Ankara’nın, yıldızı yükselen şarkıcılarından Beyza Doğuç ile müzik kariyerini ve gelecek hedeflerini konuştuk. Genç şarkıcı Başkent Postası muhabirlerinden Yiğit Subak’ın sorularını yanıtladı.

Şarkıları, sesi ve çektiği videolar ile YouTube da ciddi bir dinleyici, abone kitlesine ulaşan Beyza Doğuç’un samimi söyleşisi;

Seni tanımayan, yeni keşfedecek olan insanlar için kendini tanıtabilir misin? Beyza Doğuç kimdir? Nerelidir, Ne yapar?

24 yaşındayım, Ankara Üniversitesi Gazetecilik mezunuyum. Büyüdüğüm yer olduğu için Ankaralı hissediyorum kendimi. Küçük yaşlardan beri üretmeyi kafasına koymuş, sanatıyla duygularını insanlara aktarmaya çabalayan birisiyim. Besteler yapıyor, bestelerime klipler çekiyor ve YouTube'ta sohbetli keyifli videolar paylaşıyorum. 

Müzikle yolunun nasıl kesiştiğini merak ediyorum, çok uzun yıllardır müzikle ilgili durmadan çalıştığını, üretim yaptığını biliyorum. Bu istek bu arzu nasıl yoğunlaştı? Ben şarkı söylemeliyim dedin ve üretime mi geçtin? Yaşadığın zorlukları ve müzik kariyerindeki yolculuğunu bize anlatır mısın?

Müzik kendimi bildim bileli hayatımda. Konuşmayı bildiğimden beri şarkı söylüyor ve yazmayı bildiğimden beri bir şeyler yazıyorum. Korolar ve müzik gruplarıyla bir hobi olarak hayatımda yer eden müziği üniversiteyi bitirdikten sonra kariyer olarak ilerletme kararı aldım. Sanırım zor olan bu kararı verebilmek. Çünkü müzikte ilerleyebilmek için özveri, üretkenlik ve çalışkan olmak gerekiyor. Ben de bütün mesaimi kendimi ve müziğimi geliştirmeye harcıyorum. Motivasyonumu yitirmeden bu yolda ilerlemek, kendimi olabildiğinde geliştirmek istiyorum.

Seni dinleyenler sesini, şarkılarını ve şarkı yorumlarını çok beğeniyorlar. YouTube'da şarkılarının altında yüzlerce yorum oluyor. Dinleyicilerinden gelen bu yorumlar seni nasıl etkiliyor? İyi ki şarkı söylüyorum diyor musun? Aklında en çok yer eden yorum hangisi?

Çok küçük yaşlardan beri internette paylaşım yapmamın getirisi, benimle birlikte büyüyen dinleyiciler oldu. Kendimi nasıl geliştirdiğimi, nasıl ilerlediğimi gördükleri için hem onlar hem de ben bir aile olmuşuz gibi hissediyoruz. On yılı aşkındır var olan iletişimimiz de her zaman beni en çok motive eden faktör oluyor. Ben müziğimle insanları iyileştirmeye uğraşıyorum, onlar da dinleyerek beni iyileştiriyorlar. Destek görebilmek, konuşabilmek ve sevgi paylaşımında bulunabilmek çok değerli bir şey. Beni ben yapan şeylerden birisi sahiden çok sevdiğim bu insanlarla etkileşim kurabiliyor olmam. O yüzden iyi ki şarkı söylüyorum, iyi ki üretiyorum ve iyi ki paylaşıyorum. Paylaştıklarıma yapılan her yorumu dikkate alıyorum ve hemen hemen hepsi aklımda.

Youtube'da sesini geliştirmek için nasıl çalıştığını anlattığın bir videon var. İzleyenlerin faydalı bilgilere ulaşabileceği bir video. Müzikle ilgili profesyonel bir eğitim ya da destek aldın mı? Yoksa daha çok kendi çabalarınla mı kendini geliştirdin?

Lisede polifonik koro hocamın öğrettiği teknikler ve iki ay kadar aldığım piyano dersi dışında yüzyüze eğitim almadım. Ancak internetten daima kendimi geliştirebileceğim eğitim videoları izliyor ve tekniklerimi geliştirmeye çalışıyorum. Yakın bir zamanda şan eğitimi alma niyetim de var. Çünkü bazen doğru yaptığımı sandığım teknikleri farkında olmadan yanlış yapabiliyorum. En azından bu konuda geri bildirim alabileceğim bir hocayla çalışmaya ihtiyacım var.

İnsanlar yorumlarda seni geç keşfettiklerini söylüyorlar ya da şarkılarının nasıl daha fazla dinlenmediğini soranlar da çok sayıda. Henüz keşfedilmemiş olduğunu düşünüyor musun?

