Ankara Ticaret Odası (ATO)Başkent’te dizi ve film sektörünün gelişmesi için fırsat ve imkânları ele almak amacıyla, film ve dizi sektörünün temsilcilerini“Başrolde Ankara” başlığıyla düzenlediği toplantıda bir araya getirdi.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ın ev sahipliği yaptığı ve 14 No’lu Medya Meslek Komitesi tarafından organize edilen toplantıya, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Erkin Yılmaz, Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı Koordinatörü Volkan Gültekin, Medya Meslek Komitesi Başkanı Serdar Kaya, komite üyeleri ve sektör temsilcileri katıldı.

ATO’nun Duatepe Hizmet Binası’nda gerçekleşen toplantının açılışında konuşan ATO Başkanı Gürsel Baran, Yeşilçam döneminin ardından durgunluk yaşayan yerli dizi ve film sektörünün 2000’li yıllardan bu yana yeniden güç kazandığını anlattı. Kamunun destek ve teşvikleriyle yerli yapımcıların başarılı projelere imza attığını kaydeden Baran, yerli dizilerin 150 ülkeye ihraç edildiğini söyledi. Baran, “1 yılda 300 milyona yakın gelirin elde edildiği bu alanda rakamları 1 milyara kadar çıkabiliriz,” diye konuştu.

ANKARA’NIN PAYI YÜZDE 1

Yerli dizilerin yapıldıkları yer başta olmak üzere kullanılan kostüm ve dekorlarla örnek olduğunu kaydeden Baran,Asmalı Konak ve Muhteşem Yüzyıl örneklerini verdi.  Baran,bu yapımlarla bölgeye turist çekilirken aynı zamanda setteki kostüm ve dekorların izleyicilerin merakıyla moda haline geldiğini söyledi.Ankara’nın kültür, sanat ve tarih hazinesine sahip olduğuna dikkat çeken Baran, Devlet Tiyatroları sayesinde de oyuncu kadrosunun yeterli olduğunu ifade etti. Baran, “Bu kadar kültür, sanat ve tarih hazinesinin olduğu, yapımcıların ve sanatçıların bulunduğu bir şehirde biz neden bu pazarda istediğimiz payı alamıyoruz. Bugün sadece yüzde 1 pay ile dizi ve film sektöründe yer alan Ankara’nın pazar payını artırarak kısa sürede çok daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum,” dedi.

TRT YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE GENEL MÜDÜRÜ İBRAHİM EREN

TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, TRT olarak

konusu Ankara’da geçen dizi arayışında olduklarını ve bu amaçla yapımcılarla görüştüklerini belirterek, "İçinde Ankara geçen hikâyeleri yapımcılardan istemeye başladık.Çok kısa sürede Ankaralı yapımcıların ön plana çıkacağına inanıyorum " dedi.

Ankara’nın TRT Çocuk kanalı nedeniyle animasyon yapımında öne çıktığını da kaydeden Eren, “TRT Çocuk Türkiye’nin şu anda açık ara en çok izlenen çocuk kanalı. Ankarada Türkiye’nin şu anda açık ara animasyon yapımcılarının bulunduğu şehir."diye konuştu.

Ankara’nın dizi ve film çekimi için stüdyo ve platolarla hazır hale getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Eren, “Doğru altyapı, doğru personel ve doğru organizasyonla Ankara’nın dizi sektöründeki geleceği parlak” dedi.

Başkent’in dizi ve film sektöründe gelişmesi için şehrin bir ekosistem olarak geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Eren, oyuncuların, yapımcıların, stüdyo ve platoların, park ve bahçeleriyle birlikte tüm şehrin planlanması gerektiğini ifade etti.

“HOLLYWOOD, TÜRKİYE’Yİ DEVİREMEDİ”

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Erkin Yılmaz da konuşmasında,Türkiye’de yerli film izleyici sayısının yüzde 63 olduğuna dikkat çekerek, “Fransız sineması bizim sinema sektörüne yaptığımız yatırımın 100 katını her sene yapıyor fakat Fransız sineması yıllık yüzde 35 izleyici sayısı ile Türkiye’nin gerisinde kalıyor. Hollywood’un deviremediği birkaç coğrafyadan biridir Türkiye, bununla gurur duymalıyız. Hep birlikte çalışmalı bu potansiyeli en doğru şekilde kullanabilmeliyiz” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın her yıl araştırma geliştirmeden senaryo yazımına, kısa filmden animasyona, uzun metrajdan ilk yönetmenlik desteğine kadar yılda 40 milyon TL ile bütün sektörü desteklediğini bildirenYılmaz, “Kültür ve Turizm Bakanlığı destekleri ile birlikte çarpan etkisi sağladık. 152 ülkeye dizi ve film ihraç ediyoruz. Kültürel diplomasi açısından büyük faydası olan bu ihraçlarla yalnızca şehrin değil ülkenin tanıtımı da sağlanıyor. Ankara açık hava film platosudur. Tarihimiz, kültürümüz, belleğimiz ve altyapımız var. Dünya ölçeğinde bir kent kimliği yaratmak istiyorsak uluslararası alanda çalışmalar yapmalıyız” diye konuştu.

