ŞİLA SERVET YILDIZ: “BEN SADECE TÜM KALBİMLE HİSSETTİKLERİMİN GÖRÜNÜR OLMA ÇABASINA ARACILIK EDİYORUM”

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Namaste. En zorlandığım şey aslında bu soruya cevap vermek.

İnsan kendisini nasıl tanıtabilir ki? Üstelik de edindiğimiz, üstlendiğimiz, kendimizi tanımlamak için kullandığımız tüm sıfatların sadece zanlardan ibaret olduğunu ve onların hiçbirinin aslında biz olmadığımızı öğrendikten sonra…

Ama kısaca şöyle ifade edebilirim. “Ben hayatının anlam arayışı yolculuğuna devam eden ve bu yolculuk sırasında da pek çok yaşanmışlığın ardından yazmayı ve yoga eğitmeni olmayı kendim için sürdürülebilir bir yaşam biçimi haline getirmeyi seçerek, bilinçli bir farkındalıkla hayata devam etmeyi amaç edinen bir yolcusuyum.”

Yoga eğitmenliği ve yazarlık yapıyorsunuz. İkisi de farklı alanlar. İki farklı alanı birleştirme sürecinizi dinlemek isteriz.

Dışarıdan bakıldığında farklı gibi gözükse de, benim için çok iç içe geçmiş iki kavram. Yazmaya çok küçük yaşlarda şiirler yazarak başladım. Hala okurum sekiz on yaşlarımda yazdığım şiirleri. Sonraları hatırlıyorum lisede edebiyat dersi sınavlarında sadece kendime değil, birkaç kişiye daha kompozisyon yazardım. Galiba benim için kolay bir şeydi yazmak. Sonra da ileri gençlik yaşlarımda yazmaktan daha çok okur oldum ve o yıllarda çok kitap okudum. Yazmak uzunca bir süre çıktı hayatımdan ta ki az önce söylediğim “Hayatımın Anlam Arayışı” dönemi başlayana dek.

İşte bu süreçte pek çok spiritüel konuya ilgi duydum ki, yoga da bunlardan birisiydi. Zamanla yoga hayatıma daha çok dahil oldukça yeniden yazmaya başladım ve bir de baktım ki eski tutkum olan yazmak yeniden canlanıyor. Yoga yaptıkça yazıyor ve yazdıkça daha çok yogaya bağlanıyordum.

Yoga ve yazarlığı tanımlamanızı istesem nasıl tanımlarsınız, yoga ve yazarlık sizin için ne ifade ediyor?

Yoga bir yol, bir yolculuk ve bu yolda gösterdiğiniz istikrar ve disiplin yoganın mevcut hayatınıza entegre olmasını sağlıyor. Yani yoga sizden onun için hiçbir şeyden vazgeçmenizi istemeyen ama kararlığınızı görmek isteyen mucizevi bir sistem. Eğer ona sadece istikrarlı bir zaman ayırır ve kararlı bir bilinç ile yaklaşırsanız, o size esnek ve yumuşak bir beden, sakin bir zihin, huzurlu bir yaşam verecektir. Sizi güçlendirecek olanı sevmeyi öğretecek ve her koşulda dengede kalarak hayata devam edebilmeniz için yol gösterecektir.

Yoga benim için hayatın ta kendisi. Matın üzerinde yaptığımız her şey, kendi hayatlarımızın bir yansıması. O gün matın üzerinde esnek değilsek, gündelik hayatımızda kendimize çizdiğimiz gereksiz sınırları hissedebilir ve bunu fark ettiğimizde de hem matta hem de hayatta, bedensel, zihinsel ve davranışsal olarak esneyebiliriz. Yaşamlarımızda bu farkındalık çoğaldıkça, yoga potansiyelimizde var olan, belki unuttuğunuz belki de hiç mi hiç farkına varmadığınız en özel yönlerimizi açığa çıkartır. İşte bana da olan buydu, düzenli yoga pratikleri, zihnimi uzun süredir problem olarak gördüklerinden özgürleştirdi ve zihin özgürleşince de içimdeki yazar ile yeniden buluştu. Yazmak benim için ruhumun en erişilemez alanına ulaşmak. Orada, nereden bildiğimi, bilmediğim ve eğer yazmazsam unutacağım şeyler gizli. O yüzden de yazıyorum. Unutmamak, hatırlamak ve varoluşla olan bağımı koparmamak için.

