tekinozcan @ baskentpostasi.com

Herhalde ameliyat olmaktan korkmayanımız yoktur. Ameliyatın adı, yeri, büyüklüğü ne olursa olsun, vücudumuza birşey batırılacak olması, cildimizin ya da organlarımızın cerrah da olsa birisi tarafından açılacak olması bizi hep tedirgin etmiştir. Hatta o cerrah yakın arkadaşımız bile olsa sonuç değişmez.

Çocuk ya da erişkin yaşta da olsak tepkimizin şekli değişir ama ameliyat masasına yatmak hiçbir zaman kolay olmaz. Genelde korkarız ama belli etmemeye çalışırız. Korkudan ellerimiz titrer, çevremizdekilere soğuktan üşüdüğümüzü söyleriz. Çocukken böyle bir derdimiz yoktur. Allah ne verdiyse bağırarak ortalığı ayağa kaldırabiliriz. Ama korku yine aynı korkudur. Peki, korkumuzun sebepleri nelerdir?

Narkozdan sonra ya uyanamazsam! Bir daha yakınlarımla görüşemeyecekmiyim? Annemi, babamı, kızımı, oğlumu, eşimi bir daha göremeyecekmiyim? Çocukluk arkadaşlarım. Onları da mı? Ama evin balkonunu camla kapatacaktım. Hatta ısıtıcı alıp çay içerken kışın dışarıyı izleyecektim. Yapamayacakmıyım şimdi? Ya uyanamazsam!

Doktoruma güveniyorum. Çok cana yakın, iyi bir insan. Ayşe'nin annesini de ameliyat yapmış. Çok memnunlar. Zaten o tavsiye etti kendisini. Ama bir saat öncesine kadar doktorumu tanımıyordum. Tanımadığım birisine kendimi nasıl teslim edeyim? Üstelik hiçbirşey hatırlamayacağım. Uyuyacağım. Aslında güvendim doktoruma. Bana neredeyse tüm ameliyatı yapıyormuş gibi anlattı. Ameliyattan sonra ağrılarım ya çok olursa. Ağrı kesici yapmazlarsa ya da hemşireler yoğun olursa ve ilaçlarımı geç verirlerse!

Bu örnekler daha da çoğaltılabilir. Hepsinde haklısınız. Ama bunlar bahane ile iç içe geçmiş tedirginlikler. Her hastalığınız için çok önceden tanıdığınız bir doktor arkadaşınız olmayabilir. Ya da o arkadaşınız sizin sorununuz için doğru doktor olmayabilir. Ameliyattan sonra ilaç saatleriniz belirlidir. Şikayetlerinizde bir değişiklik olursa doktorunuz mutlaka bilgilendirilir ve önerileri uygulanır. Ama merak etmeyin. Doktorunuzun aklı ameliyattan sonra da sizde olacaktır. Mutlaka hastaneyi arayarak durumunuz ile ilgili sürekli bilgi alıyor olacaktır. Hatta kendisi gelip sizi bizzat görecektir.

Benim size tavsiyem tüm tedirginliklerinizi, korkularınızı tanımlayın. Tarif edin ve doktorunuzla tek tek paylaşın. Bu soruları ameliyat kararı almadan önce kendisine sorun. Cevaplarını alın ve hepsini tekrar değerlendirin.

Peki, bazı korkularımızı tanımlayamıyor olabilirmiyiz? Örneğin sizin için, sağlığınız için herşeyi yapabilecek olan insanlardan, yakınlarınızdan ayrılıp hastaneye yatarak hiç tanımadığınız insanlara teslim olmak sizi korkutuyor olabilir mi? Bundan korkuyor olabilir miyiz? Örneğin, annemiz bize bir ilaç verirken onun gözlerinden "keşke ben hasta olsaydım" duygusunu alırız. Ama hastanede ilaç saati geldiğinde hemşiremiz gelir, ilacını verir ve diğer hastasının yanına gider. Bu durum bize yanlızlık hissi veriyor olabilir mi?

Vücut bütünlüğümüzün bozulacak olmasına ne dersiniz. Korkuyor olabilirmiyiz bu durumdan? Alanında uzman bir cerrah bile olsa sonuçta karnımızı, kafatasımızı, barsaklarımızı, akciğerimizi, beynimizi açacak. Organlarımıza dokunacak, gerekirse tamamını ya da bir kısmını alacak. Bu bize korkunç geliyor olabilir mi? Tüm bunlara bir de suçluluk duygusu da eklenirse korkularımız daha karmaşık bir hal alabiliyor. Örneğin sigara içen birisinin akciğer kanseri olması gibi. Alkollü araç kullanıp kaza yapmak gibi. Tedbirleri ihmal etmek, kuralları çiğnenebilir yazılar olarak görmek gibi.

Ameliyattan sonra bazı fonksiyonlarımızı kaybetme korkusu yaşıyor olabilir miyiz? Örneğin beyin ya da omurilik ameliyatlarından sonra felç kalma korkusu. Günlük işlerini yapmak için başkasına bağlı kalma korkusu. Barsak ameliyatlarından sonra barsaklarımızın kısalması ve ne yiyeceğimizi karar verme yetkisinin elimizde alınması gibi. Evet bunlar gelişebilir. Belki de en anlamlı olan korkular bunlardır. Ama doktorunuz size ameliyattan sonra gelişebilecek olan tüm sorunları detaylı bir şekilde anlatacaktır. Tatmin olmadığınız kısım olursa tekrar sorun. Dünyanın birçok bölgesinden ülkemize sağlık turizmi yapıldığı bir gerçek. Hekimlerimizin uluslararası standartlara sahip, iyi ve donanımlı olduğu yadsınamaz. Hastanelerimizin çoğunda yüksek teknoloji ürünü donanımlar var. Bunları da farkındalıklarımızın içine dahil edelim.

Bu ay ki yazımda ameliyat korkumuzun sebepleriyle yüzleşmek ve sizleri de yüzleştirmek istedim. Sonuçta her ameliyat insanda hem ruhsal hem de bedensel bir travma oluşturur. Bedensel travma için dokotorların dışında çok kimsenin yapabileceği birşey yok. Ama farkında olursak ruhsal travma ile başa çıkabiliriz ve o sıkıntılı günlerimizi daha rahat atlatabiliriz.

 

Sağlıkla kalın.