapmamak gerekiyormuş…

Sonra o eski kurt tabir edilen siyasetçiler var ya gittikleri her davette hemen söz alıp hükümete ayar çektikleri algı yaptıkları da göz ardı edilmemelidir…

Fetöyü öven yere göğe sığdıramayan bir takım yazarların eşlerini, çocuklarını bürokraside üst seviyeye atanmaması lazımmış değil mi?

O yüzdendir ki şunu unutmamak elzemdir “akıl başa geldi ömür bitti demir tava geldi kömür bitti” dememek için gereğini zamanında yapmak elzemdir…

Bizler aslında birer elçiyiz lâkin Fuzuli’nin bir sözü var. Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil… Vesselâm…