baskentpostasi @ gmail.com

KAPALI ALANLARDA SAYGI ve KONUŞMA ADABI

Sevgili dostlar bu haftaki yazımızda sizlere hepimizin şahit olduğu ama kimi zaman kızarak sessiz kaldığı, bazen de haykırarak bu ne ya diye tepki göstermek istediğimiz yine de tepkisiz kaldığımız kapalı alanlarda nasıl konuşulacağını bilmeyen kişiliklerden ve büyüklerine saygı göstermeyen z kuşağından bahsedeceğim.

Şehir içi seyahatlerimi bazen arabamla değil toplu taşıma araçlarını kullanarak seyahat eden birisiyim. Bunun nedeni de toplu taşıma araçlarında günün nabzını tutmaya çalışırım. Tanımadığım insanlarla sohbet eder, vatandaşların dertlerini dinlemeye çalışır, hayatın ritmik akışından konuşur, bazen de yeni şeyler öğrenirim. Bu da beni çok memnun eder. Hepimizin bildiği gibi toplu taşıma araçlarında insanlarımız genelde sohbet etmeyi pek sevmezler, genelde orta kesim insanlarımız sohbet ederler. Genç kesim dediğimiz Z kuşağı diye adlandırılan gençlerimiz genelde ellerinde telefon seyahatleri bitene kadar ellerinden o telefonları asla bırakmazlar. Kafaları telefonun ekranında dakikalarca telefonun ekranından kafalarını kaldırmazlar. Çok defa rastlamışımdır, telefona bakmaktan ineceği yeri kaçıran Z kuşağı gençlerimizi! Bir de yaşlı gördüğü zaman camlardan dışarı bakan Z kuşağı gençlerimiz var. Sanki kendileri hiç yaşlanmayacak öyle genç kalacaklar, yaşlılara, büyüklerine yer vermezler. Burada ‘’Tabiî ki’’ aile terbiyesi çok önemli, ağaç yaşken eğrilir demiş atalarımız ama hala yaşken eğrilmeyen çok gençlerimiz hala var!

Rahmetli annemin İstanbul’da bir toplu taşıma aracında başından geçen bir olayı anlatmadan geçemeyeceğim. Rahmetli babam kanser tedavisi görüyor, o tarihlerde şua tedavisi Samsun’da yok. İstanbul’da dayımlar oturduğu için rahmetli babamın tedavisi için İstanbul tercih edilmişti. Rahmetli annem sabahın ayazında rahmetli babamla toplu taşıma aracına biniyorlar, şua tedavisi görecekleri hastaneye gidiyorlar ve tekrar geri geliyorlardı. Bu seyahatleri esnasında sabah toplu taşıma aracında öğrenciler çok oluyor, yer yok. Rahmetli annem daha genç ayakta durabiliyor, ama babam şua tedavisinden dolayı yıpranmış ve çok yorgun mutlaka oturması gerekiyor, bir tane genç kalkıp da yer vermiyor, hatta rahmetli annem yer istemesine rağmen. Rahmetli annem de ‘’siz de bir gün öyle olacaksınız’’ diyor ne yapsın kadıncağız.
Şimdi maalesef toplu taşıma aracına bir yaşlı bindiği zaman hala camlara kafasını çeviren veya telefonu ile oynayan çok gençlerimiz var. Şimdi ben de rahmetli annemin söylediği gibi, ‘’siz de bir gün öyle olacaksınız’’ diyorum.

Asıl konudan biraz uzaklaştım, ama bu konu da çok önemliydi yazmasam olmazdı diye düşünüyorum.

Toplu taşıma araçlarında bir de sevgili dostlar cep telefonu ile konuşmayı beceremeyen insanlarımız var. Hiçbir bireyin başka bireyi rahatsız etmeye hakkı yoktur. Hem kanunen suç hem de kul hakkına girmektir.
Bir gün toplu taşıma aracı ile seyahat ediyorum, ayakta kırk beş yaşlarında bir erkek yolcunun telefonu çalıyor. Konuşma başlıyor iş yerindeki bilgisayar bozulmuş arkadaşı arıyorlar, arkadaş da toplu taşıma aracında değil sanki ofisinden konuşuyor. Konuşmayı tüm ince ayrıntısına kadar öğrendik. Bu arada bilgisayar tamir kültürümüz de arttı.
Yine aynı seyahat bir ablamızın telefonu çalıyor ablamız da bilgisayarcı arkadaş gibi maşallah performansı çok iyi evde yapılan yemeklerden, kocasından, çocuklarından baya bilgiler öğrendik. Biz tamam dedik konuşma nihayet bitecek. Nerde ablam daha daha ne haber diyerek makarayı başa almaz mı. Neyse ki ben ineceğim durağa gelerek kurtuldum. Ben inerken ablam hala makaraya tel sarmaya devam ediyordu.
Yine başka bir gün bir ağabeyimizin telefonu çalıyor karşıya alo yerine şöyle diyor, ‘’Haaa’’ benim ağızım açık şaşkınım. Oy yerim ben seni ağabeyim.
Adap kurallarına uyan kardeşlerimiz de var haklarını yemeyelim. Yanımda bir bayan oturuyor, telefonla konuşuyor inanır mısınız yanımda oturmasına rağmen, konuşmalarının bir kelimesini bile duymadım.
Bir başka gün bir ağabeyimiz yine döktürüyor performans maşallah kime kızmışsa telefonda karşısındakine saydırıyor yolcular, biz herkes tetikteyiz, amca düşüp bayılacak diye, amcamın suratı kıpkırmızı aha dedim amca yolcu gidiyor. Neyseki durakta birileri indi amca da mavi koltuklara oturunca biraz rahatladı ve tabi ki bizler de rahatladık.

Sevgili dostlar o kadar çok konu var ki yazılacak, başka yazımda yine maceralara devam ederiz. Hele bir de maske macerası var ki sonraki yazımda anlatacağım…

Hepiniz Allah’a emanet olunuz…

Miraç MORÇÖL Samsun Mega Haber İmtiyaz Sahibi