baskentpostasi @ gmail.com

PKK/YPG’nin İstanbul İstiklal Caddesi’ndeki bombalı saldırı sonrası Türkiye’nin, Irak ve Suriye’nin kuzeyine yapmış olduğu Pençe-Kılıç Hava Harekatı'nın sadece bir başlangıç olduğunu belirten Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan "En uygun zamanda karadan da teröristlerin tepesine bineceğiz" sözleri Türkiye’de ve dünyada bir hayli yankı yaptı.

Türkiye’nin Irak ve Suriye’nin kuzeyine yapmış olduğu hava harekatının yankıları hala devam ediyor. Hatırlarsanız TTB Başkanı Prof.Dr. Şebnem Korur Fincancı ‘kimyasal silah’ yalanıyla TSK’ya iftira atmıştı. Fincancı’nın bu yalan ve iftirası üzerine Türkiye’de ve dünyadaki terör yandaşları harekete geçmişti. Terör yandaşları şimdi de “Kimyasal Gaz” yalanı ile yeni bir provokasyon başlattılar. Oysaki bu tür iddiaların, suçlamaların ve provokasyonların merkezi aynıydı! Türkiye’yi suçlayan merkezde de doktorlar/hekimler var! Çünkü kaynak aynı!..

ABD merkezli Nükleer Savaşın Önlenmesi  için Uluslararası Doktorlar (International Physicians for the Prevention of Nuclear War- IPPNW) kuruluşu, Irak’ın kuzeyine yapmış olduğu operasyonlarda kimyasal silah kullandığı iddialarıyla ilgili Türkiye’yi suçlayan bir rapor hazırladı. Bu rapora dayanarak da PKK uzantısı Fırat Haber Ajansı’na Kimyasal Silahlar Konvansiyonu (CWC) Başkanı Paul F. Wulker "IPPNW’nun bulguları Türkiye’nin cevap vermesini gerektirecek kadar güçlü" diyerek tehditkar bir açıklama yaptı. Yani, Türkiye’nin uluslararası mahkemede yargılanacağı tehdidinde bulundu.

İsviçre ve Almanya’dan özel biri ekip 20-27 Eylül 2022 tarihleri arasında Irak’ın kuzeyinde bir inceleme yapmışlar! Bu incelemeler sonucunda sözde bazı bulgu ve kanıtlar elde etmişler! 12 Ekim 2022’de yayınlanan bu raporda güya Türkiye kimyasal silahlar sözleşmesini ihlal eden bulgular/ kanıtlar varmış! Ve bunun üzerine IPPNW bulguları/kanıtları incelemiş ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü ((Organisation for the Prohibition of Chemical Weapons-OPCW) ve Birleşmiş Milletler'e (BM) Türkiye’nin yargılanması için çağrıda bulunmuş!

Nükleer Savaşın Önlenmesi için Uluslararası Hekimler kuruluşu (IPPNW) Türkiye’nin kimyasal kullandığına yönelik hazırlamış olduğu raporda “Türkiye’nin Kimyasal Silahlar Sözleşmesini ihlal ettiğine dair dolaylı kanıtlar bulundu” ifadeleri yer alması ister-istemez bize ABD-Irak Savaşı öncesi Irak’ın işgaline sebep olan Kimyasal Silah olayını hatırlattı!

ABD’nin Irak’ı işgal sebebi "Kimyasal Silah" iddiasıydı. Irak’a gelen uluslararası denetçiler yapmış oldukları araştırmalarda Irak’ta herhangi bir kimyasal silah bulunmadığına dair rapor hazırlayıp dünyaya duyurmuşlardı. Yani, Irak boşu-boşuna işgal edilmiş oluyordu. Saddam’ın idam edilmesi de boşunaydı. Fakat emperyalist güçlerin amacı Kimyasal Silah değildi. Kimyasal Silah sadece bahaneydi. Asıl amaç Irak’ın işgaliydi.

Saddam Hüseyin ile ilgili Irak’ta biyolojik ve kimyasal silahlar iddialarını araştırandan birisi BM kuruluşu UNMOVIC’in eski Biyolojik Silah eski denetçisi  Dr. Jan Van Aken'di.  IPPNW İsviçre Başkanı Dr.Josef Savary Türkiye hakkında “Kimyasal Silahlar Sözleşmesini İhlal Ediyor mu” raporunu hazırlayanlar aynı kişilerdi. 

Rapordaki iddialara bir bakar mısınız: Türk Ordusu’nun Irak’ın kuzeyinde terk ettiği yerlerde klasik bir savaş ajanı olan klor üretmek için kullanılabilecek hidroklorik asit ve çamaşır suyu içeren kaplar, gaz maskeleri konteynırları, Türk askerinin etkisiz hale getirdiği PKK’nın kullandığı mağara yakınlarında el yapımı gaz pompalama cihazı, göz yaşartıcı gaz vs. şeyler bulunmuş. Bir çiftçi aile Türk askeri tarafından kimyasal saldırıya uğramış da tam delillerini bulamamışlar falan vs. Bu konuda herhangi bir kanıt bulamamışlar da… Ama Türk ordusu PKK’ya karşı operasyonlarında göz yaşartıcı gaz kullanmakta sabıkalıymış… Bu yüzden Türkiye kimyasal silahlar sözleşmesini ihlal ediyormuş!..

Geçmişte yazılan ve sahneye konulan bu senaryonun benzerini şimdi de Türkiye’de uygulamak istiyorlar. IPPNW ve benzeri kuruluşlar Türkiye’yi kimyasal silah kullanmakla suçlayarak sözde uluslararası divanda yargılayacaklar! Hazırlamış oldukları asılsız, yalan ve iftira dolu 6 sayfalık rapor ile ile güya Türkiye’yi suçlayacaklar. Amaçları, Türkiye’yi dünya kamuoyun suçlu göstererek uluslararası mahkemelerde yargılatmak… Yine de kozlarını iyi oynuyorlar… Çamur at izi kalsın… Bu tür yalan, iftira ve suçlamaların derinliğinde yatan gerçek Türkiye üzerinde uluslararası bir algı oluşturup suçlu göstermek. Asıl amaçları ise Türkiye’yi ULUSLARARASI MÜDAHELE için hazır bir zemin haline getirmek!.. Sonrasında Irak’ta olduğu gibi Türkiye’yi işgal etmek…

İyi de Türkiye’yi Irak ile karıştırıyorlar! Bir kere Türkiye Irak değil! Türkiye, Irak’a hiç benzemez! Aynı zamanda Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan da Saddam değil! Irak’ın başına gelen Türkiye’nin başına gelemez! Şayet amacınız buysa  bekleyin SONUCUNU yaşayarak göreceksiniz!..