R. BURAK DÖNMEZ: “EBEVEYN YA DA EĞİTİMCİ OLARAK NE ZAMAN ZOR DURUMDA KALSANIZ YILDIZLARA BAKIN AMA SADECE GÖKYÜZÜNDEKİ YILDIZLARA DEĞİL, EVİNİZDEKİ YILDIZLARA”

Öncelikle sizi biraz tanıyalım. R.Burak Dönmez kimdir?

01.04.1989 yılında Hatay/Antakya’da doğdum. Evet yanlış duymadınız doğum günüm 1 Nisan, şaka gibiyimdir. Hayatı çok seviyorum ve yerimde duramıyorum. Sürekli bir şeyler yapma isteğim var. Kendimi yenilemeyi çok seviyorum. Birden fazla eğitime katıldım. Çocuklar için yapamayacağım hiç bir şey yok. Gelecek Çocukların gözlerine baktığımda daha da ilgi çekici geliyor. Bir o kadar da iyi bir dinleyiciyimdir. Kitap okumayı, yürüyüş yapmayı ve müzik dinlemeyi çok seviyorum.

Rehber öğretmenlik ve psikolojik danışmanlık yapıyorsunuz. Bu alanları seçmenizdeki sebep neydi? Kariyer yolcuğunuzu dinlemek isteriz.

Mustafa Kemal Üniversitesi’nde işletme lisans eğitimimi aldım. Daha sonra Anadolu Üniversitesi’nde Felsefe Lisans Bölümünü bitirdim. Ankara Hacettepe Üniversitesi’nde Pedagojik Formasyonumu tamamladım. Daha sonra Erzurum Hizmet içi Eğitime Giderek Rehberlik Sertifikasını aldım. 5 yıldır İskenderun Özel Günses Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde Rehber Öğretmen olarak görev yapıyorum. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Son sınıf öğrencisiyim. Özel gereksinimli çocuklarla çalışmak, onlara faydalı olmak beni çok mutlu ediyor. Bu alana yönelmemin tek sebebi budur. Benim gördüğümü sizde görseydiniz sanırım Özel gereksinimli çocuklarla sürekli birlikte vakit geçirmek isterdiniz.

Başarılı bir şekilde tamamladığınız Uzman Check-Up programından bahsedelim istiyorum. Nedir Check-Up programı?      

Ailelerden aldığımız en sık sorulardan biri çocuğumun dikkati çok çabuk dağılıyor. Ne yapmam lazım oluyor. İşte tam bu noktada Check-Up devreye giriyor. Check-Up Yapılandırılmış Dikkat Programı’dır. Dikkat kavramının tüm alt unsurlarını içeren; Odaklanma, Sürdürebilir Dikkat, Seçici Dikkat, Değişken dikkat, Bölünmüş dikkat alt unsurlarından oluşur. Dikkat eksikliği olan tüm çocuklara önce Check-up testi yapılır. Gerçekten dikkat problemi varsa ona göre yukarıda saydığım dikkatin hangi alt türünde problem varsa onun üzerinde çalışmalar yapılır. Ve erken müdahale ile dikkat dağınıklığının önüne geçilir.

Disleksi hastalığında ki tedavi yöntemi olarak kullanılan bilişsel müdahale programı olan Pass Remedial'i sizden dinlemek isteriz?

Disleksi eğitimi ile ilgili aldığım birden fazla eğitim oldu. Ama Türkçe Prep’i nasıl tarif edersiniz diye sorsanız? ‘MUCİZE’ gibi bir şey derim. Bakış açımı çok değiştirdi. Bilimsel Dayanıklılığı olan bir program olduğu için ve de çoğu öğrencimde halen uyguladığım için değişimi ben ve Aileler görüyoruz ve çok mutlu oluyoruz. Biz Eğitimciler için erken tanı çok önemli olduğu kadar doğru bir müdahalede bulunmakta bir o kadar önemlidir. Özel Öğrenme Güçlüğü yaşayan çocuklarla çalışırken Türkçe PREP VE Türkçe MATH resmen benim çalışmalarımı kolaylaştırıyor ve daha güçlü olmama neden oluyor. Hayat Felsefem çocuklar gülsün dünya gülsün. Eğitimde de böyle çocukların ilerlediğini görünce, ailelerde bu ilerlemeyi görüp mutlu olunca, benden mutlusu olmuyor. İşte tam bu noktada akademi disleksi iyi ki var diyorum. Prep eğitimini bizlerle buluşturan tüm hocalarıma da buradan sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.

