halitkorkmaz0661 @ gmail.com

ABD Yunanistan’la mı Geliyor

NATO içerisinde oluşturulan ABD, İngiltere ve Avustralya’ dan müteşekkil Anglosakson birliğin AUKUS adı ile dünya kamuoyuna sunulmasının ardından Batı kulübünün yürüteceği dünya siyasetinin bu birlik etrafında şekilleneceği muhtelif dış politika uzmanlarınca dünya kamuoyunda zikredilmişti.

Son raddede AB’nin ABD ile yaşadığı anlaşmazlıklar muvacehesinde oluşan diplomatik gerginliklerin ardından Fransa’nın AB ordusu kuruluşunu yüksek sesle dillendirmesi Yunanistan’ın Türk tehditine karşı AB’den daha güvenilir bulduğu ABD ile var olan ikili anlaşmalarını daha kapsamlı niteliğe taşıyarak kendini garantiye almak istemesi manidardır.

Bu kapsamda, ABD ile Yunanistan’ın mutat olarak her yıl tazeledikleri Savunma İşbirliği Anlaşması genişletilerek yenilendi.

Yeni anlaşma Washington’da 14.10.2021 tarihinde her iki ülkenin Dışişleri Bakanlarınca abartılı bir şekilde dünya kamuoyuna duyurularak taraflardan biri çekilmedikçe süresiz yürürlükte kalacak şekilde bu kez beş yıllığına imzalanarak yürürlüğe kondu.

Yunanistan savaş tehditi altında olduğunu deklere ederek anlaşma imzalandı.

Anılan anlaşma ile Yunanistan, Dedeağaç üssü, Girit Adasındaki Suda üssü ve diğer ABD üslerinde de daha fazla ABD askerinin konuşlanmasına imkan sağlayacaktır.

ABD bu anlaşma ile Yunanistan’ın askeri üslerinde faaliyet gösterebileceği gibi tatbikat alanlarını da genişletebileceğini karara bağlamıştır.

Yunanistan Eylül 2021 ayında da Fransa ile Savunma ve İşbirliği Anlaşması imzalamıştı.

Türkiye bu anlaşmaya Savunma Bakanı Hulusi Akarla sert tepki vermişti.

Akar, “bu tür girişimlerle Türkiye’ye karşı üstünlük sağlayamazsınız, bu gayretten vaz geçin” demişti.

Türkiye 1995 yılında aldığı bir kararla, Yunanistan’ın karasularını 6 milden 12 mile çıkarma kararını “casus belli” savaş nedeni sayacağını ilân etmişti.

Yunanistan 12 mil ilânına mı hazırlanıyor?

Faaliyetler her iki tarafın hızla malum durum için hazırlandığını gösteriyor.

Yunanistan’ın Ege’de karasularını 12 mile çıkarması halinde Ege’nin % 70’i Yunanistan’ın % 7’lik kısmı ise Türkiye karasuları haline dönüşeceğinden Türkiye’nin Ege’de hareket edemez hâle düçar olacağı ve kaçınılmaz bir savaşın başlamasına  Yunanistan’ın sebebiyet vereceği uzmanlarca ortaya konulmaktadır.

ABD Yunan anlaşması imzalanırken Türkiye Suriye’ye muhtemel bir askeri harekât için hazırlıklarını ve sevkiyatlarını aleni ve göz alıcı bir şekilde yapmaya başladı.

Bu kapsamda Türkiye Dış İşleri ve Savunma Bakanları anılan harekâtla ilgili eş zamanlı açıklamalarda bulunarak harekâtın nedenlerini ortaya koydu.

Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye’deki YPG/PKK unsurlarına yönelik gerçekleşebilecek harekât hakkında “Rusya ve ABD bize verdikleri sözü tutmadı. Bizimde yapmamız gereken kendi göbeğimizi kendimiz kesmek. Cumhurbaşkanımızda söyledi, gerekeni yapacağız” dedi.[1]

Suriye sınırımızda vuku bulan terörle ilgili ABD ve Rusya sorumlu tutularak harekât hazırlığına başlanması duruma ayrı bir ciddiyet kazandırmaktadır.

