ragipmermii @ gmail.com

Ormanların yaşatılması için emek verenler bu güne kadar 117 şehit vermişler. Yanlış duymadınız 117 şehit. İsimsiz kahraman arıyorsanız çok uzaklara gitmenizin bir anlamı yok. Onlar size hava olmak için, can olmak için yaşatmak için gerekirse canlarından oluyorlar.

Ne yazık ki kendi aralarında kaybettikleri canlara ‘şehit’ diyorlar. Bunun yasal bir zemini henüz yok. Olması gerekiyor mu? Tabi ki… Devletin ormanlarda şehit olan kişilere tıpkı askerlerde, emniyet güçlerinde olduğu gibi itibar kazandırması zaruri bir durum.

 2020 yılı Dünya ve Türkiye için her bakımdan zorlukların yaşandığı bir yıl oldu. Salgın hastalıkları en son 1920 yılında yaşayan bu ülke, aradan geçen yıllardan sonra yine bir salgın belası ile karşı karşıya bırakıldı.

 Dikkat ederseniz bırakıldı diyorum,

 Çünkü virüsü yayanlarla panzehrini gönderenler aynı.

 Salgınların göbeğinde üç kuruş daha fazla kazanmak adına ölen canların bu güne kadar değeri olmadığı gibi toplumun yaşlı kesiminden kurtulmak da ayrıca farklı bir stratejileri oldu. Çünkü Avrupa’da huzur evlerinin artık taleplere cevap vermediği, yaşlı nüfusun sadece masraf olarak görüldüğü değersiz bir bakış açısı hakim.

 Konumuz virüs değil,

 Ormanlar.

  Pandemi ile birlikte ormanlara kaçısın, doğa ile iç içe olmanın değer kazandığı bu günlerde ormanların burçlarındaki asıl kahramanları konuşmamız gerekiyor.

 Bugün dünya sıralamasına göre ormancılığın büyüme oranı ülkemiz açısından çok değerli bir başarı elde etti. 47. Sırada olan Türkiye, büyüyen gelişen ormanlar sıralamasında 26. Sıraya yükseldi.

 Yükseldi de nasıl?

 Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan işçilerin verdiği emekler ortada. Eğer ki bir başarıdan söz edilecekse bu başarının baş aktörleri aslında orman çalışanları.

 

Hükümet 1 Milyon taşerona kadro verdiğinde bu arkadaşları ne yazık ki unuttu. Ya da üç yöneticiye bir işçinin düştüğü garip bir sisteme geçiş yapıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu arkadaşlarının durumunu en etkin şekilde dinleseydi, ya da bu arkadaşların sözcülüğünü yapan yetkili konfederasyonlar bu durumu kendilerine arz etseydi, bugün ortada böyle bir sorun kalmayacaktı.

 Ne yazık ki mevsimlik işçi olarak görev yapan 8600 işçi, kış mevsiminde kendi işlerini yapmak yerine limon satıyor, pazarcılık yapıyor, inşaatlarda amelelik yapıyor, petrollerde pompacı oluyor.

 Ekmek kaygısı, yapacaklar illaki. Ama bu ayıp sanırım hepimizin ortak ayıbı.

  Desen ki iş yok, desen ki bu mevsimlerde bu arkadaşlara gerek yok! Peki, kış mevsiminde yanan ormanları kim söndürecek, ya da sadece orman çalışanlarının görevi ateşi söndürmek mi? Bu soruyu sormamız gerekiyor.

Ormanların Damgalamasından, bakımından, onarımından, üretiminden sorumlu olan bu kişiler için 12 ay iş, 12 Ay aş olması gerekiyor. Kimse kimseden hibe istemiyor. Kimse kimseden ham etmediği bir şeyi dilenmiyor. Eğer ki ortada bir iş varsa bu işin hakkını vermek gerekiyor.

 

Bugünlerde sosyal medyada, haberlerde, gazetelerde fazlasıyla seslerini duyurmaya çalışan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kadar iletilen bu sıkıntıların çözümü bana göre çok yakın. Çünkü baba şefkatine sahip olan bir liderin evlatlarının derdi için dertlendiğini çok iyi biliyoruz.

 

Belki diğer mevsimlik işçilerin varlığı bu arkadaşların durumuyla karıştırıldı. Belki bu arkadaşlara bir  hak verilirse diğerlerine de verilmeli gibi bir cevap ortaya atılmış olabilir. Tarımda mevsimlik işçi sadece iki ay görev yapar, buna da hizmet alımı denir. Çay’da, şekerpancarında durum yine üç aşağı beş yukarı aynıdır. Fakat Ormanlarda durum çok çok farklıdır. Ormanlar bu memleketin sermayesidir. Bu memleketin nimetidir. Yazın sıcağında yanan ormanları söndürmenin yanında üretimi, bakımını üstlenmek sadece ve sadece       9 ay 29 gün değildir. Yılın tamamıdır. Ne  yazık ki son bir not düşmemiz gerekiyor. Aralık ayı Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen milli fidan dikim ayıdır. Ne yazık ki Aralık ayında işçilere siz şimdi gidin, gelecek sene görüşürüz denilerek çıkışlar verilmiş. Kaç ay için sadece ve sadece 2 ay için. Bu çok büyük bir hata, çok büyük bir eksikliktir.

 

Bundan sonra Cumhurbaşkanımız bu konudan artık haberdar. Evlatlarının mağdur edilmemesi için düğmeye basacağına inancım sonsuz. 2021 yılının mevsimlik orman çalışanlarının günü olacağını, 2023 yılında ise bu sese cevap veren Cumhur ittifakının yılı olacağından kimsenin şüphesi olmasın.

 

Kalın sağlıcakla…