Yetkinlik alanlarınızdan biri olan oyun ve masal terapisinden de bahseder misiniz?

Öncelikle Oyun ve Masal Terapiyi birbirinden ayırmak istiyorum. Oyun terapisi, çocukların bilişsel ve sosyal becerilerini, duygu ve düşüncelerini oyun ile ortaya koymalarını amaçlar. Oyun terapisti ise çocuğun ortaya koyduğu oyun dünyasına onunla birlikte girerek, çocuğun oyun dilini konuşur. Terapi sürecinin sonunda çocukların yaşadıkları duygusal sıkıntıları gidermeleri ve sağlıklı gelişimlerine ulaşmaları hedeflenir. Aynı zamanda BDT (Bilişsel Davranışçı Terapist) Uygulayıcısıyım.  BDT ile Oyun birleştirdiğim zaman çocukların duygularını nasıl kontrol edebileceği konusunda daha farklı ve hızlı yolları bulabiliyorum. Çocukların iç dünyasına girmek daha da kolaylaşıyor.  Oyun Terapisini özellikle Travma ve istismar, ayrılık, uyku, tuvalet vb… problemler yaşayan çocukların kesinlikle alması kanaatindeyim.

Oyun terapisi sürecinde çocuklar, kendileri ve etraflarındaki dünya ile kurdukları ilişkiler hakkında, negatif olarak tecrübe ettikleri yoğun duygusal olayları oyun sırasında ifade ederler. Eğitimli bir oyun terapistinin yardımı ile çocuklar oyun içinde yeniden yaratılan bu deneyimleri değiştirme fırsatı bularak sorunlarına daha sağlıklı çözümler üretirler. Böylece oyun terapisi sürecinin sonunda çocuklar, başkalarıyla iletişim kurmayı, duygularını ifade etmeyi, davranışlarını düzeltmeyi, problem çözme becerilerini geliştirmeyi ve başkalarıyla ilişki kurmanın çeşitli yollarını öğrenirler.

Oyun terapi süreci, sadece yaşadıkları zor duygularıyla başa çıkmalarına ve kendi kendilerine çözümler bulmalarına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda kendi kendilerine saygı duymayı, duygularını ifade etmeyi, kendileri için sorumluluk almayı, problemlere karşı yaratıcı ve becerikli olmayı, yeni sosyal beceriler geliştirmeyi ve başkalarına karşı empati kurmayı da öğretir.

Masal terapisi ise; aslında kişinin, sadece çocuklar değil, iç dünyasını anlayabilmemiz ya da bize anlatabilmesi için kullandığımız bir yöntem. İnsanı rahatlatan ya da başkalarının tecrübeleriyle çocuğa çözüm yolu gösterebildiğimiz bir şey. Kızım sana söylüyorum gelinim sen işit derler ya, biz de çocuğa bunu yaşatıyoruz. Masal anlatırken ya korkunç bir şey anlatıyorsa hep masalla söylüyor ya da böyle de bir çocuk varmış başına bu gelmiş örneklerinin veriyor. Hem bu çözümlere ulaşmak hem de iç dünyasını anlamak için kullandığımız bir yöntem masal terapisi.

Öfke, tırnak yeme, şiddet, anne babası ayrılan çocuklar, akran zorbalığı, gerçek korkuları, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği, sınav kaygısı. Çok travmatik seviye dışındaki bütün problemlerde masal terapisini kullanabiliyoruz. Oyunla birlikte masalı canlandırma şeklinde yapıyoruz.