Habbe Zihinden Kalbe Bir Yolculuk kitabının yazarısınız. Yazarlık sürecinizden biraz bahseder misiniz?

Az önce söylediğim gibi; unutmamak, hatırlamak için yazdığım, kimilerini paylaştığım, kimilerini henüz kendime sakladığım yazılarım bir an geldi, bir ve bütün olmak istediler. Bunu tüm kalbimle hissettiğimde onları bir araya getirmek için tekrar düzenlemeye başladım. İşte Habbe, tüm yazıların içinden ayrılık illüzyonundan geçerek özgürleşmiş olanların “bir ve bütün” yani YOGA olmuş halidir…

 

Habbe, güzel geri dönüşler aldığınız bir eser. Kitabınızın içeriği hakkında bilgi sahibi olmak isteriz.

Gerçekten çok güzel geri dönüşler aldım. Kitabın oluşum ve yayınlanma aşamasında inanın böyle bir beklentim yoktu. Ben sadece tüm kalbimde hissettiklerimin görünür olma çabasına aracılık ediyordum o kadar.

Kitap aslında benim hayatımın, anlam arayışı yolculuğumun bana hissettirip yaşattıklarının, sayfalara yansımış hali. Etkilendiğim ve en önemlisi de hayatımda sürdürülebilirliğini ispatlamış yoga, meditasyon, nefes, tasavvuf, zen gibi öğretilerden izler var içinde. Amacı kimseye bir şey öğretmek ya da bir yola, bir öğretiye davet etmek değil kitabın. Sadece insanların bildiği, duyduğu ve duyup bildikleri sebebi ile de bir nevi çekimser kalmayı tercih ettiği spiritüel öğretilerin basit, keyifli, gerçekçi ve ayakları üzerinde durabilen bir yanı olduğunu da gösterebilmek.

Son olarak okurlarımıza ve yazar olmak isteyen kişilere neler söylemek istersiniz?

Benim her konuda çok önem verdiğim bir şey var. Sürdürülebilirlik! Çünkü sadece sürdürülebilir olan şeyler faydalıdır, samimidir ve yaşamlarımızı dönüştürebilme gücüne sahiptir. Ayrıca başkaları ile de paylaşırken üzerimizde iki beden büyük elbise gibi durmaz. Eğer yaptığınız ve üstüne üstlük başkalarına öğretmenlik ettiğiniz bir şey, yaşamınızda sadece bilgi seviyesinde kalmışsa ne size ne de diğerlerine fayda sağlayacaktır. Lütfen kendi hayatınızda sürdürülebilir kılamadığınız hiçbir şeyi benimsemiş, özümsemiş gibi davranmayın. İnanmadığınız hiçbir şeyi sadece iş olarak gördüğünüzden kariyer ve para konusu etmeyin. Hele de işiniz birebir insana yönelikse, davranışlarınızda, söylemlerinizde, düşüncelerinizde, kaleme aldıklarınızda tutarlı ve samimi olun. Böyle insanlar çok kıymetli ve hepimizin onlara ihtiyacı var.

Size ulaşmak isteyen kişiler nereden ulaşabilir?

Sosyal medyada sadece Instagram kullanıyorum. sila_servetyildiz veya @hepyogahesaplarımdan ve www.silaylayoga.com/ sitemden veya servet@silaylayoga.com mail adresimden bana diledikleri zaman ulaşabilirler.