baskentpostasi @ gmail.com

Binlerce yıllık tarihimizden süzülüp gelen GERÇEKLER bize (Türk’e ve şu andaki Türkiye’ye) kimlerin dost, kimlerin düşman olduğunu aleni/açık bir şekilde göstermektedir. Bu konuda müneccim ve kahin olmaya hiç gerek yok. Gerçekler balçıkla sıvanamaz. Dün düşman olduklarımız bugün dost olabiliyor. Bugün dost bildiklerimiz yarın düşman olabiliyor. Uluslararası ilişkilerde hissi değil zamanın/günün şartlarına göre dostluklar ve düşmanlıklar değişebiliyor. Örnek mi ABD, bazı AB ülkeleri,  Rusya, İran, İsrail, Ermenistan…  Suud-i Arabistan başta olmak üzere bazı Arap ülkeleri…

Bazı ülkeler vardır ki Türkiye ile çıkarları/menfaatleri örtüştüğü zaman dostluk elini uzatıyorlar. Menfaat ve çıkarları son erdi mi adeta düşman kesiliyorlar. Fakat Türkiye bütün bunların farkında ve nerede ne zaman ne yapacağını çok iyi biliyor. O yüzden uluslararası jeopolitik, stratejik, siyasi, ekonomik, askeri, istihbarı ilişkileri ile DOSTLUK ilişkilerini birbirine karıştırmamak gerekiyor.

ABD sözde Türkiye’nin dost ve müttefiki! ABD’ni ne zaman dost ne zaman düşman olduğu belli olmuyor. Bazı AB ülkeleri dost ve müttefikimiz! Aynen ABD gibi onların da ne zaman dost ne zaman düşman olduğu belli değil.  Ve Ortadoğu’da, Orta Asya’da ve Afrika’da Türkiye’nin dost bildiği ülkeler!.. Bilhassa halkı Müslüman Arap ülkeleri: sözde dost ve müttefik…  Oysaki Müslüman Arap ülkeleri daha düne kadar (tarihte) Osmanlı sınırları içindeydi. Her biri Osmanlı’nın bir eyaleti veya vilayeti gibiydi. Araplar İngilizlerin oyununa gelerek en büyük hatayı yaptılar. Osmanlı’yı sırtından bıçakladılar. Tabi tarihte böyle oldu diye Arap düşmanlığı yapmıyoruz. Tarihi acı bir gerçekten bahsediyoruz. Zaten Osmanlı dağıldıktan sonra birileri (İngilizler) aldı eline cetveli çizdi sınırları. Ve bugünkü Arap ülkeleri!.. İngiliz casusu Lawrens ‘in Osmanlı’nın parçalanmasındaki rolü hiçbir zaman unutulmamalı.

Ya şimdi Türkiye’yi parçalamak için Lawrens gibi ne kadar ajan/casus vardır dersiniz. Osmanlı’yı nasıl parçaladılarsa şimdi de Türkiye’yi parçalamak istiyorlar. Hem de dost/müttefik bildiğimiz ülkeler!.. Gerçi Osmanlı’nın dağılmasına/parçalanmasına İngiliz casusu tek başına Lawrens yetti! Fakat şimdi binlerce Lawrens’in olmasına rağmen Türkiye’yi parçalamaya güçleri yetmiyor! Hem de Türkiye’deki yerli Lawrens’lere rağmen!.. Fakat dost uyur düşman uyumaz: yine de Türkiye ve Türkler çok tedbirli olmalı. Suçu sadece içimizdeki Lawrens’lere, işbirlikçi hainlere yükleyemeyiz! Aynı zamanda gaflet ve dalalet içindeki devlet yöneticilerini de bu konuda uyarmak zorundayız.

