Gazeteciliğin önemli ve sorumluluk gerektiren mesleklerden biri olduğunu belirten Taşkın, meslek etiğinin korunması gerektiğine vurgu yaparak, toplumun doğru ve güvenilir haber kaynağının gazeteler olduğunu, bu nedenle tarafsız bilgi erişimi, siyasetçilerin, hükümetlerin, kurumların denetlenebilir olmasında basının önemli bir misyonu bulunduğunu belirterek açıklamasında şunları söyledi:

“Ülkemiz de, 4 Ocak 1961 tarihinde kabul edilen 212 Sayılı Kanun ile ilk defa Çalışan Gazeteciler Günü kutlanmaya başlandı. Bu yasa ile gazeteciler az da olsa yasal güvenceye kavuşturuldu. Sosyal ve özlük hakları, gazeteciliğin sorunları, meslek etiği vs. gibi konular bu yasa sayesinde gündeme gelerek tartışılmaya başlandı ve sonraki yıllar da gazeteciler daha fazla kazanım elde ettiler, ancak günün şartları dikkate alındığında bu kazanımlar yetersizdir.

Dünya genelinde yapılan basın özgürlüğü analiz raporları, basın özgürlüğünün her geçen gün zorlaştığını gösteriyor. Basın özgürlüğünün kısıtlanması nedeniyle gazeteciler mesleklerini icra ederken çeşitli baskı ve zorluklarla karşılaşıyorlar. Bu kısıtlamalar nedeniyle basına olan güven azalmıştır. Gazeteciler görev icra ederken vicdanlarıyla baş başadır. Vicdani yükümlülük ve sorumluluk meslek etiği açısından gazetecileri zorlamaktadır. Çünkü vicdanlarının sesini dinleyerek ve meslek etiği açısından doğru haber yapabilmek için uğraşmak,  aynı zaman da bireysel özgürlüklerine sahip çıkma anlamına gelmektedir. En zor şartlar da görevlerini yapan; gece-gündüz, soğuk-sıcak demeden sokakta, savaşta, yangın da, deprem de, velhasıl her alan da görev icra eden gazeteciler hayatlarını ortaya koyarak halkın bilgilenmesini sağlamaya çalışırken hem az ücret alıyorlar hem de sosyal hakları kısıtlı… Bu nedenle dünya genelinde gazeteciler hem mesleki güvencelerinin temin edilebileceği hem de özlük ve sosyal haklarının kısıtlanmadan sağlanabileceği bir iş bulmakta zorlanıyorlar.

Dünya da 4. kuvvet olarak bilinen gazetecilik mesleğinin yaptırımı oldukça güçlüdür. ABD’nin Irak’ı işgali, gazetelerin yaptığı yalan haberler üzerine kuruludur. Dünya da buna benzer olaylar çok fazladır. Yapılan haber savaş nedeni olabileceği gibi, barış ve huzurun sağlanmasında da etkili olabilir.

Demokrasilerin olmazsa olmazlarından olan gazetecilik mesleği hayatın her alanında etkilidir. Doğru, tarafsız ve objektif sunulan haberler her zaman takdir edilmiştir. Bu şekilde mesleğini icra edenler, mesleğin onurunu ve şerefini yükselten insanlardır. Gazetecilik çok zor, sorumluluk isteyen, meşakkatli bir meslektir. Mesaisi olmayan bir meslektir. Çünkü gazeteciler her an mesai başındadır. Bu mesleği icra edenler işten çıkarılma korkusu olmadan güven ve huzur içinde mesleğini icra edebilmelidir.

Bu vesile ile 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, fedakârca görevini yapan bütün gazetecilerimize sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir gelecek temenni ediyorum.”