baskentpostasi @ gmail.com

SİYASET BÖYLE YAPILIRSA - Siyasetimize Nitelik Gelir!

Siyaset seviyemiz çok uzun zamandır düştü neden derseniz, siyaset ile hakaret karıştı, şu sözler artık kanıksanmaya başladı…. Hain, terörist, yabancıların projesi, zillet, illet, …… Müfteri (İftiracı karıştırıcı), yalan makinesi gibi direk hakaret içeren sözler yerine dün yapıldığı gibi siyaset yapılsa daha iyi olacağı kanaatindeyim.. 3.12.22 Dün ne yapıldı?

İktidarda olan partinin başkanı Şanlı Urfa da açılışlar yaptı, kullandığı dil gayet makuldü, ana muhalefet lideri ikinci yüz yıl vizyon belgesi açıkladı bu açıklamada kadrosunu ilan etti, biz liyakate önem verecegiz dedi ve kadrosunda bulunan, yeni katılan bilim insanlarını, ekonomistleri tanıttı… Demek ki hakaret edilmeden siyaset yapılabiliyormuş…

Bu arada bazı temel hatalarda yapılıyor, bunlar yapılmasa siyasetimiz daha bir nitelik kazanır diye düşünüyoruz… Örnegin bir parti liderimiz Şanlı Urfa da miting yapmak istemiş, buna izin verilmemiş, iktidar partisi lideri mitinge benzer bir açılış yapmış buna izin verilmiş… Gerekçe nedir bilemedim ama pandime döneminde böyle şeyler yapıldı, toplum genel olarak hiç iyi karşılamadı, bunlar izin verilmeyen tarafa güç veriyor biline, uyarısıyla daha iyi siyaset nasıl yapılıra devam edelim mi?

Dünya genelinde seçim zamanlarında mitingler yapılır, bunlar kendi partilileriyle aslında güç gösterisidir, zaten oraya gelecek kişiler, genel olarak o partiye oy verecek olanlardır… Bir iletişim hatası yapıyor partilerimiz, herkes kendi tabanına mesaj veriyor, o zamanda kararsızlardan, tarafsızlardan oy alma işinde zorlanıyorlar… Bu nedenledir ki, vatandaşlarımız arasında en büyük ikinci siyasal grup kararsızlar grubu oldu...  Bunun yerine, seçime doğru millet ve cumhur ittifaklarını temsil eden sözcülerle acık oturumlar düzenlenmiş olsa daha iyi olmaz mı? Mecliste grubu bulunan parti liderleri acık oturuma cıksa, karşılık kendi projelerini anlatsa, planlarını, anlatsalar, daha iyi olmaz mı? Liderleri hep kendi gruplarında, kendi parti mitinglerinde konuşurken görüyoruz, karşılarında farklı düşünen birileri yok, onlar ne derse desin alkışlayan kendi kitleleri/destekçileri var… Böyle olunca da kimsenin tabanı, farklı bir ses duymuyor, kendileri söyleyip, kendileri dinleyip duruyorlar… Kısacası kendi tabanlarında oy kayar korkusuyla karşılıklı tartışmalara girmiyor olsalar gerek, madem kamuoyu önüne çıkıldı iktidara gelmek için aday olundu, kamuoyuna açık tartışmalarada başka liderlerle çıkılması gerekmez mi? Bunu yapamayan liderlerde özgüven eksikliği olacağı düşünülebilir… Her neyse, medyamızın tavrıyla devam edelim mi?

Demirel iktidarda, TRT haber veriyor, 15 saniye başbakan Demirel’i haber yaparlarsa, 10 saniyede ana muhalefet lideri Ecevit’i haber yapıyorlardı… Gazeteler bu kadar taraf olmamış, haber bültenleri, iktidar partisinin açıklamasına hiçbir dönem bu kadar dönüşmemişti… Medyamız iktidardakilere karşı eleştiri yapması gerekirken, adeta muhalefete karşı eleştirel bir siyasal söylem geliştirmektedir… Hele bazı akademisyenler, gazeteciler var ki, akademisyen, gazeteci kimliğini erezyona uğratacak kadar siyasal taraf olmuşlar… Bunlarda siyaset dışı kalarak toplumun genelini bilgilendirecek insanlar olması gerekirken taraf oldukları için sadece kendi taraftarlarınca dinlendiklerine tanık oluyoruz… Din adamları, kamu yöneticisi bürokratlar, öğretmenler, güvenlik güçleri, hakimler ve savcılar, gazetecileri ve akademisyenleri yukarda saydık tekrar edelim.. Bunlar direk siyasetçi gibi davranırlarsa nasıl bir toplumsal sorun, fitne çıkar bilmiyor olamayız!! Bunu düşünmek lazım toplumun geneline hitap edecekler siyasal gruplara siyasetçi gibi hitap etmemelidir.. Son olarak…

Vali, Kaymakam özellikle siyaseten bagımsız duracak kadar siyasilerle aralarına mesafe koymalılar, siyasal kimliklerine rağmen Belediye başkanları seçildikten sonra şehir halkından toplanan vergilerle, şehir halkının geneline hizmet edecegini kesinlikle unutmamalılar ki!!

Siyasetimize nitelik gelsin, toplumsal güven oluşsun, demokrasimiz daha iyi işlesin, biz vatandaşlarda iyi olacak olanı seçelim, birini demedik mi, 2-3 yönetim hakkı verdik mi, sonra başka birini yönetime getirelim ki, artık bu 2 dönem seçilme sınırı ile anayasal bir kural haline gelmiştir… Uzun süre iktidarda kalmanın neden olacağı enaniyetten, kibirden uzak durmalı siyasilerimiz.. Daha iyi bir demokrasi, daha iyi bir seçim ve yönetim demektir, daha iyi tercihler ve yönetimler daha iyi bir yaşam demektir… Daha iyi olanın yaşanması dileğiyle, selam ve sevgilerimle…

Hüseyin Benek – baskentPostası.com – 6.12.2022

Kaynak: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6271&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5