paradoks.okur.yazar @ gmail.com

İĞNE ÇUVALDIZ YANYANA

İnsanlar birbirlerinin açığını, kusurunu veya kusur diye nitelendirdiklerini bulmakta ne kadar usta. Öyle değil mi?
Bir kere nitelendirilen bu durumlar açık veya kusur mu ona bakmak lazım.
Diğer yandan da “Kusur görene aittir.” ve “Kusur görürseniz örtün.” gibi sözler var ki lügatımızda tadından yenmez.
Evet, kusur görenler bir dönüp kendine de bakmaz zaten.
Elinde iğnesi olanın yanında bir de çuvaldız taşıması lazım ki “İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.” deriz. Önce kendi kusurlarına bakmalı insan, sonra başkasını suçlamalı, sokmak için can attığı iğnesi ile.
Bir kişi kendisiyle yüzleşemediği zaman da kızılcık kıyameti gibi etrafında kusur arar. Kendisini dört dörtlük sanar zira.
Herkes önce kendi kusurlarını bilse ya da görebilse ve onları gidermeye çalışsa zaten sorun da kalmaz, başkalarının kusuruyla uğraşacak zaman da kalmaz.
İnsanlarda eksiklik bulmaya çalışırken çok bonkörüz; biraz da kendimizi dev aynasında görmemizden kaynaklanır bu durum.
Belki de kusur aradığımızdan kat be kat fazla kusurluyuzdur da farkında değilizdir.
Bir başkasını kötülemek bizim değerimizi yüceltmez; öncelikle bunu anlamak gerekli. Öyle değil mi?
İnsanların eksikliklerini tamamlayarak ilerlediğimiz zaman artar aslında bizim de seviyemiz.
Kusursuz da hatasız da kimse yok; bunu bilirsek kabullenmek de o kadar kolay olur. Zira şarkılara bile konu olmuştur bu durum.
Bu konu biraz da kişilikle ilgilidir ki insanların eksiklerini bas bas bağırırken daha çok sevilmeyeceksiniz çevrenizde. Bunun da farkına varmak gerekir.
İnsanlar doğrusuyla yanlışıyla bir bütündür. Önemli olan bunların farkında olmak ve doğru insan olmaktır. Bu düşünceme katılmayan yoktur herhalde.
Değerlerinizi ve diğerlerini ayırma yöntemi de olabilir kusur arayan insanları bir kenara bırakabiliriz.
Her ne olursa olsun iğne çuvaldız yan yana taşınsın. Kusur bulduğunuzda kendinizi de unutmayın. Çuvaldızı kendinize batırma cesaretiniz yoksa o iğneyi sakince bir yere bırakın.