Tabii ki de hepimiz bir masal kahramanıyız. İş hayatında baş etmeye çalıştığımız zorluklar, karşımıza çıkan kuleler, baş etmeye çalıştığımız cadılar… Hepimiz haytamızdaki mutlu sona ulaşmak için çaba harcıyoruz. Hiçbir masalda mutlu sona çaba sarf etmeden ulaşan kahraman yoktur. Yetişkinlere de yapılıyor. Ya da bir ergenle, bir kaygısı olan bir yetişkine bazı masal teknikleri söyleyebiliyoruz. Daha çok çocuk akla geliyor masal terapisi denilince.

Masal Anlatıcılığı var bir de kendi resmi Instagram hesabımda(ozelegıtım_hatay) çocuklara ve daima çocuk kalan herkese masallarım oluyor mutlaka izlemenizi öneririm.

Denver 2 uygulayıcılığı yapıyorsunuz. Bize biraz bu programdan bahseder misiniz?

0-6 yaş arasında yer alan çocuklara ve bebeklere uygulanan gelişim tarama testidir. Ölçtüğü beceriler; çocuk ve bebeklerde ince motor ve kaba motor, dil gelişimi, sosyal ve öz bakım  becerileridir. Denver II testi çocuğun belli alanlarda, kendi yaş gelişim profiline uygun bir şekilde gelişimsel sürecini takip etmeye, anlamaya ve gözlemlemeye yarayan geçerliliği ve güvenilirliği olan bir testtir.

Gelişim Basamakları

İnce Motor Beceriler:  Çocuk ve bebeklerde tutma, kavrama, sıkma, el-göz  koordinasyonu, sorun çözme, cisimleri doğru yer ve zamanda kullanabilme  gibi becerilerin kendi yaş profiline uygun seviyede kazanılıp kazanılmadığını gösteren becerilerdir.

Kaba Motor Beceriler: Atlama, yürüme, koşma ve zıplama gibi  genel olarak kazanılması gereken hareket yeteneği gibi becerilerin çocukların kendi yaş gelişim profiline uygun olarak kazanılıp kazanılmadığını göstermektedir.

Sosyal-öz bakım Becerileri: Kendi yaş profiline göre çocuğun kendi kendisine yetebilme, kendi işini kendisinin halledebilmesi ve sosyal iletişim becerilerini kazanılıp kazanılmadığı gibi durumları değerlendirmektedir.

Dil Becerileri:  Çocuk ve bebeklerde işitme, duyma, anlama, dili kullanama  kendi gelişimsel özelliklerine göre, ses ve kelimeleri uygun dönmelerde çıkarıp çıkarmadığını ayrıca  düzenli ve yaş dilimine uygun cümle kurup kuramadığını ölçen beceridir.

Uygulaması: Denver II testi uygulaması, bu testin uygulama eğitimini almış  ve uygulama sertifikası olan kişilerce uygulanmaktadır. Test gelişimsel basamakları ölçülmesi hedeflenmiş,  10 ile 15 dakika kadar sürmektedir.  Denver II testi gelişim testi olarak ele alınmalıdır, bir zeka testi değildir. Çocuk ve bebeklerde gelişimsel  basamakların herhangi birinde veya birden fazla gelişim basamağında  belirti göstermeyen  gelişimsel problemleri,  gelişim geriliği gösteren durumlarda tanı koymak için uygulanmaktadır. Test bir çocuğa uygulandıktan 6 ay sonra tekrar uygulanabilmektedir, daha önce test tekrarı yapılmamalıdır. Uygulama esnasında, çocukla birlikte anne ve babası veya ebeveynlerinden en az birisinin yanında olması gerekmektedir. Denver II testi gelişim geriliği gösteren, özel eğitim alması gereken çocukların erken dönemde saptanması veya klinik değerlendirmelerde tanı alması için uygulanmaktadır.

Uygulama Alanları: 

Denver II testi gelişimsel olarak çoğunlukla;

1- Gelişim geriliği gösteren çocuk ve bebeklerde, riskli bebeklerde( erken doğum, kordon dolanması, doğum ağırlığı düşük , çoğul gebeliklerde)tanı koymak

2- Riskli gebelik geçiren anne adaylarının ( madde bağımlılığı, herhangi bir hastalık veya gelişimsel öyküsü, akraba evliliği)  bebeklerinde.

