SEBAHAT AKDEMİR: “OKUMA ALIŞKANLIĞI ÖNCE AİLEDE BAŞLAR”

Sebahat Akdemir kimdir, kendinizden bahseder misiniz?

1970 Ankara doğumluyum. Ankara Gazi Lisesi Edebiyat bölümü mezunuyum. Evliyim, üç çocuk annesiyim. Kayboluş kitabının yazarıyım. Müzik, spor ve kitaplar benim vazgeçilmezlerimdir. Özellikle roman okumayı çok seviyorum.

Yazar olmaya nasıl karar verdiniz, dönüm noktanız oldu mu?

Çocuklarımın eğitimi, gelişimi derken onları yetiştirerek meslek sahibi olup, kendi ayakları üzerinde durduklarını gördükten sonra bende yıllarca içimde ukte olan yazarlığa Kayboluş kitabımla ilk adımımı attım. Bizim çocukluk zamanlarımızda TRT radyolarında Tiyatrolar ve Piyesler yayınlanırdı. Ben bu yayınların saatlerini hiç kaçırmaz, heyecanla radyonun başında beklerdim. Hayal dünyamın gelişmesinde çok büyük rol aldıklarını düşünüyorum. Ortaokul ve Lise yıllarımda Kendimce şiirler yazardım. Zaman zaman da küçük hikayeler yazarak, onları ailem ve akrabalarımla paylaşırdım.Okulda yazdığım kompozisyonlar hocalarımız tarafından çok beğenilirdi. Evlendikten sonra yazmaya ara verdimse de,okumayı hiç bırakmadım. Kaç yaşınızda olursanız olun, bir konuda yetenek sahibiyseniz, eninde sonunda içinizden gelen bu isteğe engel olamıyorsunuz. Hayalim olan yazarlığa daha da  fazla geç kalmama adına Kayboluş kitabımla bir başlangıç yaptım diyebilirim.

İlk okuduğunuz kitabı hatırlıyor musunuz?

İlk okuduğum kitabı hatırlıyorum dersem yalan olur. Fakat on onbir yaşlarındayken Ömer Seyfettin'in Kaşağı kitabını okuduğumu ve çok etkilendiğimi hatırlıyorum.Orta okuldayken Reşat Nuri Güntekin'in Çalıkuşu'nu okumuştum. Her iki kitapta, o yıllardan bu zamanlara gelen kitap okuma sevgimin sebebi olmuştur.

İlham kaynağınız nedir?

Yaşamımız içinde gelişen, medyadan şahit olduğumuz olayları hikayeselleştirerek eğitimselleştirmek düşüncesindeyim. İlham kaynağım, günümüzde yaşanan ve haberleşen Türkiye'mizin  gerçekleri. Kitap okunduktan sonra içeriğinden mesajlar alınmasını ümid ediyorum. Televizyonlardan duyduğumuz olayları ekranı kapattığımızda yada kanal değiştirdiğimizde yaşanan gerçeklerin unutulmaması adına.olaylar hikayeselleştirildiğinde kişilerin hafızasında daha fazla etki bırakıyor diye düşünüyorum.

Kayboluş kitabınızın bir hikâyesi varmı?

Tamamen kurgudan ibaret.karekterlerimizin Lise mezuniyet balosunda yaşadıkları bir terör saldırısından sonra, yaşama dair kurdukları hayallerini gerçekleştirebilmişlermiydi? Hayat onlara nasıl bir gelecek hazırlamıştı? Yaşam içinde kaybettikleri ve kazandıkları yenilikler neydi ve kimlerdi? Gidişler ve dönüşler. Kayboluş gençlik kitabı gibi başlasa da, karakterlerimizin altmışlı yaşlarına kadar süren serüvenleri. İçeriğindeki mesajlar çok önemli. Gerilimi ve gizemi iliklerinize kadar hissedeceğiniz, duygu yoğunluğu içinde kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz bir eser.

Türkiye’de kitap okuma oranı %64 bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu konuda bir veriye sahip değilim fakat gümbür  gümbür  gelen yeni bir z kuşağı var. Bizim gençlik yıllarımızda araştırmalarımızı kütüphanelerden yapardık. Şimdi ise herşey dijital ortamda bir düğmeye basmanızla önünüze geliyor. Son derece zeki, düşüncelerini olduğu gibi aktarabilen bir gençlikle karşı karşıyayız. Açık fikirler önemli. Gençlerimize güveniyorum. Türkiye'mizin geleceği için çok kıymetliler. Pandami nedeniyle kitap okumaya biraz daha fazla meyillendik. Şimdiki genç anne babalar da çok bilinçliler. Elbette ki okuma alışkanlığı önce ailede başlar.

Gelecek günler için yeni projeleriniz varmı?

Hali hazırda bir kitabım daha var. Bu kitabımda gerek konusuyla, gerek akıcı yazımıyla oldukça güçlü bir eser diyebilirim.Takipçilerimin meraklı bekleyişlerinin farkındayım ama yeni kitabımı sonbahar aylarında çıkartmayı düşünüyorum.

Kitaplarınızda karekterleri nasıl oluşturuyor,hangi duygularla yazıyorsunuz? 

Yazmaya başlarken öncelikle kurguluyor, bu kurguya göre karekterleri oluşturuyoruz ve her bir karektere ayrı ayrı ruh veriyoruz. Kitap yazmak çok değerli, çok kıymetli ve meziyet gerektiren bir iş.konu ne olursa olsun, Tasavvuf, Kişisel Gelişim, Eğitim, Roman hiç farketmez. Kendini kitap yazmaya adamış tüm yazarlara sonsuz saygı duyuyorum. Kitaplar gerçekten de en yakın dost, arkadaş. Kitaptaki en kötü karakter bile size zarar vermiyor! Bu çok anlamlı bence.

Son olarak okurlarınıza neler söylemek istersiniz?

Ortaya bir eser çıkarıp bu eserin ilgi görüp beğenilmesi insanı çok onurlandırıyor.Özellikle gençlerin ve kadın okuyucuların gösterdikleri ilgi çok hoşuma gitti. Karakterlerin okul yıllarında geleceğe dair kurdukları hayalleri ve birbirleriyle güç birliği yapmaları, aralarında geçen diyaloglar ve gizem dolu sayfaları gençlerimizi oldukça etkilemiş diyebilirim. Biliyor musunuz kitabımı alıp imzalamam için bana kargoyla gönderiyorlar ve ben de imzalayıp tekrar onlara yolluyorum. Okuyucularla aramızda sıkı gönül bağı oluştu. Destek veren ve dm'den duygu, yorum ve beğenilerini benimle paylaşan tüm kitapseverlere sonsuz teşekkürlerimi iletmek isterim. Instagram sayfalarında kitabımın yorumunu paylaşan kitap dostlarıma da teşekkürü bir borç bilirim. Aramakla bulunmaz derler fakat yeni keşifleri bulanlarda hep arayanlardır. Gerçekleştirmek istediğiniz hayalleriniz varsa daha fazla beklemeyin ve harekete geçin. Kitabımın basımında emeği geçen Tilki kitap yayınevi, editörüm sayın Büşra Toprak ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ederim. Bu ropörtaja vesile olduğunuz için Başkent Postası gazetesine ve size teşekkürlerimi sunuyorum.Okuyucumuz bol olsun.

Saygılar.