Dost ülkeler arasında ilginç bir ülke vardır ki o da Polonya… Avrupa ülkeleri arasında Türkiye Cumhuriyeti Devletini ilk tanıyan ülke Polonya’dır. Türkiye bunu asla unutmamıştır. Hatta unutmamak içinde 23 Temmuz 1923 yılında Polonya ve Türkiye arasında dostluk anlaşması yapılmıştı. Polonya devleti de halkı da Türkiye’yi ve Türkleri sever. Çünkü tarihte yapmış olduğumuz dostluk anlaşmasının önsözünde şerh düşülmüştü: “Lehistan ve Türkiye arasındaki dostluğun tarihin en sert tecrübelerinden geçerek baki kaldığı…”

Öyle bir zaman geliyor ki dost bildiğiniz ülke, çıkarlarına uğruna size sırtınızı dönüyor ve düşmanınız oluyor. Tarihte onlarca örneğini yaşayan Türkiye artık bu konuda çok dikkat ediyor. Türkiye, siyasi, ekonomik ve askeri ilişkileri ile dostluk ilişkilerini birbirine karıştırmıyor. Son 20 yılda Türkiye çok değişti. Artık Türkiye’yi kimse öyle kolay kolay kimse kandıramaz.  Türkiye son 20 yıl içinde aynanın karşısına geçip ‘nerelerde ne hata yaptım ve bundan sonra neler yaparım’ diye kendisini çok sorguladı. Sorgulamaya da devam ediyor. Yine de tedbiri/önlemi elden bırakmamak gerekiyor.

Şunu çok iyi bilmeliyiz ki Türk’ün ve Türkiye’nin dostu yoktur!.. Azerbaycan ve KKTC Türk olduğu için bu kapsam içine alamayız! Fakat daha birçok Türk Devleti var! Azerbaycan ve KKTC’ini onlardan ayırmak gerekiyor. Gerçi diğer Türk Devletleri içinde devası bir proje hazırlandı ve icraata kondu. Türk Devletler Teşkilatı… Her birinin başında bir AKSAKALLI!..

Halkı Müslüman olan ülkeler içinde Pakistan ve Filistin’i çok farklı bir atmosferde değerlendirmeliyiz. Türkiye Filistin’e yeni elini uzatmıyor; yıllardan beri Filistin’e yönelik yapılan İsrail zulmünü ve işgalini protesto ediyor ve Filistin’e elinden gelen her türlü yardımı yapıyor. Filistin Devleti ve halkı da bu gerçeğin bilinci içinde… Aynı şekilde Pakistan ile de derin bir dostluğumuz var. Pakistan bir başka dost…  Azerbaycan gibi can dost…  Komşularımızdan İran ile olan dostluğumuzu diğerleri ile karıştırmamalıyız ve çok farklı bir perspektiften değerlendirmeliyiz.  Kolay değil tam 1000 yıldır (savaşsız) barış içinde komşuluk ilişkimizi sürdürüyoruz.  Aynı şekilde Ukrayna, Macaristan ve Bulgaristan dostluğumuz  tarihi ilişkilerimizden dolayı diğer dost ülkelerden ayırmamız gerekiyor. Yani, Ukrayna(Kırım’da: daha Önce Ukrayna’ya bağlıydı), Bulgaristan’da ve Macaristan’daki Türk azınlıklarını düşündüğümüz zaman bu ülkelerle elbet ki bir yakınlığımız ve ilişkilerimiz olacaktı.

Türkiye son 20 yıl içinde öyle hamleler, öyle atılımlar ve öyle girişimler yaptı ki bütün dünya gıpta ile  izledi. Türkiye’nin son yıllardaki uluslararası diplomatik ve barışçıl başarıları hiç de öyle görmezlikten gelinecek ve kenara atılacak başarılar değil… Çünkü Türkiye’nin başarıları bütün dünyanın lehineydi. Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona ermesi (durdurulması) için göstermiş olduğu diplomasi trafiği ve arabuluculuk yönünde muhataplarına sunduğu çözüm yolları ve etkin adımları hiç de öyle görmezlikten gelinecek şeyler değildi. İsabetli, tutarlı ve çözüme yönelik adımlardı. Ayrıca Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle dünyayı kasıp-kavuran tahıl krizini çözmesi ise imkansızı gerçekleştirmekten başka ne olabilirdi. Böylesi bir Türkiye’yi, ne ABD, ne Rusya, ne AB, ne NATO ne de BM görmezlikten gelemezdi. Zaten öyle de oldu. Her biri Türkiye’ye övgüler yağdırıyor...

