baskentpostasi @ gmail.com

Başkent Postası’nda 29 Mayıs 2022 tarihinde “2023 Genel Seçimleri ve ABD’nin Türkiye Üzerindeki Üç Ayrı Karanlık/Sinsi Planı!..” başlıklı yazımda “ABD, Türkiye’deki AK Parti iktidarını ve şu andaki Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ı muhalefet partilerine destek vererek deviremeyeceğine inanırsa uygulayacağı A, B, C başlıklı karanlık ve sinsi planlarını gerçekleştirecek!” diyerek sözkonusu üç plandan bahsetmiştim.

A Planı: Türkiye’nin sınırlarının güvenliği için PKK/PYD terör örgütüne Suriye’de yapacağı Sınır Ötesi HAREKATI sırasında ABD, terör örgütlerine bugüne kadar vermediği en büyük silah, para ve lojistik destekle Türk Güvenlik Güçleri’ne vereceği büyük zayiatın (ki cepheden gelebilecek yüzlerce şehidimiz) ülke içinde büyük bir kaosa, karışıklığa ve siyasi krize sebep olacağını hesap ederek şu andaki iktidarı devirmeye hedeflemekte…

B Planı: 18 Haziran 2023 tarihine kadar Türkiye’deki siyasi ve ekonomik krizlerle birlikte HDP üzerinden Demirtaş, Kavala ve içerde tutuklu bulunan 40’ın üzerindeki terör örgütü destekçisi sözde gazetecilere demokrasi, özgürlük, insan hakları vs. gibi nutuklarla halkı sokağa dökmek ve iç çatışma çıkartmak!

C Planı: Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’a SUİKAST! Çünkü, Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan ortadan kaldırıldığında AK Parti’nin dağılacağı ve iktidardan olacağı inancı var!

Bu yazıyı yazdığım günün üzerinden fazla zaman geçmedi (birbuçuk ay sonra) yani 16.06.2022 tarihinde A Haber televizyonunda Banu El’in sunduğu ‘Arka Plan’ programda terör örgütü PKK’nın sözde temsilcisi terörist Tekin Yoldaş’ın başka bir televizyonda yapmış olduğu konuşma videosu yayınlandı. Sözde PKK sözcüsü Tekin Yoldaş’ın korkunç itirafı ‘önümüzdeki günlerde neler olacağı konusunda benim tahminlerimi’ teyit ediyordu.

Sözde PKK Sözcüsü Tekin Yoldaş “Gezi’nin öznesi de öncüsü de bizdik. Gezi'de yarım kalan işi bizler de tamamlamak istiyoruz. Nasıl onlar 15 Temmuz'da yarım kalan işi tamamlarız diyorlarsa bizler de Gezi'de yarım kalan işimizi tamamlayacağız. Çünkü Gezi Direnişi olduğu zaman HBDH gibi bir örgütlenmemiz yoktu. Artık var. Gezi'de ki hatalarımızdan ders çıkartacağız. Bu faşist rejime karşı daha güçlü örgütleneceğiz. Daha güçlü hesap soracağız. Bunların koşulları mevcuttur. Bunlar da bütün olanaklarını kullansalar da, bütün İstanbul sokaklarına kamera taksalar da, bütün herkesi kontrolden geçirseler de HBDH milislerinin eylemlerini engelleyemeyecekler. Bu eylemler artacak ve bu eylemler aslında faşizmin en güvende hissettiği alanlarda, en güçlü olduğunu düşündüğü alanlarda, metropollerde hedef alacak."

Şimdi de Gezi Olayları hakkında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in düşüncelerini bir hatırlayalım.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: "Gezi direnişi, demokrasi tarihimizde özgürlüğü haykıran gençlerin sesidir; dayanışmaya, barışa, kardeşliğe ve demokrasiye adanmış milletimizin hareketidir… Gezi’de yitirdiklerimize sözümüz var: Bu güzel ülkemize gerçek anlamda demokrasiyi getireceğiz! Gezi 9 Yaşında"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener: “27 Mayıs 2013 tarihinde, İstanbul’da ağaçların sökülmesiyle başlayan olaylardan bugüne, 9 yıl geçti. Bu yönüyle Gezi direnişi, Türk Gençliği için, yalnızca bir protesto değildir. Aynı zamanda, millî şuurun da, ayağa kalkmasıdır. Atalarından aldıkları yetkiyle, derde düşen milletin, gözünü açma mücadelesidir. Kafa yapısı, özgürlüğe, milli birliğe, hukuk devletine, gönlü de, vatan sevgisine yabancı olan Sayın Erdoğan’ın, Gezi direnişine, iyi gözle bakmasına imkan yoktur. Bu sebeple, ‘Gezi’ kelimesinden hep korkmuştur. Bu sebeple, rayından çıkartmak için, elinden geleni yapmış ve başarmıştır. Bu sebeple, bugün bile, âdeta yemin etmiş gibi, şahsi bir intikam kovalamaktadır."

Şimdi her iki siyasi partinin de (CHP ve İYİ Parti) Gezi’nin finansörü Osman Kavala’ya ve şu anda cezaevinde yatmakta olan Selahattin Demirtaş'a sahip çıkmasını bir düşünün!.. Ve sözde PKK sözcüsü terörist Tekin Yoldaş’ın “Gezi’nin öznesi de öncüsü de bizdik. Gezi'de yarım kalan işi bizler de tamamlamak istiyoruz.” sözleriyle karşılaştırın! Sonra da böylesi korkunç bir gerçeğin ne anlatmak istediğini ve böylesi aleni/açık bir birlikteliğin/ittifakın izahının nasıl yapılabileceğini siz söyleyin…

Peki, ABD Başkanı Joe Bıden’ın, başkan seçilmeden önce Türkiye’deki muhalefeti destekleyen sözlerinden nasıl bir ‘gerçek’ ortaya çıkar dersiniz!  ABD Başkanı Joe Bıden, ABD Başkanı seçilmeden önce demişti:  “Bence hemen Erdoğan’a çok farklı bir yaklaşım uygulamayız. Muhalif liderleri desteklediğimizi açıkça göstermemiz lazım… Başkan seçilirsem Erdoğan'ı darbeyle değil seçimle devireceğim, muhalefete destek vereceğim. Parlamento'ya katkı sunmak isteyen Kürt toplumunu entegre etmek için...”

Bütün bu parçaları/kareleri biraraya getirerek derinlemesine düşündüğümüz zaman Türkiye üzerinde oynanmakta olan oyunun büyüklüğünü ve perde arkasını çok rahatlıkla görebileceğimize inanıyorum.