m.tazeoglu @ gmail.com

Siyaset… Başı sonu belli olmayan bir kavram… Sözlük anlamı; yönetmek ve egemen olmak demek. Yani siyaset; devletlerin idare edilmesinde yürütülen faaliyetlerin tamamıdır. İşin en ilginç yanı da, partilerin/siyasetçilerin yaptığı siyasetin hiç biri bilimsel bir temele dayanmadığı gibi, hiç biri de bir diğerinin siyasi anlayışını doğru bulmaz.
Neyse konu zaten sıkıcı, daha da sıkıcı hale getirmeden ülke siyasetine ve yaklaşan seçimler çerçevesinde partilerimizin/siyasilerimizin gidişatına, durum ve tutumlarına bir bakalım. Hatta ülke siyasetine dair anlatmak istediğim konuyu akla yakınlaştırmak için hayalimde bir skeç canlandırıverdim. Şöyle ki;
İri-yarı, güçlü-kuvvetli bir adam, zayıf ve çelimsiz bir adamcağızı evire çevire dövüyor, adeta meydan dayağı atıyor... Hiç de sıkleti ve dengi olmadığı halde acımasızca dövüyor zavallıyı... Hatta arada bir yorulup kenara fırlatıp dövmekten vazgeçiyor ama, zayıf çelimsiz adam, yalvarırcasına bir şeyler mırıldanıyor ve bizim pehlivanı iyice hiddetlendiriyor. Zayıf, çelimsiz zavallı adam, bizim pehlivana bir şeyler söyledikçe dayak faslı bir daha başlıyor...
Sizce bu zayıf adam ne diyor da bizim pehlivanı bu kadar kızdırıyor ve dayak üstüne dayak yiyor?  Sizce bu pehlivan neden bu kadar hiddetleniyor?

Mesela cevabı şöyle olabilir mi? Bizim zayıf çelimsiz adam dayak yedikçe; "YA BEN SANA NE YAPTIM Kİ ABİİİ?" diyormuş mesela. Bunu duyan pehlivan da; "ULAN SEN KİMSİN? BANA NE YAPABİLİRSİN Kİİİ..!" diyerek hiddetleniyor ve tekrar tekrar dövüyormuş zavallı adamı...
Şimdi gelin bu hikayeciği mevcut siyasilerimiz ve halkımız nezdinde yorumlayalım: Sizce bu zayıf çelimsiz adam muhalefet partileri olsa ve iri yari cüsseli pehlivan da iktidar partisi olsa; yirmi yıl boyunca iktidar partisi karşısında doğru dürüst bir politika üretememiş bir muhalefet durmadan iktidardan dayak yiyor olsa ve bu muhalefet iktidara “Ben sana ne yaptım ki? diye ağlasa tekrar tekrar dayak yer mi yemez mi? Ya da sizce, zayıf ve çelimsiz adam Muhalefet Partileri olsa, iri yarı pehlivan da halkın kendisi olsa; ve bu halk, hiç bir derdine çözüm üretemeyen muhalefet partilerini bu pehlivan gibi evire çevire dövse… Muhalefetimiz de, durmadan bu Halka; ben size ne yaptım ki? Neyi yalan söyledim ki? Ne dedim de yapmadım ki? vb mazeretlerle söylem geliştirse, arka arkaya bu dayakları yer mi yemez mi?
Kabul ediyorum; zorlama bir benzetme oldu ama, bu altılı masa da, diğer ufak tefek muhalefet partileri de iktidar hükümet karşısında bu zayıf çelimsiz adam gibi durmadan dayak yiyor. Durmadan dayak yiyor çünkü, hala özgün projeler geliştirmek yerine “Ben sana ne yaptım ki?” kabilinden davranışla iktidarın “Ya sen kimsin ki, bana bu cılız halinle ne yapabilirsin ki!” Tepkisiyle karşılaşıyor.

Netice-i kelam bu vaziyet böyle devam ettikçe; muhalefet muhalefetliğine ve dayak yemeye, iktidar da iktidarlığına ve de dayak atmaya devam edecek gibi gözüküyor… Peki böyle olmalı mı? Onu da en iyi halk bilir, sandık belirler vesselam…