3- Sağlıklı gözüken çocukları ve bebekleri olası sorunlardan korumak ve takip için

4-Okul öncesi dönemde öğrenme güçlüğü olan çocuklarda

5- Algılama ve dili kullanmakta zorlanan çocuklarda

6- Fiziksel gelişimi yaş gelişimine uygun ilerlemiyorsa vb.… uygulanabilir.

7- Okul öncesi dönemde sosyal iletişim becerisi kurmakta zorlanıyor ise

8- Yaşına uygun olan becerileri geliştirmekte güçlük yaşıyorsa Denver II testi uygulanmaktadır.

Çocuk gelişiminde ebeveynlerin uyguladığı en büyük yanlış nedir? Çocuk gelişiminde dikkat edilmesi gereken konular hakkında uzman görüşlerinizi almak isteriz.

Yanlış demenin doğru olmayacağı kanaatindeyim. Çünkü aileler hem doğru yönlendirilmiyor hem de gerçekten bilmiyorlar. Örnek vermek gerekirse; Ben rehabilitasyon merkezinde çalışıyorum. Aileler yanıma geldiklerinde çocuğum konuşmuyor, kendi yaşıtlarıyla oynamıyor dediğinde ne zamandır konuşmuyor diye soru sorduğum zaman aldığım genel cevap “uzun zamandır” oluyor. ve “hocam eşim de geç konuşmuş annesi öyle dedi” diyorlar. Duyduklarından yola çıkarak hareket ediyorlar. İşte tam bu noktada erken tanının önemini vurgulamak istiyorum. Çocuklar ister özel gereksinimle ister normal gelişim gösteren çocuklar olsun. Her çocuğun bireysel farklılıkları var. Yapabildikleri ya da yapamadıkları var. Yaşına uygun aktiviteler var. Aileler bu süreçte bir yarış içindeler benim çocuğum daha iyi, benim çocuğum şunu da biliyor, benim çocuğum ana okulunda okumayı öğrendi vb.… çok örnek var. Çocuklar çocukluğunu yaşamalı. Her şeyi zamanında alması gerektiği kanaatindeyim. Ailelerin Kendi çocuklarını  Başka çocuklarla kıyaslama yapması ayrı bir sorun teşkil ediyor.

  • Çocuk Gelişimde Dikkat edilmesi gereken birden fazla nokta var;
  • Rol model olun.
  • Koşulsuz kabul ve sevgi gösterin.
  • Baş başa vakit geçirin
  • Mükemmeli istemeyin.
  • Deminde söylediğim gibi kimseyle kıyaslamayın.
  • Anne- Baba tutarlı olmalı
  • Çocuklarınızı dinleyin ve onlara güvenin.

Son olarak okurlarımıza ne söylemek istersiniz?

Öncelikle bana bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Sonlar hep bir başlangıçtır. Çok sevdiğim bir söz var öncelikle onu söylemek istiyorum.

“Hepimiz birer bataklıkta yaşıyoruz ama bazılarımız Yıldızlara Bakıyor” bu sözün hayatımdaki yeri çok önemli. Sizlerde Ebeveyn ya da eğitimci olarak ne zaman zor durumda kalsanız yıldızlara bakın… ama sadece gökyüzündeki yıldızlara değil… Evinizdeki Yıldızlara yani çocuklarınıza bakın. Onlar size doğru yolu mutlaka gösterecektir. Çocuklarınızı çok sevin, onlarla kaliteli zamanlar geçirin. Her anında yanında olduğunu onlara hissettirin. Doğayı sevdirin.

Son olarak sizden ricam;

  • Otizm Spektrum Bozukluğu
  • Özel öğrenme Güçlüğü
  • İşitme Yetersizliği vb. yetersizlik türlerini çocuklarımıza olduğu gibi her şeyi anlatalım. Okullarda kaynaştırma öğrencilerinin varlığını arttıralım eksiltmeyelim…

 Gökkuşağı gibi rengarenk renklerde buluşmak umuduyla. ÇOCUK KALIN.

 Editör: Cansel Yıldız