baskentpostasi @ gmail.com

KRİZDEN BUĞRANA, BUĞRANDAN ÇIKIŞA!

Sorunlar bazı işaretler verir, örneğin kişisel olarak benim ekonomimin, bozulacağını nasıl anlarım? Her ay maaşımdan fazla harcama yaparım, yani bütçem sürekli ay bazında acık verir, aylar yılları kovalar, ben artık borç almak zorunda olan biri olurum… Sonra zaten yetiremediğim maaşımla birde borç almak ve bu borcu faiziyle birlikte ödemek zorunda kalırım.. Artık gelirim, harcamalarım, borçlarım, borç faizler derken.. Artık ben deyim kriz siz deyin buğrana acık hale gelmiş bir ekonomim olmuştur.. Bu duruma gelirken, bu sonucu öngörememem benim ekonomimi bozmuş beni bu noktaya getirmiştir… Ülke ekonomisine gelince…

2001 krizinden sonra, kendini milletin kurtarıcısı olarak sunan hükümetimiz iş başına gelmiş, 20 yıldır da iş başında bulunmaktadır. Şimdi ilk dönemlerde bütçe disiplini varken, dünyada para bolluğu varken biz bu paraları üretime dönüştürmek yerine ithal ürünlerle yerli üretimimizi de baltaladık…  Dış acık, bütçe açığı gibi göstergeleri dikkate almadık, 2013 den sonra göstergeler bozulmaya başladı, bunu sadece uzmanlar gördü… Sonra 2016 da vatandaşlarda hissetmeye başladı, bu durum devam ederken seçimler oldu, bu seçimlerde kıtlık, salgın, savaş, gibi durumlar için ayrılan olaganüstü akçeler harcandı, geçici bir bolluk yaratıldı.. Yine tüketmeye devam ettik, sonra doları düşük tutmak için rezervler harcandı, ardından ekonomimizde asıl sorun kovid salgını ile ortaya cıktı… Kovid salgınında para basılarak, üretim için harcanacak üretilmiş kaynaklar  araba ve ev kredisi verildi… Bu iki sektörde fiyatlar 3-4 kat daha arttı… Geldiğimiz nokrada dünyada para bolluğu bitmiş, herkes kendini korumaya almış, bizim gibi tüketimi, üretimini, gelirini aşarak borçlanmış toplumlar daha da zor durumda kalmıştır… Dünyada borç verenler isteksiz hale gelmiş daha garantili yatırımları tercih eder olmuşlardır… Sonuç risk primi yüksek bir ülke borç bulmakta zorlanır hale gelmiştir…

Şimdi ne olacaktır, enflasyondan korkan vatandaşlar hızlı bir tüketime girmiş, bu tüketimle bazı sektörlerde aşırı fiyat artışları yaşanmıştır, şimdi son cırpınışlarda diyebilecegimiz bu talepten sonra ekonomik durgunluğa girileceği öngörüleri yapılmaya başlanmıştır…  

“Stagflasyon: Bir ekonomide enflasyon olgusu yaşanırken ekonomi büyümüyorsa o ekonomide stagflasyon (enflasyon içinde durgunluk) hali var demektir.” Bu uzmanları dinlemek ve önlemek almak gerekir, ne gibi önlemler alınabilir derseniz, benim önerim ekonomi yöneticilerimize şu olabilir…

1* Enerji arz ve talep dengesi bozulmaması için ciddi önlemler alınmalıdır… Bunlar ne olabilir, iş makinelerine, nakliye kamyonlarına, tarım yapan traktörlere, yük taşıyan gemilere verilen yakıtlardan bırakın vergi almayı, alınan verginin bir katı daha süspanse (indirimli girdi temini) daha çok enflasyona, resesyona (küçülmeye) girmemesi için acilen yapılmalıdır..

2* Ayrıca ekmek fırınlarına, temel gıda üreten iş yerlerine elektrik temini konusunda yardımcı olunmalı, faturalar makul hale getirilmelidir…

3* Hangi başka hangi alanda hangi girdiler vardır, bunların hangileri en sık kullanılan girdi ise, örneğin saman, yem ve gübre gibi ürünlerin üretimi, nakliyesi serbest piyasa koşullarına bırakılamaz… Bırakılırsa üretici fiyatları artar, bunlar ise tüketici fiyatlarını artırarak enflasyonun tarihi rekorlar kırmasına neden olur..

4* Yöresel ürünlerin kent sözleşmeli tarımcılığı ile yerel yönetimler aracılığıyla desteklenerek, kentlerde kurulacak köylü/çitçi pazarlarında üreticiden direk tüketiciye ulaşması sağlanarak başka yerlerden kentlere nakliye ve aracı maliyetleriyle ürün fiyatlarının artmasının önüne geçilebilir…

Bunlar gibi kısa vadeli önlemlerin yanı sıra uzun vadeli önlemlerde alınabilir, bunlar ise yem, gübre üretimi ve bunları hammaddeleri de üretilmelidir ki uzun vadede ucuzluk sağlanabilsin… Önlem alınmazsa daha birçok alanda sorun yaşanacaktır… Yaşanmaması dileğiyle, selam ve sevgilerimle…

Hüseyin Benek – baskentPostası.com – 22.6.22

Kaynak: https://www.mahfiegilmez.com/p/ekonomi-sozlugu.htmls