m.tazeoglu @ gmail.com

Siyasi Atmosferin ciddi yoğunluk yaşadığı bu günlerde, Türkiye'de siyaset kurumunun ve siyasilerimizin birbiriyle etkileşimine değişik bir açıdan şöyle bir göz atalım... Şimdilerde aynı tabana hitabeden siyasiler de, farklı siyasi anlayışa sahip olanlar da şu meşhur siyasi taktiği uyguluyor... Bu taktik; her daim "deveden büyük fil var" anlayışı ve manevrasıdır.
Tüm siyasi partilerimizde ve bunların tüm teşkilatlarında, bazılarına göre örgütlerinde; seçmen üzerinde genel, baskın ve kronik bir yaklaşım hakimdir. Tıpkı Tilki ve Horoz diyaloğunda olduğu gibi...

Tilki ağacın üzerinde tünemiş horoza ve kümesteki tavuk ve civcivleri yemeyi kafaya koymuştur. Horoza kibarca seslenir:
- Horoz kardeş! Senin sesin güzeldir şimdi, o yanık sesinle bir ezan okusan, ağaçtan da aşağı insen... Hem cemaatle namaz kılmak da çok sevaptır, kümesteki diğer tavuk ve civcivleri de çağırsan, o güzel sesinle bize imam olup bir de namaz kıldırsan ne iyi olur şimdi!...
Horoz tilkinin niyetini anlamıştır, kıvrak bir zekayla cevap verir:
- Tilki Ağabey! Elbette ezan da okurum, aşağı inerim, size imam da olurum, lakin bilirsiniz ki; cemaat ne kadar kalabalık olursa o kadar sevaptır... Sen aşağıdan görmezsin, bizim köyün meşhur avcıları ile avcı köpekleri de bu tarafa doğru geliyorlar. Az daha beklersen birlikte cemaatle kılarız namazımızı...
Tilki horozu yiyemeyeceğini anlamıştır anlamasına da, karizmayı da çizdirmemesi gerekir. Hızlı adımlarla uzaklaşırken horoza seslenir:
- Hay Allah, öyle mii? Aman horoz kardeş! Hiç kusura kalma, inan ki benim abdestim çok sıkıştı şimdi; hemen gitmem lazım!... Bana müsade! Haydi Hoşçakal!...
Şimdi etrafınıza bu nazarla baktığınızda; bu hikayeye benzer çok hikaye görürsünüz. Kim kimi yemek istiyorsa ona sağından yanaşıyor, yalandan iltifat ediyor, paye veriyor ama gerçekte hiç de öyle olmuyor. Yüzüne karşı “Sen bu iş için, bu makam için Allah’ın bir lütfusun!” diyenler, ardından olmadık iftiraları atabiliyor... Hadi diyelim siyasetin doğasında vardır bu kaygan zeminler, peki bürokraside, iş hayatında, aile içinde neden bu yollara tevessül edilir anlamak mümkün değil.
Aslında siyasetin çirkin ve başka bir yönünü anlatan bu hikayecikten yola çıkarak; Ülkemiz için daha samimi ve daha centilmen bir siyasi atmosferi temenni etmek istedim.
Birbirini yemek isteyen değil, 5T formülüyle; birbirini yücelten, TEÂVÜN (Yardımlaşma), TEÂNUK (Kucaklaşma), TECÂVÜP (Birbirine cevap verme), TESÂNÜT (Dayanışma) ve TENASÜP (Uyum içinde olma) düsturlarını kuşanarak SİYASET YAPAN siyasetçilerimizin daha çok olması için dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimizden...
Kalın Sağlıcakla...