baskentpostasi @ gmail.com

SİYASETİN ÜÇ, YÜZÜ!!!

İYİ OLANI SEÇME SORUMLULUĞU!!!

(Liderraksi)

Otoriter sistemlerde siyaset yoktur, ebedi lider ve onun adamları vardır, onlar arasında seçim yoktur lidere kendilerini begendirme yarışı, itaat yarışı vardır… Neden demokrasi yoktur da, aday olma hakkı var gibi görünsede, aday onay hakkıda, seçim hakkıda tek otoritededir, kısacası muhalefet yoktur, muhalefet yoksa demokrasi yoktur… Neyse aksakda olsa bir demokrasimiz var, Allahtan biz vekiller arası tercih degil, liderlerin partileri ve vekilleri arasında bir tercih yapıyoruz… Olurmu öyle şey diyenlere, iyi de bu vekil aday adaylarını parti üyesi veya delegesi vatandaşlar belirlemesi gerekirken parti genel merkezleri ve liderleri belirlerse, partililerin etkisi az, liderin etkisi çok olmaz mı? Olur o zaman ön seçim yoksa, aday adayı nasıl belirleniyor?

Bunlar iddia, kesin bilgi degil, parti üyesi kişiler aday adayı oluyor, bu adaylar arasından seçilecek sıralara parti merkezleri istedikleri kişileri yazıyorlar… Bunlar genelde kim oluyor?

Bir: Parası olup, partiye yüklü bağış da bulunanlar, olmayanlar ne yapacak, siyasetin birinci yüzü işte bu,  parası olmayanlar liyakatli, nitelikli, ahlaklı bile olsa seçilemeyecek, bu nedenle demokrasimiz aksak demokrasi seviyesinde kalıyor… Oysa parti tüm aday adaylarını bir listeye yazar, bu liste ile parti tüm üyeleriyle ön seçim yapar, hatta örgütün sandığı ayrı mahalle sakinleri sandığı ayrı mahallelerde oy kullanmasına izin verir, adayların toplumsal karşılıkları ölçülür, aday listelerini aldıkları oya göre belirler… En çok oy alan, en üste yazılır… Bakın ne kadar basit, ama olmaz, lidere ve genel merkeze itiraz edecek insanlar seçilirse ne olacak, hiçbir şey olmaz yanlışa itiraz etmek hem vatandaşın anayasal hakkıdır, yanlışa hayır demek vekilliğin en önemli görevidir… Bu liderin kim olduğu önemli degildir, onaylamak veya ret etmek milletvekilinin iradesindedir… Öyle oylamalara tanık oluyoruz ki, ister düşünsel, ister pratik uygulama acısından olsun partilerin grup kararına itiraz eden vekil göremezsiniz… Neden? İtiraz etmesi demek bir daha seçimde liste dışı kalması demektir, işte ülkemiz meclisinde kararın iyi, doğru olacağına inanmak degil, liderin bu kararı onaylayın deyip demesine göre çıkıyor oluşu kararların, ülkemizi ekonomik, sosyal olarak sürekli sorunlar yaşar ülke haline gelmemizin nedenlerinden en önemlisi bu olabilir..

Bir örnekle bu bahsi kapatalım bir ihale yasası 21 yılda kaç kere degişir, 3-5, çıkın çıkın, 10-15, cıkalım, çıkalım 100-105 olacak hali yok ya, güldürmeyin beni, ağlanacak halimize 200’e yakın ihale yasası degişmiş ve meclisimizde vekiller buna evet demiş… Bu da yetmemiş birçok ihaleyi afet, olaganüstü durumlar gibi gösterilerek, bir çok ihaleyide ihale yapılmayacak doğrudan mal ve hizmet alımı gibi bölünerek verilmiş ve kamu, hazine zarara uğratılmış, uğratılmaya devam ediyor… Siyasetimizin birinci yüzü de budur diyebiliriz… Yazıyı siyasetin ikinci yüzüyle devam edelim…