Müziği kariyer olarak ilerletme kararı aldığım için beni dinlemekten keyif alan her bir yeni dinleyici benim için çok değerli. Bu öneme kendimi kaptırıp, şu an hayatımda yer alan güzel şeyleri göremez hale gelmek istemiyorum. Benim için önemli olan üretmek ve iletişim kurabilmek. Şu anda bunu fazlasıyla yapıyorum. Ayrıca biliyorum ki kendimi geliştirmek adına harcadığım bu saatlerin karşılığı elbette bir gün olacaktır. Yavaş da olsa emin adımlarla ilerlediğim sürece “keşfedilmek” gibi anlık bir yükselişe ihtiyacım yok.

Türkiye'nin birçok yerinde sahne aldın, almaya da devam ediyorsun. Sahnede dinleyicilerinle buluşup şarkı söylemek nasıl hissettiriyor? Özellikle seyircisini unutamadığın bir sahnen var mı?

Kendimi geliştirdikçe sahneler bambaşka bir keyif haline geliyor. Sahneye çıkarken motivasyonum daima “İnsanlar bugün kalkıp bu konsere geliyorlarsa, onlara sunabileceğin en keyifli vakti sunmalısın” şeklinde. Durmadan pratik yapmamın sebeplerinden birisi bu sorumluluğumu yerine getirmek. O yüzden seyircilerin keyfi yerinde olduğunda, ben daha da keyifleniyorum. Dolayısıyla her sahneye çıktığımda biraz daha kendini geliştirmiş ve biraz daha keyifli bir halde buluyorum kendimi. Şimdiye kadar verdiğim bütün konserlerdeki seyirciler, hangi şarkıya eşlik ettikleri, nelere gülümsedikleri aklımda. O yüzden seçemedim, hiçbirisini unutamıyorum ki.

Ankara'da müzik kariyerin için yeterli sahne, stüdyo gibi imkanlar var mı? Yoksa bu işin devam edebilmesi için İstanbul'a mı gitmek gerekiyor?

Ankara, İstanbul'a kıyasla mekan bakımından gerçekten çok kısıtlı. İstanbul, geniş, büyük sahnesi olan ve müzik etkinliklerini çok ilerletmiş mekanlarla dolu. İstanbul'da yaşamak birçok açıdan müzik kariyerime faydalı olsa da üretimimi şu anda Ankara'da sürdürmek daha anlamlı geliyor; özellikle şu süreçte.

Müzik kariyerinde gelmek istediğin nokta, hedeflerin nedir? Yeni bir şarkı çalışman var mı?

Gelmek istediğim nokta kariyer olarak dünya çapında yaptığı kaliteli işler ile tanınan bir sanatçı olabilmek. Hayallerim çok yüksekte ve bu yolda ilerlemek adına yaptığım her şey müziğimi ve kendimi geliştirmekten geçiyor. Yeni bir sürü şarkı çalışmam var. Üzerinde çalıştığım besteler hiçbir zaman bitmiyor zaten.

Müzik haricinde vloglar çektiğin, nasıl çalışmalar yaptığını anlattığın bir Youtube kanalın da var. Kamera karşısında oldukça doğal ve rahat görünüyorsun. Beyza Doğuç'u müzikten ayrı düşündüğümüzde de apayrı bir dünya çıkıyor karşımıza. Kamera karşısında olmayı seviyor musun?

Kamera karşısına geçmek, takipçilerimle iletişim kurmak demek. O yüzden kamera karşısında olduğum her anı çok seviyorum. Sohbet etmeyi, paylaşmayı seviyorum. 

Günümüzde senin vlog kanalında yaptığın içeriği birçok kişi yapmaya çalışıyor ama üretim aşamasına geçemiyor. Sen birçok farklı kategoride sürekli üretim halindesin. Bu üretim enerjisinin sırrı ne?

Üretme motivasyonumun “Çünkü bu seni mutlu ediyor” olmasından kaynaklı. Beni ben yapan, hayattan keyif alır hale getiren şey üretmek. Bu motivasyon eğer ki takipçi, para gibi dış etkenlere bağlı olsaydı bu şekilde keyifli ve istikrarlı üretemeyebilirdim. En çok yaptığımız hata da bir şeyi neden yaptığımızı unutmak. Daha kötüsü, neden yapmak istediğimizi hiçbir zaman kendimize sormayıp, bize dayatılan kalıplarla ilişkilendirmek. Ben özümde üretmeyi bulduğumdan beri hayatımda ne olursa olsun, kariyerimde ne tür aksiliklerle karşılaşırsam karşılaşayım kendimi üretirken buluyorum.

Röportaj için çok teşekkür ederim.

Bu güzel sorular için ben teşekkür ederim, sevgiler.