yokbosunayazma @ gmail.com

Yunanistan’ın işi kolay. Türkiye onların artıklarıyla dolu baksanıza.

Meğer dokuz Eylül’de İzmir’de denize Yunan değil Osmanlı dökülmüş. Ya da hazretin babasıgil Osmanlıya karşı bir istiklâl harbi vermiş ve nihayet 9 Eylül günü de İzmir’den denize dökerek işi bitirmişler.

Meğer dokuz Eylül’de denize dökülen Osmanlı (!) Atina isimli bir payitahta sahip ve Avrupa Medeniyeti’nin temelinde de Osmanlı İslâm kültürü varmış...

E haliyle buralara çıkıyor iş, Tunç Soyer isimli adamı ciddîye alırsanız.

Osmanlı düşmanlığı bu CHP takımında böylesine bir kin ve buğzun adı. Osmanlı’ya karşı bu kadar düşmanlığın sebebi ise Osmanlı’nın bir İslâm devleti olması tàbîî.

VI. Mehmed, Sultan Mehmed Vahîdeddin ya da Sultan Vahdettin, son Osmanlı Padişahı ve 115. İslâm halifesidir. Saltanatı döneminde, Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi'ni imzalayarak I. Dünya Savaşı'ndan yenik ayrıldı.

İstanbul'un İşgali ve İngilizlerin baskısı üzerine Meclis-i Mebûsan kapatıldı. Anadolu'da teşkilâtlanan Millî Kuvvetler Büyük Taaruz ile işgali sonlandırdı. Ve İstiklâl Harbi zaferimizle neticelendi. Binaen’aleyh yalnız İzmir değil bütün Türkiye işgalden kurtulmuş oldu.

Bay Yunansever Tunç Soyer ne hikmetse bütün bunları anlatmak yerine sanki Kuvvayı Millîye Yunanistan kuvvetlerini değil de Osmanlı’yı denize dökmüş gibi konuşuyor. Sonra laflarına büyük tepkiler gelince kıvırıyor ama yine de hakikati söyleyemiyor. Kanına dokunuyor zâhir.

“Nutuk’tan aktarıyorum” diyor ama işkembeden aktadrığı besbelli. Nutuk’un hiçbir yerini adam gibi okumadığı áşikâr. İçindeki Erdoğan düşmanlığını Osmanlı’ya teşmil edebilmek için bütün bir tarihi inkâr cihetine gitmekle kalmıyor, konuşmasında bir tek kere olsun Atatürk yahut Mustafa Kemal demiyor. Bu da gösteriyor ki samimiyetten eser yok.

Vahidettin Han için “vatan haini” diyen Mustafa Kemal bile Nutuk’ta Yunanlıları bu milletin askerlerinin yendiğini, Osmanlı paşaları komutasındaki ordumuzun zaferini anlatıyor, ne o askerler ve kumandanlar için ne de padişah için Tunç Soyer gibi zehirli sözler etmiyor. M. Kemal paşanın Vahidettin düşmanlığı yalnızca padişahın şahsında tecelli ediyor yàni.

Mustafa Kemal beş yıl boyunca Sultan Vahidettin Han’ın yaverliğini yaptı. Hattâ öyle ki kızı Rukiye Sabiha Sultan ile evlenmek istedi. Bu evlilik Sabiha Sultan’ın reddi ile gerçekleşmedi. Eğer gerçekleşseydi neler olurdu?

Tarihin akışı bazen öyle basit şeylerle değişiyor ki insàn şaşırmadan edemez. M. Kemal Paşa sultan Vahidettin’in kızı Sabiha Sultan ile evlenmiş olsaydı bugünkü Türkiye Cumhuriyeti yerine topraklarının büyük kısmını korumuş bir Osmanlı devleti olmaz mıydı?

Mustafa Kemal o deha ve azmi ile büyük bir strateji kurar ve düşman devletleri Cennetmekân Sultan II. Abdülhamid Han’ın yaptığı gibi birbirlerine düşürmek suretiyle savuşturur, bilahare ordularımızı modern ve güçlü silahlara sahip kılarak ABD ve Avrupa karşısında güçlü bir Türkiye olarak dimdik dururdu.

Tıpkı bugün CB Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı gibi. Dün Yunanistan ABD için bugünkü PKK konumunda idi. Yunanistan’ı Türkiye’nin (Osmanlının) başına belâ etti ABD. Bugün de aynı şekilde PKK’nın hamiliğini sürdürüyor. Yetmiyor, dünkü yavrusu Yunanistan’a üsler kurarak Türkiye karşıtı hamleler yaptırıyor.

Tunç Soyer ve CHP’liler zerre miskal adam olsalar, samimi olabilseler bu gerçekleri görür ve düşmanlık yerine hayranlıkla Erdoğan’ın ve millî kuvvetlerin yanında yer alırlardı.

Ancak ve yalnızca kendisi hain olan, atasına hain der ve böyle diyenlerden de bir cacık olmaz. Kökleri kurusun demeli, başka ne denir ki? 16.09.2022