m.tazeoglu @ gmail.com

Üniversite öğrencilik yıllarımızda anlatılırdı, biz de anlatırdık...
Şehirlerarası otobüste seyahat ederken öğrenci şoföre "Kaptan müsait bir yerde dursanız da namazımızı kılsak..." deyince, Kaptan: "Kardeşim duramayız, SONRA KAZA EDERSİN NAMAZINI!" diye karşılık verir...
İdealist dindar gencin tepkisi de çok manidar olur:
- "KAPTAN, YA BEN KAZA EDEMEDEN SEN KAZA EDERSEN NE YAPACAĞIZ?"
Gencin bu sözü üzerine Kaptanın beti benzi atar, eli ayağı titrer ve bir petrol istasyonunda durarak namaz molası verir...
Şimdi bu durum, aklımıza bugünkü yetkililerimizin ve devlet bürokrasisinin gençlerimizi kıskacına almış olduğu uyuşturucu, ahlaksızlık ve şiddet ile mücadele etme(me)sini getirdi…
Eğer zamanında önlem alınmazsa; DEPREM, SEL, ORMAN YANGINLARI vb gibi mücadelenin de sonradan bir KAZASI YOKTUR!
Siyasette ve bürokrasi içinde olanlar çok daha iyi bilirler; üst düzey bir “Hazret” için yapılan bir programda On dakikalık bir gecikme olsa, makam ve mevkisi için bir ihtiyacı Üç gün gecikse, o hazret kaymakamsa ilçesinde, vali ise ilinde, bakan ise tüm memlekette kıyameti kopartır. Allah yardım etsin maiyetinde çalışanlara… Ama gözümüz önünde yok olan aile mefhumumuz, bir bir kaybolan manevi değerlerimiz karşısında kimsenin bir telaşı yok gibi. Hele biraz daha gelişelim; yol, köprü, havaalanları vs yapalım da sonra bakarız gençliğe, aile değerlerine der gibi, hiç bir kurum ve kuruluşta bir telaş yok. Kimse de demiyor ki, gençlik yozlaştıktan sonra, aile mefhumu yok olduktan sonra yapılacak hiç bir işlemin manası kalmıyor. Yani kazası olmuyor bazı yapılmayan işlerin…
Son günlerde yaşadığımız orman yangınları, sel felaketleri hatta deprem vb gibi doğal afetlerin de önceden alınacak tedbirlerin yerini sonradan yapılacak hiç bir icraat tutmayacaktır. Yani sonradan kazası yoktur… Yaraları sarmak, yeni evler yapmak, yeni fidanlar dikmek mümkündür elbet; ama hiç bir zaman eskiyi geri getiremeyecektir.
MAHKEMENİN KADIYA MÜLK OLMADIĞI GİBİ; makamlar da mevkiler de mühürler de kimseye mülk değildir. Mühim olan mühür elde iken görevi layıkıyla yapmaktır. Yani bunun da sonradan kazası yoktur. Hiç kimse mevki, makam ve mühür elden gidince yapamadıklarının kazasını yapamaz, telafisi mümkün değildir vesselam…
Kalın sağlıcakla…