TOLGA YALÇIN; “DİKKATLİ BAKTIĞINIZDA EVRENDEKİ HER BÜYÜK DÜZENİN ARKASINDA MÜKEMMEL BİR SAÇMALIK OLDUĞUNU GÖRECEKSİNİZ”

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1995 yılında İstanbul’da doğdum, 13 yaşındayken ailece Ayvalık’a taşındık. Hayatımın en önemli dönüm noktasıdır belki de bu. Doğayla iç içe, kalabalıklardan uzakta dünyayı objektif bir gözle izlemeyi öğrendim, büyük resme daha kolay bakabildim daha doğrusu. Makine Mühendisi olmama ve bu alanda hala severek çalışmama rağmen yazar kimliğimle ön plana çıkmayı tercih ediyorum. Nefes almaya devam ettiğim sürece bir şeyler üretmeye de devam etmeyi istiyorum, üretimsiz bir yaşam düşünemiyorum.

Yazarlığa değinmek istiyorum. Ne tür kitaplar yazıyorsunuz? Saçma kitabınızı seri haline getirmeyi veya yeni bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?

İlk kitabım Saçma deneme türünde olmasına karşın, içerisinde öyküleştirilmiş denemeler de barındırıyor, çok kısa hikayeler de. Saçmanın devamı olacak nitelikte bir kitap daha yazdım, henüz yayımlanmadı. Bununla birlikte bir kısa şiir ve bir öykü kitabı yazmaktayım, onları da bir sene içerisinde yayımlanacak noktaya getirmeyi umuyorum.

Saçma kitabınız hakkında neler söylemek istersiniz.

Saçma içinde pek çok anlamı birden barındırıyor. Aydınlık, karanlık, güzel, çirkin, masum, suçlu… Saçmalama sanatının bir örneği Saçma. Dikkatli baktığınızda evrendeki her büyük düzenin arkasında mükemmel bir saçmalık olduğunu göreceksiniz. Mükemmel yaşamlarımız, kurduğumuz göğü delen şehirler bir depreme, bir göktaşına, bir hastalığa bakıyor yok olmak için, her an silinip gidebileceğimiz şu yeryüzü için harcadığımız enerjinin haddi hesabı yok ve bu saçma. Saçmalığın içindeki hayatı, hayatın içindeki saçmalığı anlatıyor Saçma.

Kitaplarınıza ulaşmak isteyen kişiler nereden ulaşabilirler?

D&R, İdefix, BKM Kitap, Pandora gibi kitabevlerinden online olarak temin edebilirler.

Yazar olmak isteyen kişilere önerilerde bulunabilir misiniz?

Hiç beklemeden yazmaya başlayın, aklınıza geldiği gibi yazın, zihinlerinizde beliren hiçbir fikri es geçmeyin ve insanlar ne der diye düşünmeyin. Her sanat gibi bu da kısa sürede olacak bir şey değil, insan kendini bu konuda eğitebilir. Atölyelere katılarak yazdıklarınıza eleştiriler almaktan çekinmeyin. Bol bol okuyun, böylece yazdıklarınız için referans noktalarınız çoğalacak, yazılarınız için malzeme edineceksiniz. Bir yıl boyunca aralıksız her gün yazdığınızda, ilk zamanlarda yazdıklarınızın son zamanlarda yazdıklarınızdan çok daha farklı olduğunu göreceksiniz. Yazdıkça kendi türünüzü bulacaksınız.

Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Saçmalamaktan korkmayın. Başarıya değil, bir eser bırakmaya odaklanın, başarı yanında gelecektir. Dünyanın en varlıklı, en güçlü insanı da olsanız bunun geçici ve bir illüzyondan ibaret olduğunu unutmayın. Hiçbir şeye sahip değilseniz kendinize sahipsiniz ve evrendeki en mükemmel makina sahip olduğunuz bu beden, kendinizi tanıdığınızda yalnız kalmayacaksınız. Bu dünyaya bir şekilde geldik ve bir şekilde gideceğiz, şan, şöhret, para, hepsi dünyada kalacak ama ürettiklerimiz, ortaya koyduğumuz sistem, değerler, yıllar boyunca devam edecek ve sonsuzlukta yankılanacak.