“SANATA SUSAMIŞ BİR ANKARA VAR”

Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı, konuşmasındaAltındağ’ın, Ankara’nın birçok tarihi ve kültürel mirasını barındırdığını söyledi. Kale’den Roma Hamamı’na,Ulucanlar’dan Meclis’e kadarAltındağ’ın bu kültürel varlıklarla dolu olduğunu söyleyenBalcı, “Türkiye’nin kalbi Ankara, Ankara’nın kalbi ise Altındağ’dır. Sahip olduğumuz tarihi ve kültürel değerleri dünyaya, ülkemize ve Ankaralı’ya tanıtabilmeliyiz. Sanata, kültüre susamış bir Ankara var. Bizim en büyük şansımız dinamik ve girişimci gençliğimizin olmasıdır. Gençlerimizi bu alanlara yönlendirerek çok iyi noktalara gelebiliriz” dedi.

1925 yılında açılan Ulucanlar Cezaevi’nin 2006 yılında kapatılması ile müzeye dönüşme sürecinin başladığını söyleyen Balcı, "Bülent Ecevit’ten Recai Kutan’a, Nazım Hikmet’ten Necip Fazıl’a ve Muhsin Yazıcıoğlu’na kadar birçok hükümlü isim cezaevinde bulundu” dedi. Günümüzde dizi sektörünün cezaevlerinde çekim yapmak istediğini ancak uygun şartların bulunmaması nedeniyle bu ihtiyacın giderilemediğini söyleyen Balcı, Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nin bu amaçla kullanabileceğini kaydetti.

“27 ARALIK BİZİM İÇİN BİR BAŞLANGIÇ OLABİLİR”

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Volkan Gültekin ise konuşmasında Büyükşehir olarak bir hikâye yazmak istediklerini belirterek, “Bu hikâyede kentin gri şehir algısının yıkıldığı, 24 saat yaşayan, fuarlarıyla festivalleriyle, konserleriyle bambaşka bir çehreye bürünmüş bir Başkent oluşturmak istiyoruz.” dedi.

Doğru organizasyonlarla ve doğru iletişimlerle Ankara’nın uluslararası arenada iyi yerlere geleceğine inandıklarını söyleyen Gültekin,“Ankara’da bir film platosu kurulması konusunda görüşmelerimiz devam ediyor. 27 Aralık Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin100. yılıbizim için bir başlangıç olabilir. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ünlü sanatçıların, yönetmenlerin, aranjörlerin katkısıyla Ankara türküsü’nü seslendirip kısa bir filmle gelecek nesillere bırakacağımız eserin çalışmalarına başladık” dedi.

"ANKARA GEÇMİŞİYLE DEV BİR PLATO”

ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmazda konuşmasında Ankara’nın tarihi ve kültürel geçmişiyle dev bir plato olduğuna dikkat çekerek,“Ankara tarihi ve kültürel geçmişiyle dev bir plato. Galatlardan Hititlere, Friglerden Lidyalılara, Gordion’dan Sakarya Meydan Muharebesi’nin yapıldığı Polatlı’daki alana kadar yüzlerce dönem filminin çekilebileceği demokrasi tarihimizin bütün hikâyelerinin geçtiği kenttir. Binlerce hikâyenin olduğu bu kentte dizi ve filmler için konu bereketimiz var” dedi.

Plato olarak kullanılabilecek 690 sit alanı, 59 müze ve 58 tiyatro salonunun olduğunu bildiren Yılmaz,1 milyon 738 bin izleyici sayısı ile Ankara’nın nüfusuna göre büyük oranlardaizleyiciye sahip olduğuna dikkat çekti.Ankara’da belediye etkinlikleri hariçyılda 450, toplamda ise 4 bin 796 toplam etkinlik yapıldığını kaydeden Yılmaz, “Kentin avantajlarını ticari olarak sonuca çevirebileceğimiz bir potansiyel var. İstanbul maliyetlerinin neredeyse 3’te birine yakın çekim maliyetleri ile Ankara’yı bir filmle destekleyerek anlatmak istediğimiz hikâyeyi güçlendirmiş olacağız.” diye konuştu.

“FARKLI DİL VE ÜSLUBA SAHİP İÇERİK ÜRETMEMİZ GEREK”

 

14 No’lu Medya Meslek Komitesi Başkanı Serdar Kayadakonuşmasında sektörün lokomotifinin İstanbul olduğunu ancak Ankara’nın da büyük bir potansiyele ve dinamik bir yapıya sahip olduğunu dile getirdi. Ankara’nın sektör için teknik personel yeterliliğinden altyapıya kadar tüm unsurlara sahip olduğuna dikkat çeken Kaya,Ankara’da 45 dakikalık farklı dil ve üslupta üçer bölümlük mini dizilerin üretiminin sağlanabileceğini söyledi. Kaya, Ankapark içinde yer alan platoya animasyon firmalarının ve yapım şirketlerinin yerleşebileceği sektörel bir plato alanının kurulabileceğine dikkat çekti. Kaya, “Yurt dışına ihraç edilen dizi ve filmlerimizin çeşitliliğini artırmak için farklı dil ve üsluba sahip içerik üretimleri gerçekleştirmemiz gerekiyor. Ankara polisiye, macera, kriminal, psikodrama ve mistik drama gibi alternatif değil tamamlayıcı içerik üreticisi konumuna gelebilir. Ankara’nın sektörde daha etkili bir şekilde rol alması daha adil bir dağılımın yolunu açacak, sektöre yeni bir heyecan ve dinamizm katacaktır” diye konuştu.

ToplantıdaTRT Genel Müdürü İbrahim Eren ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Erkin YılmazATO meclis ve komite üyelerininsorularını yanıtladı.

Panelin ardından ATO Başkanı Baran, TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Erkin Yılmaz, Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı, ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Volkan Gültekin’e günün anısına plaket takdim etti.