Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Seymen Kıyafeti ve Anlamı

Ankara Kulübü Derneği’nin genç Seymenleri tarafından gerçekleştirilen “Seymen Kıyafeti ve Anlamı” konulu sunumda; her biri ayrı bir değer olan geleneksel Seymen kıyafetinin özellikleri üzerinde duruldu.

Ankara Kulübü Derneği’nin genç

Ankara Kulübü Derneği Genç Seymenleri, Seymen kıyafetinin dili, hikayesi ve özellikleri üzerine “Seymen Kıyafeti ve Anlamı” başlıklı, sözlü aktarımların yanında görsellerle destekli bir sunum gerçekleştirdi.

 Ankara Konağı Başkent Salonunda; Çankaya Şube Seymenlerinin de iştirak ettiği programda genç Seymenler tarafından, “Seymen Kıyafeti ve Anlamı” başlığı altından Seymen kıyafeti ve tarihi üzerinde bilgilendirme yapılarak; önü harçlı yelek, kadife ve çuha yelek, osmaniye gömlek, çorap ve yemeni, zıvga, bademli şal, silahlık, kefiye-poşu, cepken, camadan, kama ve kılıçlar ile Seymenin taşıdığı gümüş köstekli saat ve sigaralık gibi aksesuarlar slayt gösterisi eşliğinde ve giyimli bir Seymen üzerinde anlatıldı.

 ‘SEYMENİN KEFENİDİR AYNI ZAMANDA BELİNE SARDIĞI ŞAL’

Ankara Kulübü Derneği Genç Seymenlerin Eğitmeni Emirhan Güler, Seymenlik kültürü içerisinde müziğin ve oyunun yanı sıra kendisine özgü geleneksel kıyafet ve giyim, temsil şeklinin de önemli bir özellik olduğunu belirterek, “Öncelikle Seymen, taşıdığı kıyafeti de çok iyi bilmeli. Türk Patent ve Marka Kurumu; ‘Ankara Seymen Kıyafeti’ coğrafi işaret tescil belgeli Seymen kıyafetlerini tanıttığımız sunumumuzda 11 parça Seymen kıyafetini ve aksesuarlarını anlattık. Her biri ayrı bir değer olan Seymen kıyafetinin bir dili, anlamı, sembolü, hikayesi var. Seymen müziği ve oyunu dışında her türlü teorik bilgiye de ihtiyacımız var. Bunlardan da en önemlisi Seymenin üzerinde taşıdığı kıyafeti. Savaş döneminde giyilen kıyafetler olduğu için savaşa hazırlık ve savaş esnasında kullanılan ürünlerden ve aksesuarlardan oluşuyor Seymen kıyafetleri. Seymenlerin beline sardıkları şal (kuşak), 2,5-3 metre boyunda ve 1,5-2 metre eninde olur ve savaş zamanında Seymenin kefenidir aynı zamanda. Kefiye sadece başa bağlanan bir şey değildir, yeri geldiği zaman sofra örtüsü, yaralandığı zaman sarmak için ve bir şey taşıyacağı zaman çıkı olarak kullanılır. Orta Asya’dan günümüze kadar taşıdığımız ve korumaya çalıştığımız, bizden önce atalarımızın giydiği, kullandığı bizim için çok özel kıyafetlerdir bunlar. Amacımız; doğrusunu, asıl kültürün bu olduğunu göstermek, ulaşabilir hale getirmek ve bir taraftan Ankara’nın sahip olduğu geleneksel müzik ve oyun kültürünün yozlaşmasına karşı ısrarla kendi değerlerimizi savunurken, Seymen kıyafetinde de yaşanabilecek yozlaşmaya karşı dikkat çekmek, gelenekselin, olması gerekenin genel çerçevesini ortaya koymak. Çünkü çok başka benzer kıyafetler var, onları Seymenlik kültürüyle buluşturamayız.” diye konuştu.

 Ankara Kulübü Derneği Çankaya Şube Temsilcisi Halil Bahadır Saka da konuşmasında; “Seymenlik geleneği değerlerinin geleceğe aktarılması noktasında genç kuşak büyük önem taşımaktadır. Derneğimizin genç Seymenleri manevi anlamda şimdiden sorumluluk üstlenmiş durumdalar. Ankara’mızın sembolü Seymenlerimizin geleneksel kıyafetleri noktasında bilgileri yenileyen, hatırlatan, pekiştiren, önemli noktaları öne çıkaran görsel ve içerik açısından iyi hazırlanmış bir sunum gerçekleştirildi. Geçmişten günümüze kadar uzanan ve yüzyıllar boyunca devam eden bir emanet olarak yaşatmaya çalıştığımız kültürel miras değerimiz Seymenlik geleneğini geleceğe taşıyacak; bu önemli mirası temsil eden Ankara Kulübümüzün genç Seymenleri ile gurur duyuyor, hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

 Ankara Kulübü Derneği YKÜ Kadir Çimen de konuşmasında; Ankara Kulübü’nün Atatürk’ün ‘Seymenlik geleneğini ve 27 Aralık ruhunu yaşatın’ direktifiyle 1925 yılında kurulan, Ankara’nın en eski ve köklü sivil toplum kuruluşu olduğunu belirterek, Seymenlik geleneğinin tüm yönleriyle en doğru bir şekilde yaşatılmasının Ankara’ya da önemli bir değer kattığını söyledi, bu anlamda emeği geçen, katkı sağlayan tüm Seymenlere teşekkür etti.

Sunumların ardından karşılıklı sohbet havasında görüş alışverişi ve değerlendirmelerin yapıldığı programda; Halil Bahadır Saka tarafından Emirhan Güler’e Türk Ocağı Türk Yurdu Yayınları arasında yer alan; “Türk Yurdu Ankara” adlı kitap hediye edildi.