Putin ve Erdoğan’ın Eylül sonunda Soçi’de yaptıkları zirvede değinilmeyen konulardan biri olan mezkür harekâtla ilgili Türkiye-Rusya arasında yeni bir görüşmenin yapılmış olabileceği muhtemel gözüküyor.

Son zamanlarda PKK’nın yaptığı saldırılarda Türkiye’nin verdiği birli ikili şehitlere son vermek adına harekâtın düzenlenmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Suriye’nin kuzeyinde Fırat Kalkanı Harekât Bölgesi içinde bulunan Tel Rıfat bölgesine yapılacak muhtemel harekâtla ilgili ABD eski Başkanı Trump’ın daha önce yaptığı bir açıklama öne çıkarılarak Türkiye’ye “akıllı ol” şeklinde küstahça ve saygısızca bir hatırlatma yapılıyor.

Diğer taraftan PKK’nın ABD ile Türk silâhlı kuvvetlerinin karşı karşıya gelmesini bir tuzak olarak kurguladığı ve bu durumu öne çıkaracak eylem ve faaliyetler içinde olduğu biliniyor.

Böyle bir durumun vuku bulması halinde NATO PKK’nın tuzağına düşmüş olarak tarihe kayıt düşürecektir.

Bu durumda NATO’nun ruhuna el fatiha okunması defin gereği usûlden sayılacaktır.

Bazı Amerikalı uzmanların ABD’nin terör örgütü PKK’yı aşırı derecede şımarttığı da ortaya konulmaktadır.

ABD ve Rusya’nın Suriye’ de Türk’ler le çok fazla uğraşılmıyor kararını alıp, Türkiye; ABD ve Rusya ile savaşmamak uğruna Suriye’de bir PKK devletinin kurulmasına izin mi verecek?

Anadolu’nun istikbalini tehlikeye mi atacak?

Böyle bir varsayım Türk milleti için yıkımdır.

Tarihsel siyasi akışı Batı kulübü leyhine  değiştirecek 1453’ü geriye çevirecek tersine bir mühendisliktir.

Bu duruma Rusya da PKK’dan farklı bakmayacaktır.

Rusya’nın Türkiye’ye Kuzey Suriye’yi boşaltma zamanının geldiğini hatırlatması Türkiye’nin yaklaşık 4 milyonu bulan Suriye göçmenleri gerçeği ile örtüşmemektedir.

Türkiye’nin Suriye’den çekilmesi belli bölgelerin temizlenerek Türkiye’de mukîm göçmenlerin bu bölgelere yerleştirilmesi ile ancak mümkün olabilecektir.

Suriye’de gerçek bir barış oluşturulmadan Türkiye’nin geri çekilmesi mümkün gözükmemektedir.

ABD ile Türkiye arasında var olan anlaşmazlıkların artık bir sorun yumağı haline geldiği ve diplomasi ile yol alınamadığı gerçeğinden hareketle her iki ülkenin müttefik gibi değil de çatışmacı taraflar olarak öne çıktıkları görülmektedir.

Diğer taraftan uluslararası İngiliz iş gazetesi Financial Times  15.10 2021 tarihli baskısında “Erdoğan Biden’i sıkıştırıyor” başlıklı bir yazı yayımladı.

Bu esnada hem Afganistan hem de Libya Dışişleri bakanları resmi görüşmeler yapmak üzere Türkiye’ye geldi.

Küresel enerji krizinin tüm dünyada hızla büyümeye devam ediyor olması rutin hesapları alt üst ediyor.

Doğalgaz, kömür ve elektrikte fiyatlar rekora doğru koşuyor.

Çin ve  sanayileşmiş bazı ülkelerde fabrikalar enerji bulamadığı için üretime ara vermek zorunda kalıyor.

