ramercbey @ gmail.com

«Âcil Servis»ler (Emergency Service), hastanelerin ve diğer sağlık kuruluşlarının âcil (çok çabuk, vakit kaybetmeksizin) tıbbî müdahale ve yardım gerektiren (kaza, yüksek hayatî riskli) hastalara tedavi hizmeti vermek amacıyla kurulan sağlık birimleridir.

Hastahanelerin (doğrusu şifahanelerin olmalı) mutlaka bir âcil servis girişi bulunmalıdır. Vardır da. Ambulanslarla getirilen âcil vakalar buradan giriş yapar sonra ācil servis hekimlerinin kararına göre ilgili uzmanlık alanına yönlendirilirler.

Günümüzde âcil servisler, hastanın şikayetine ve sağlık durumunun âciliyetine göre kendi içinde; muacciliyetine göre katagorik (yeşil, kırmızı gibi) triyaj birimlere de ayrılarak hizmet verebiliyorlar.

Triyaj (triage) önemli bir meseledir. Hele günümüzde pandemi nedeniyle bu işin ehemmiyeti tavan yapmıştır. Pekâlâ nedir triyaj?

Triyaj en kısa tanımıyla hastaları âciliyet durumlarına göre sıralamak, şikayet özelliklerine göre ayırmak demek. Yàni hastaların, yaralıların tedavi ve tahliye amaçlarıyla değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasıdır.

Bu işlem; hastaların hayatî risk ciddîyetine, hayatta kalabilme ihtimallerine ve çok sayıdaki hastaya en fazla yararı dokunacak tıbbî tedaviyi sağlamak amacıyla verilen öncelik, âcil gruplandırılma.

Binaen’aleyh «Âcil Servis»ler asla ve kat’a lüzumsuz yere meşgul edilmemeleri gereken şifahane (hastahane) birimleridir.

Bugün benim işim görülsün derseniz, yarın aynı şey sizin de başınıza geldiğinde pişman olursunuz ama fayda etmez. Ve asla “bir benimle mi düzelecek?” demeyiniz. Hiçbir işte bu doğru değildir. Damlaya damlaya göl olur, tek tek seninle ve benimle milyonluk yığınlar oluşur.

Ayrıca ilâhi adaleti de unutmayın. Size başımdan geçen elemli bir hadiseyi anlatayım. Aradan onbeş yıl kadar geçti. Oğullarımdan biri çok fena öksürmeye başlamıştı. Yakınımızdaki bir özel hastaneye götürdüm. Göğüs hastalıkları branşındaki bayan hekimin kapısı önünde hayli sıra vardı.

Oğlumun durumu âcil diyerek sıkıştırdım, bizi araya aldılar.

İşte bu yanlış hareketim az daha oğlumun hayatına mal olacaktı. Zira hekime hanım oğlumu alel acele muáyene etmiş ve maalesef ciddî durumdaki (akciğinde 1,5 litre su toplanmış) zatürresini teşhis edememiş, bizi biriki öksürük ilacıyla falan eve göndermişti.

Tabi herhangi bir şifa belirtisi olmadı ve bir hafta içinde hastalık kritik eşiğe ulaştı. O sıralarda mevcut olan GATA Göğüs Hastalıkları Hastanesi’ne âcil götürdüm evlâdımı. Bir yandan ağlıyordum. Hemen tedaviye aldılar.

Akciğerinden enjeksiyon ile birbuçuk litre su alındı ve Allah’a şükür ki on günlük hastane yatışı ve sonrasında bir yıl kadar günde on küsur antibiyotik ilaçla tedavisi sonuçlandı. Bugün gayet sıhhatli olarak yaşıyor. Yaptığımdan hálâ tövbe ediyorum...

Pandemi nedeniyle hálâ hastanelerin «Âcil Servis»lerinde hakkıyla bir düzenleme yapılabilmiş değil. Korona nedenli müracaatları bir ön ünitede ayırabilecek elemanlar olmalı ve tüm hastalar aynı kapıdan girmemelidir Ambulansla (hekim kontrolünde) getirilen hastaların bile aynı kapıdan içeri alınması hayatî bir risk değil mi?

Allah hepimizi en kısa zamanda bu belâdan kurtarsın. Lütfen, Allah aşkına hekimlerimizin zaten hayli zor olan işlerini daha da zorlaştırmayalım. Gerçekten de şifa bulmak istiyorsak yegan yegan hepimiz elimizi taşın altına koyalım.

DANGALAKLARA: İki veya üç doz aşı olmuşsun. Fakat ben hiç olmadım. Senin bana (maskesiz dolaşarak) virüsü aktarmaya çalışmandan Allah’a şikayetçiyim. Umarım başına kötü şeyler gelir. Hakkımı helâl etmiyorum. (Not Cahilliğinden yapanlara bedduâ etmiyorum). 23.09.2021