Aksak demokrasiden normal demokrasiye ne zaman gecebiliriz? Siyasal partiler hakkında, lider ve partilere karşı, aşırı baglılık ve itaat düşüncelerimizi yenerek, saglıklı düşüncelerimiz olduğunda.. Lider, parti teşkilatı tartışılamazdan her siyasal durum doğrumu yanlış mı diye tartışılıra geçtiğimizde… Bir konuya, düşünceye lider dahi karşı çıksa, doğrumu yanlışmı uzmanları ve akademisyenleri dinlediğimizde ve iyi olduğunu düşündüğümüzde irademizle onaylayabildiğimizde demokrasimiz demokrasi gibi olacaktır… İyi sonuçlar alarak vatanımızın ve vatandaşlarımızın huzuruna, mutluluguna, refahına neden olacak kararı onaylayacak kadar iradeli vatandaşlar ve vekillerle normal demokrasiye geçebiliriz… Normal demokrasilerde liderin dediği degil, iyi olan, normal demokrasilerde liderin istediği yasa degil, demokratik hukuk devletinin anayasalarına, ilkelerine uyan yasalara, vatandaşların hayatını kolaylaştıracak hukuk kurallarının, uygulamalarına özgür iradeleriyle evet denir de, aksine hayır denirse… Demokratik toplum olabiliriz… Siz demokrasi mi, liderraksi mi görüyorsunuz? Siz ne görüyorsunuz bilemem, ben liderraksi görüyorum.. Bu da siyasetin iki yüzü, gelelim üçüncü yüzüne…

Liderler genel olarak parası ve popüler, ünlü olanları aday gösteriyorlar, yapıyorlar, bunların genelinin egosu şişikler, kibirliler oluşturuyor, kamu yararını degil kendi ticari yararını/karlarını gözetiyorlar.. Düşünün bir kişi 4-5 milyon lira aday olmak için para harcadı, bu kişi 70 bin lira maaş almak için neden bu kadar para harcasın ki? 4.500.000 lira harcadığını düşünürsek, 70 bin lira maaş alan bir vekil 5 yıl 60 ay eder, maaşı 4.200.000 tl edecektir ki.. Ticaret ile uğraşan biri böyle bir yatırım yapmaz…  O zaman başka kamu kayaklarından yararlanma çabası içine girecektir ki, bunu söylemeye dilim varmıyor, ülkemiz için hayati kararların alındığı mecliste kamu, vatan, vatandaşın genel çıkarları, hazinenin korunmasının yerine özel çıkarları agır basanların seçilmesi baştan düğmenin yanlış iliklenmesi demektir… Paralı diye seçtiklerimiz, ekonomik eşitsizlikleri yaratacak kararlara imza atarlar. Nitekim ülkemiz en adaletsiz gelir dalgımı olan 5-6 ülkeden biri durumundadır… Beş Altı senedir ücretlilerin milli gelirden aldığı pay 2016’da %32’ ikden 2022’de %23,7’ye gerilemiştir, neredeyse %8-9 kayıp vardır. Ayrıca alım gücündeki kayıplarla birlikte ciddi bir ücretlilerin aleyhine ekonomik durum vardır… Bu durum nasıl düzelir derseniz, parası kar hırsı, kişisel çıkar peşinde olan birilerini degil, kamucu, devletçi, sosyal demokrat ekonomik model uygulayacak birilerinin seçilmesiyle aşılabilir, daha iyi bir ekonomik paylaşım modeline ulaşılabilir diyebilirim.  Dertliyiz yazı uzadıkca uzuyor, şu sorulara cevap arayın önerisiyle bitirelim yazıyı… 

Almanya 1945-1949 – 50 arası ikinci dünya savaşıyla yıkıldı, hatta Batı doğu Almanya olarak şehrin bile ortasına duvar örülerek ayrıldı. Ciddi yaptırımlara maruz kaldı tazminatlar ödedi, bu rağmen bugün, bu kadar zenginler, biz neden onlara göre bu kadar fakiriz!?!? G. Kore ve K.Kore aralarında dünyanın etkin devletlerinin destegiyle birbirleriyle savaştılar adeta yıkıma uğradılar, şimdi K.Kore zar zor geçinebilirken, G. Kore neden bizden ve K. Kore den daha zengin ve vatandaşlarının refah seviyesi yüksek? İşte siyasetin üçüncü yüzü, ekonomiye, sosyolojiye bizim cüzdanlarımıza, hanemize böyle yansıyor… Doğru dürüst seçim yapamazsak, son 5-6 yılda olduğu gibi daha çok alım gücümüzü kaybeder daha da fakirleşiriz.. Demokrasi anayasa, güçler ayrılığı ve özgür iradeye dayalı seçim demektir.. Demokrasi hukukun üstünlüğü ve denetimi demektir, demokrasi yanlış karar alan yöneticilere tepki gösteren vatandaş ve sivil toplum örgütleri demektir.  Kısacası demokrasi İyi olanın seçilmesi ve iyi bir yaşam demektir, böyle bir demokratik hukuk, siyasi sistem de yaşanması dilegiyle selam ve sevgilerimle…

Hüseyin Benek – baskentPostası.com – 5.4.2023

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2023/ekonomi/emegin-milli-gelirden-aldigi-pay-2022de-gerilemeye-devam-etti-7605536/