Dünyada enerji talebi hızla artarken arzdaki artış aynı hıza yetişemiyor.

Bu durum bir çok ülkede kış aylarında doğalgaz ve elektrik kesintilerinin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor.

Küresel siyasetin enerji daralmasının dünya ekonomisindeki etkilerini ve sonuçlarını nasıl karşılayacağı, hangi ülkeleri nasıl etkileyeceği ve devlet üstü kurumların ne gibi tutum ve önlem içine gireceği merak ediliyor.

Bu arada Cumhurbaşkanımızın Afrika ziyaretini başlatarak ABD ve Fransa’nın var olan korkularını pekiştirmeye devam etmesi manidar bulunuyor.

Erdoğan, son on yılda dünyada Afrika’yı en fazla ziyaret eden lider konumunda olup Afrika’ li siyasetçilerinde en fazla ziyaret ettiği lider  Cumhurbaşkanı Erdoğan gözüküyor.

Bu meyanda, Türkiye Afrika ülkeleri ile var olan diplomatik temsilciliklerini hızla artırmakta siyasal, ekonomik ve askeri ilişkileri hızla gelişmektedir.

Beş yüz yıllık sömürgeleri Fransa’ya eş zamanlı deklarasyonla başkaldırı içine girmektedir.

Diğer taraftan, Pakistan ile Fransa arasındaki denizaltı gemi anlaşması Pakistan tarafından iptal edilerek aynı anlaşmayı Pakistan’ın Türkiye ile sözleşmeye bağıtlaması ayrı bir Türkiye Fransa krizini ortaya koymaktadır.

Bu defa Van’ da ikamet etmekte olan  İran’ lı eski bir askeri  İran’a kaçırmak isteyen iki İran ajanı Mit ve Van Emniyet Müdürlüğü’nün ortak operasyonu ile yakalanarak İran’la Türkiye arasında var olan ciddi problemlere bir yenisi daha eklenmiştir.[2]

Son günlerde tavan yapan Arap milliyetçiliğinde ciddi bir İran ve Türk düşmanlığı öne çıkmaktadır.

Aynı Arap milliyetçiliği PKK’ya sıcak bakmaktadır.

Suriye’ye bakıldığında sahanın doğusunda ABD batısında ise Rusya’nın hakim olduğu tartışılmazdır.

Suriye’de ABD ve Rusya’nın birbirlerinin ayaklarına basmadıkları gibi belli konularda anlaşma cihetine gittikleri görülmektedir.

Oturmuş bir ABD ve Rusya hattı etkili olmaktadır.

Kim ne derse desin Suriye’de ABD, İngiltere, İran ve Türkiye’ye karşı kazanan Rusya’dır.

Cenevre’de Suriye için siyasi kararlar almak adına hızlanmış bir diplomasi gözükmektedir.

Amerika’nın en önemli mücadele alanının Çin yani Pasifik olduğu, Dedeağaç’la Çin sınırı arasında gizli bir mücadelenin sürdürüldüğü, Çin ve ABD’nin bu mücadele için güç devşirme peşinde oldukları alenileşmeye başlamıştır.

ABD’nin Yunanistan da Dedeağaç ve  diğer bütün bölge ve üslerinde etkili anlaşmalarla askeri olarak konuşlanması, Türki’ye nin Yunanistan’la öteden beri şekillendiremediği konuların  öne çıkarılarak  geçiştiremeyeceği çatışma alanlarına ABD’nin de dahil edilmesi Türkiye’nin yeni bir dönemle  karşı karşıya kaldığını ortaya koymaktadır.

 

Saygılarımla.

 

 

Kaynakça.

1)https://www.sabah.com.tr/gundem/2021/10/13/son-dakika-disisleri-bakani-cavusoglundan-suriyeye-harekat-aciklamasi-abd-ve-rusya-sozunu-tutmadi

2-)https://www.dw.com/tr/vanda-iran%C4%B1n-casusluk-faaliyetine-kar%C5%9F%C4%B1-mit-operasyonu/a-59496975