davutzat @ gmail.com

Çatalca’da doğup İstanbul ‘un merkezine göç etmiş olmasına karşılık, kaderin cilvesiyle ülkenin buhranlı yılları bir araya gelince ailesi de bundan olumsuz etkilenmiştir. Yıllar, kendisini şehirden şehre sürüklemiştir. İşte bu şehirlerden birisi olan Arif Nihat Asya’nın hayatında, kişiliğinde ve sanatında Kastamonu önemli bir yer tutar. Zira gençlik yıllarının önemli bir kısmı Kastamonu da geçer. Lise tahsilini burada yapmış olup, edebiyatla tanışıklığı da bu döneme rastlamaktadır. O dönem çıkarılan ‘Gençlik’ ve ‘Doğu’ Dergileri ile Açıksöz Gazetesinde yirmi’nin üzerinde şiir ve nesri yayınlanmıştır. Edebi etkinliklere katılarak sanatsal çalışmalarda bizzat yer alan şair, o dönemdeki çalışmalarını ‘Mehmet Arif’ adıyla yayımlamıştır. Üstadın edebiyatımızda önemli yer tutan bazı şair ve yazarlarla aynı okul ve sarılarda okuduğu bilinmektedir.  Arif Nihat’ın yaşadığı dönem savaşlar dönemidir. Kastamonu’nun Cihan harplerine iştiraki, Çanakkale’de ve Kurtuluş mücadelesinde etkin bir rolünün olması, yörenin milli duruşuyla birleşince kendisinin milli hassasiyetlere yönelmesinde çok etkili olur. Eserlerinde ana tema olarak vatan, millet, bayrak, kahramanlık ve Türklük sevgisini işlemiştir. Daha sonraki yıllarda da aynı çizgisini hep sürdürmüştür.

Arif Nihat Asya’nın edebiyatına gelince; tek kelimeyle büyük bir şairdir o. Öğrencilik yıllarında ölçülü şiir yazmaya özen göstermesine karşılık, sonraki dönemlerde vezin, şekil ve kafiye konularında kuralcı olmamıştır. Daha serbest bir anlayışla şiir yazdığını görmekteyiz. Rubaîlerinde ise aruz veznini kullandığı görülmektedir. İçerik açısından şiirlerinde oldukça duygusaldır. Genel olarak mısralarda hüzün motifinin hâkim olduğuna şahitlik ederiz. Bunu sadece o yıllarda vatanın içinde bulunduğu durumla açıklamak mümkün müdür bilmiyorum. Ancak şairin küçük yaşta iken babasının vefatı ve annesinden ayrı kalması nedeniyle aile yönüyle eksik kalarak büyümesinin yanı sıra kendisini himaye edenleri de henüz çocukken kaybetmesinin etkili olduğu bir gerçektir. O hep gurbet hayatı yaşamış, aile özlemi ve yalnızlık çekmiş, yatılı okullarda okumuştur. Belki de bu nedenle olmalı ki, milli çizgisi güçlü olan Arif Nihat “Bayrak” şiiriyle zirve yapsa da Türk edebiyatı tarihinde en çok “anne” konulu şiir yazan şair unvanına sahiptir…

Öğrencilik yıllarında hem okuyup hem de PTT de çalışma imkânı elde eden şairin ilk kitabı o yıllarda basılır. Kitabına verdiği isim ise “Heykeltıraş” dır. Ülkenin birçok ilinde edebiyat öğretmenliği ve idarecilik yapar. Onun hayatında Adana da pek tabii ki oldukça önemlidir. Bayrak şiirini burada öğretmenlik yaparken yazar. Edebiyatımızın büyük ustasının tasavvufa yoğunlaşması yine Adana yıllarına rastlar. Mevlevi yolunda dervişlik yapan Asya, bu manevi eğitiminin bir semeresi olarak tasavvufi şiirler de yazmıştır. Arif Nihat Asya’nın dil bilinci üst düzeydedir. Sadece vatan ve bayrakla ilgili şiirler yazmakla kalmamış,  aynı zamanda Türk dilinin sanatsal işlevini yerine getirmesine de olumlu katkılar sağlamıştır. Dille bayrak dizelerini sıralarken dahi bayrakla dili taçlandırmıştır.  Dil ile ilgili “Çok şükür ki onun sayesinde ’eşref-i mahlûkat’ olduklarının şuuruna sahip insanlar da vardı!” diyerek, şiirle şuura ulaşmanın ve dille şereflenmenin güçlü vurgusunu yapmaktadır. Dili de kendisi gibi ince ve hoştur. Alçak gönüllü, anlayışlı, imanlı ve adeta şahsına münhasır bir numunedir. Yazdığı her satırda biçim ve anlam arasındaki uyumu önemseyen şairin dil ve anlam estetiği kaygısı taşımakta olduğu görülür. Hâsılı Türk düşünce ve edebiyat geleneğinin çok kıymetli bir ismidir Asya.

Adı gibi kendisi de Arif, adı gibi doğal ve yumuşak yaratılışlı Nihat, soyadı gibi asil ve Asya’dır..!