Güya Rusya dostumuz! Aynen ABD gibi yarın düşman olmayacağımızın garantisini veremiyiz. Yine de Rusya ile ilişkilerimiz çok iyi. Ne kadar Suriye de ve Libya da iki karşı taraf gibi olsa da Türkiye ve Rusya ikili ilişkilerde akıllı bir politika izliyor. Rusya, Türkiye’yi  kaybetmek istemiyor. ABD ve bazı AB ülkelerini çıldırtan da bu ya… Gerçi Rusya ile ara-sıra gerginlikler yaşıyoruz. Bir ara Türkiye tarafından düşürülen Rusya uçağı vs. gibi… Şimdi benzer bir gerginlik patlak verdi.

Daha geçen gün Rusya’nın dünyaca ünlü (Kremlin’in desteklediği) en büyük Hacker Grubu Killnet’in Türkiye’nin güzide/mille şirketi BAYKAR’ı tehdit etmesine ne diyeceğiz.  BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar BBC’nin Rusça servisine vermiş olduğu mülakat sırasında kendisine yöneltilen "Moskova size büyük paralar teklif ederse onlara da Bayraktar satar mısınız?" sorusu vermiş olduğu "Bizim işimizin temeli hiçbir zaman para ve maddiyat olmadı. Moskova bize ne kadar para teklif ederse etsin onlara satış yapmayız" cevabı üzerine Rusya’nın en büyük Hacker Grubu Killnet’ten “ Üretim yaparsa tesisi vururuz” tehdidi geldi.

Ukrayna’ya satılan Türk SİHA’larının Rus ordusuna ağır kayıplar verdirmesi tek sebep değildi. Asıl sebep Türk firması BAYKAR’ın Ukrayna’da SİHA üretimi amacıyla bir fabrika kuracağına dair haberlerin medyada çıkmasıydı. Rus Hacker Grubu bu yüzden BAYKAR’ı tehdit etmişti. Gerçi eski Rusya Federasyon Konseyi Uluslararası İlişkiler Komitesi üyesi Sergey Tsekov yapmış olduğu bir açıklamada Ukrayna’da SİHA üretimi amaçlı kurulacak bir tesisin/fabrikanın hedef olacağını söylemişti.

Rusya’nın dost mu düşman mı olduğunu Türkiye’nin güney sınırlarımız ötesinde Suriye’ye yapacağı askeri harekat sonucunda ortaya çıkacak. Aynı şekilde İran'nın da... Daha yeni yeni iyileşme yolunda olan İsrail ile ilişkilerimiz ne olacak o zaman belli olacak. 

Dost-Düşman kötü günde belli olur. Türkiye, dünya çapındaki adımları ve girişimlerinden dolayı sırtının sıvazlanmasına, takdir edilmesine, alkışlanmasına kanmasın, aldırış etmesin, gaflet ve dalalete düşmesin. Çünkü (tarihte yüzlerce örneği var) Türk’ün ve Türkiye’nin Türk’ten başka dostu yoktur!

Türkler akıllı, savaşçı ve çılgın bir millettir! Türklerin böyle olduğuna dair tarihte binlerce örneği vardır. Türkleri ve Türk Devletlerini dışardan kimse yok edemez! Tarihte kurulmuş onlarca Türk Devleti kendi içinden yok edilmiştir. Yani, hainler ve işbirlikçiler!.. Hala varlar!.. Bir de artık o eski Türkiye yok! Türkiye bambaşka bir Türkiye oldu. Ayrıca TÜRKİYE SAHİPSİZ DEĞİLDİR!..