ahmetyasarzengin61 @ gmail.com

AK Parti’yi Bekleyen Tehlikeler:

Değerli okuyucularım merhaba,

Gündemimizi meşgul eden önemli üç konu vardır:

1.Terör: Terör, ülkemizin güvenliğini  tehdit ediyor.

2.Özerklik: Özerkliği, PKK terör örgütü ve HDP istediği için ülkemizin bütünlüğünü tehdit eder.

3.Ekonomi: Ekonominin düzensizliği, terör ve özerklik gibi ülke bütünlüğünü tehdit etmez ama küresel güçlere bağımlı hale getirir.

Ekonomiden devam edelim.

Ekonomi, vatandaşın mutfağını ilgilendiriyor. Mutfak da sandığı belirler. Bu demektir ki ekonomi önemlidir.

Ekonomideki düzensizlik, küresel güçler ile iletişimimizi olumsuz bir şekilde etkiler. Aynı zamanda ekonomideki düzensizlik bölgemizde oyun kurucu özelliğimizi de zayıflatır...

Ekonominin düzensiz bir şekil alması biraz da dünya ekonomisinin iyi veya kötü olmasına bağlıdır.  2000 yılından bugüne kadar ekonominin iyi günleri de oldu, kötü günleri de oldu...

Ekonominin gidişatına baktığımız zaman dünyadaki ekonominin durumu, ülkemizdeki ekonomi ile doğru orantılı bir şekilde gittiğini görüyoruz. Yani dünyada ekonomi çok iyi de bizde çok kötü diyemiyoruz. Ekonomi dünyada iyi olduğu zaman bizde de iyi oluyor.

Ekonomi düzelir. Bir zamanlar Libya’nın ekonomisi çok iyi idi, ama halkını koruyamadı…

AK Parti ve ekonomi

Ekonomideki sıkıntıyı kim çözecek?

İktidar çözecek yani AK Parti çözecek. İktidar dış politikadaki başarıya güvenip ekonomideki sıkıntıyı görmezden gelirse vatandaş dış politikadaki başarıya bakmaz, mutfağın durumuna bakar…

AK Parti, ekonomi ile ilgili sıkıntıları gidermediği zaman 2023 seçimlerinde yeniden iktidar olamayacağını çok iyi bilir…

AK Parti’yi bekleyen tehlikeler:

1.AK Parti’nin rakibi ekonomidir.

2.Cumhur İttifakı, başörtüsünü anayasa bazında güvence altına almak için AK Parti’nin HDP ile görüşmesinde özerklik ve PKK terör örgütünün militanlarını devletin yönetimine taşıma konularında taviz verme denemesi tehlikedir. AK parti, söz konusu denemeyi yaparsa Millet İttifakının düştüğü hataya düşer…

Cumhur İttifakı böyle bir denemeyi yapmayacağını biliyorum ama hatırlatmakta fayda vardır…

Taviz verme denemelerinden bugüne kadar olumlu sonuç alamadık

Birinci deneme: İttihat Terakki Cemiyeti döneminde oldu. İttihat Terakki Cemiyeti başbakan olabilmesi veya başbakanlıkta kalabilmesi için Balkanlardaki azınlıklara özerklik sözü verdi. Özerlik sözü, hem devletin hem de İttihat Terakki Cemiyetinin sonunu getirdi.

İkinci deneme: Çözüm süreci idi. Çözüm süreci denemeden ziyade Devletin projesi idi. Bu projenin içinde PKK militanlarını devletin yönetimine taşımak ve özerklik gibi bir amaç olmadığı halde çok eleştirdik. Bu süreçte AK Parti risk aldı ve oy kaybetti…

Üçüncü deneme: Millet İttifakının, tavizkâr davranması,

Millet İttifakı;

1.PKK terör örgütü ve siyasi uzantısı HDP’yi meşrulaştırmak istemesi,                                     

2.Özerkliğe taviz vermesi,                                 

3.HDP’nin, PKK’ya mesafe koymadan devletin yönetimine taşıma gayreti,

4.YPG-PYD terör örgütü değildir,

Yukarıdaki dört söylem, Millet İttifakını hedefe götürmez… Çünkü bundan önceki tavizkâr iki denemeden olumlu sonuç alamadık…

İktidar ve muhalefetin HDP ile görüşmesi:

1.Özerklik, PKK terör örgütü militanlarını HDP vasıtasıyla devletin yönetimine taşıma konularında taviz vermeden bütün partiler, HDP ile görüşebilir.

YPG ve PYD örğütleri konusunda ileri sürülen tez:

1.“YPG, terör örgütü değildir.”  Veya “YPG bize mi saldıracak”   

2.ABD ve Batı, YPG ve PYD terör örgütü değildir,dedi... 

Pençe Kılıç Hava Harekâtı, ABD ve Batı'nın tezini çürüttü...

1.Mersin ve İstanbul’daki saldırının failleri, talimatı YPG-PYD’nin verdiğini emniyet ortaya çıkardı…

2.Pençe Kılıç Hava Harekâtı,  YPG ve PYD’nin terör örgütü olduğunun net kanıtıdır.

Netleşmesi gereken konular:

1. Hani, YPG ve PYD terör örgütü değildi…

2. Hani, YPG Türkiye’ye saldırmazdı…

Selam ve saygılarımla