baskentpostasi @ gmail.com

BUNLARI (yazdık) DEDİK, ŞUNLAR OLDU!!

(Yazar Sitemi) - (Yazar Ne İçin Yazar) (Yazar Öngörüsü)

Biz yazarlar ne için yazarız, öncelikle söz uçar yazı kalır diyerek sözlerimizin uçmaması için yazarız, sonra ne için yazarız, duygu ve düşüncemizi karşımızdakine, siz okurlara aktarmak için yazarız… Hiçbir şey bulamazsak zevkine yazarız ve en güzel yazlar zevkine yazılan edebiyat yazıları işte bu nedenle olur… Konu bizim neden yazdığımız degil, yazdıklarımızın ilgili kişilerce dikkate alınmamasıdır, birkaç örnekle yazdıklarımız dikkate alınmadığında neler oldu görelim…

İlk önce, siyaseti degerleri kullanarak yapan siyasetçileri uyardık, degerler yaşanır degerlerle siyasal söylem olmaz,  degerler söylem ve eylemlerimizin içinde gizli öznedir dedik.. Din de dahil olmak üzere vatandaşların duygularına hitap eden her şeyi söyleyerek vatandaşlardan oy aldılar ve almaya devam ediyorlar… Siyasetçiler şair degil ki duygulara hitap etsin, onlar gerçeklerle akla hitap etmeliler dedik.. Sonuç ne oldu siyasilerine güvenmeyen bir toplum olduk… Herkesin kendi liderine güveninden bahsetmiyorum genel olarak siyasilere güvenden bahsediyorum Sonra dedik ki!!!

Türkiye ucuz dövize dayalı ithalatla kendi üretim gücünü yok ediyor, yarın bir döviz krizi anında sorunlar yaşarız.. Bize güldüler paramız varki alıyoruz dediler, biz dedik ki o para üretimden mi, tasarruftan mı, yoksa başkalarından alınan borclara mı dayalı dedik? Düşündüremedik, başkalarından hem borç, hemde ithal mal almaya devam ettik… Bu borç paralar böyle sac-vurganca harcanmamalı her yere duple yol degil üretim alt yapısı ve üretim tesisi, fabrikalar kurmalıyız dedik, biz tesisleri bile kapattık, gözümün önünde atıl bir şekil de Tosya Tostaş yem fabrikası duruyor.. Bu arada yem fiyatları ne oldu, üretmezsen işte bu fiyatlar olur dedik…  Şimdi diyorum ki seçim ekonomisi bitince gizlenen zararlar ortaya çıkacak, asıl ekonomik sorunlarla baş başa kalacağız… 2-3 yıldır, salgınında etkisiyle dünya genelinde ekonomiler bozuldu, sıcak paralar ülkelerine dönmeye başladı, onlarda bozulma 1 ise, bizde 8 oldu, nedeni, her şeyi, olaganüstü durumlar için ayrılan akceler de dahil seçimi kazanmak için harcamıştık, gelirimiz dikkate alındığında aşırı borçlanmıştık, yine aynısı yapıyoruz, bu efer faiz daha fazla, iktidarda kalmak önemlidir ama vatan ve vatandaş daha önemlidir…  Hatta bir yazımda şu örnegi verdiğimi hatırlıyorum, neden bu örnegi verdim? Birileri diyor ki şu ülkeye göre bizim borçluluk oranımız hayli düşük, olabilir o ülkenin dış açıkları/zararları kronik mi, sürekli mi, dış ticaretinde ihracatı ithalatını karşılama oranı nedir? O ülkenin para birimi rezerv paramıdır, parayı basıp kendi parasıyla başka ülkelerden mal ve hizmet alabiliyor mu? Bir çok faktör var, tasarruf oranlarından alıncaya kadar üretim gücüne kadar, Almanya’nın borçluluk oranı %110 olsa ne yazar, onlar üretiyorlar dışarıdan ülkelerine ihracatla para getiriyorlar… Kısacası borçlarını gelirleriyle öderler, biz ne ile ödeyecegiz borcu daha yüksek faizle… Sonra devam ettik yazmaya, demeye…

Ülkemizin bir bölümün de sorunlar yaşanıyor, hepimiz biliyoruz bunu emperyalist bir devlet destekliyor, bunlarla mücadele teröristlere karşı silahlı operasyon, vatandaşlara özgürlük demokrasi gerekiyor dedik, kısmen başarıldı… Sonra komşu ülkelerin topraklarında emperyalistlerin bir devlet kurma planı var dedik, diyoruz… Irak’a saldırırken biz yanlış yapıyoruz dedik bunu yazamadık, o zamanlar yazmayı düşünmüyordum, her nereye baksak uygulanan politikalar vatanımızın ve vatandaşımızın aleyhine, üstelik de şu hükümet bu hükümet de degil genel olarak durum böyle olduğunu gördük, yazmaya karar verdik… Bu yaşanılanların bazıları, ekonomik, asgeri güçümüzle alakalı bir durum olsa gerek, ekonomimiz zayıfsa, istemediğin ekonomik sözleşmelere imza atarsın, askeri gücün zayıfsa diplomatlarının elide zayıf olur…   Irak da bir otonom bölge oluştu, merkezi idareden ayrı, bunu göre göre, Suriye’nin istikrarının bozulmasına taki 2016 ya kadar tepki göstermedik hatta orada emperyalist amaçlara hizmet bile ettik… Biz bunu da defalarca yazdık, Suriye den çıkacak sorunlara defalarca dikkat çektik, göç sorunu bizim başımızı ağrıtan ve daha da ağrıtaçak bir sorun dedik, bu kadar insanı ülkemize almayalım sosyal ve güvenlik sorunlarına nende olur dedik… Suriyenin kuzeyinde bir devletcik kuruluyor, bunu ne Suriye yönetimi istiyor nede biz, Suriyede iki sorunlu bölge kaldı biri İblib, Digeri devlet denemesi yapılan yer K. Suriye… O zaman biz ne yapmalıyız, Orada Suriye’nin toprak bütünlüğünü isteyen gruplar kimler ise… Ali Veli Selami hiç degil önemli.. Onlarla işbirligi yaparak Kuzey Irak da oluşan bölgeye benzeyen bölgeyi Esatla mı görüşerek, Rusya Putin ile mi görüşerek, İran lamı görüşerek acilen orada bulunan silahlı grupları öncelikle anlaşmayla, sonra güçle devlet olma amacından vazgeçirmeliyiz,. Yoksa daha da çok sorun yaşarız… Bu söylediklerimizden bir coğundan aleyhimize sonuç aldık, dikkate alınaydı başka sonuçlar alabilirdik… Son olarak..

Biz para kazanmak için yazmıyoruz, bilgi ve akla dayalı olarak iyi gördüğümüz düşünceleri toplumumuza ve ülkemizi yönetenlere sunmak için 10 yılı geçkindir yazıyoruz.. İnşallah ülkemiz için bir katkımız olmuştur, yazarlarını, aydınlarını, alimlerini, entelektüellerini dinlemeyen toplumlar ve yönetimler, oluşacak zararları ön görerek degil yaşayarak , zarar görerek önlem alırlar.. Yazar, çizer, akademisyen, entelektüeller samimiyse,onlar toplumun gelecegini düşünceleriyle aydınlatır.. Aksi durumda işte yaşananlar ortadadır.. Daha iyi yaşam için, daha iyi düşünce üretenlerin dikkate alınması dilegiyle, Selam ve Sevilerimle…

Hüseyin Benek – baskentPstası.com – 21.11.2022