m.tazeoglu @ gmail.com

Her yıl ve hemen her ilimizde Belediyeler ve Valilikler nezdinde hummalı bir çalışma olur. Neredeyse “Uzaya mekik fırlatmak” kadar önem atfedilen bu çalışmaya, her boyayı boyayıp bir tek fıstık-ı yeşili sonraya bırakan hemşehri dernekleri de katılarak, senede bir gün düzenledikleri iftar programı etkinliklerine bu çalışma ile, boy boy rical-i devlet ve siyaset fotoğraf albümü eklerler. Bu çalışmanın adı “Tanıtım Günleri”dir. Öyle ki bu tanıtım günleri sayesinde katılımcı şehirlerin vatandaşları tıpkı “Köleye sultanlık bağışlanmış gibi” mutlu ve bahtiyar oluverirler. Aman neyse, şimdi bu ironiyi anlamayanlar olur da; tanıtım günlerini gezip alış veriş yapanlar “Acaba kaç Umre sevabı kazandık diye soruverirler de işin içinden hiç çıkamayız.
Arkadaş!
“Hatay Günleri” “Sivas Günleri” “Trabzon Günleri” “Çemişgezek Günleri” “Newyork’un Köylüğü Günleri” vb etkinlikler birer tanıtım günleri felan değildir! Bildiğiniz ticarettir, bildiğiniz fuar alanları ve bildiğiniz ranttır.
Tanıtım günleri, her ürünün, her yiyeceğin ve her hizmetin on katına satıldığı kazıklanma alanlarıdır! Üç-dört gün için yüzlerce kilometreden, onlarca personel ile gelerek konaklayıp, stand açıp aksini düşünmek akıl kârı değildir.
Tanıtım günleri siyasilerin boy gösterme arenası, belediyelerin kendi aralarında, yaptıkları masraf kadar s.dik yarıştırma pistleridir...
Elbette adı ne olursa olsun; benzer ticari etkinlikler düzenlenebilir. Hatta valilikler, Belediyeler, siyasi partiler ve diğer kuruluşlar buralarda yer alıp, stant açıp halkla buluşabilirler. Ancak milletin parasıyla buralara kaynak aktarmak; devlet kaynaklarını, mîri malını kötüye kullanmaktır. Kelimenin tam anlamıyla tüyü bitmemiş yetim hakkını çar-çur etmektir. Mesuliyeti ve vebali vardır. Toprağın üstünde ayıbı, toprağın altında da hesabı vardır vesselam!
Kimse bu vesile ile memlekete hizmet ediyorum diye, köleye sultanlık bağışlamış gibi kasılmasın. Kimse bu tür organizasyonları ibadet zannedip işi kutsala bağlamasın. Her şey kendi mecrasında yapılmalıdır. Bu bir ticarettir ve ticari kurallar içinde yapılmalıdır. Dernekler vakıflar şaibe altında bırakılmadan profesyonel fuar düzenleyici firmalar tarafından ve devlet kaynakları kullanılmadan yapılmalıdır.
Her sene yetki verilmeyenlerin yetki verilenleri yolsuzluk ve hırsızlıkla suçladığı bu organizasyonlarda; sadece isimler değişse de gerçekler değişmiyor malesef.
Ve yine maalesef, etkinlikte ağırlanmayan gazetecilerin ağırlanan gazetecileri yalakalıkla suçladığı bu tür organizasyonlarda; sadece gazete ve gazetecilerin isimleri değişse de yazılanlar ve dedikodular değişmiyor.
Ticaret ve iletişim kanallarının son derece geliştiği bu zaman ve zeminde, tanıtım günleri adı altında satılan ürün ve hizmetlere her türlü ulaşılabildiği gerçeğinden yola çıkarak, bu etkinliklerden devletin elini çekmesi gerekir vesselam!