Aksaray’da 70 Yaşındaki Duran Meler, Babasıyla Alıç Topladığı Ağaçların Altında Şimdi 7 Yaşındaki Torunuyla Buluşuyor
Aksaray’ın Güzelyurt ilçesine bağlı Akyamaç Mahallesi’nde yaşayan 70 yaşındaki Duran Meler, çocukluğunda babasıyla alıç topladığı tepelerde bugün kendi adını taşıyan 7 yaşındaki torunuyla aynı geleneği sürdürüyor. Yaklaşık 3 bin alıç ağacının bulunduğu bölgede, üç kuşağın hatıraları sonbahar mevsiminde yeniden canlanırken Meler, çocukluk yıllarını, ailesinden öğrendiklerini ve Akyamaç’ın geçmişini torununa anlatıyor.
Aksaray’ın Güzelyurt ilçesine bağlı Akyamaç Mahallesi’nde yaşayan 70 yaşındaki Duran Meler, çocukluğunda babasıyla alıç topladığı ağaçların altında bugün 7 yaşındaki torunuyla aynı geleneği yaşatıyor. Yaklaşık 3 bin alıç ağacının bulunduğu bölgede, nesilden nesile aktarılan aile hatıraları sonbaharın gelmesiyle yeniden canlanıyor.
Tarihi Güzelyurt ilçesinin yakınında, yüksek bir tepe üzerinde bulunan ve “Aksaray’ın terası” olarak anılan Akyamaç, sonbahar aylarında alıç toplamak isteyenlerin uğrak noktalarından biri oluyor. Doğal ortamında yetişen alıç ağaçları, bölge halkının yaşamında ve kültürel hafızasında önemli bir yer tutuyor.
Akyamaç’ta doğup büyüyen Duran Meler ise çocukluğunun geçtiği patikalarda bu kez kendi adını taşıyan torunuyla yürüyor. Yıllar önce babasından öğrendiği bilgileri torununa aktaran Meler, aynı ağaçların altında üç kuşağın hatıralarını yaşatıyor.
“BU ARAZİDE AYAK BASMADIĞIM HİÇBİR NOKTA YOKTUR”
Doğduğu günden bu yana Akyamaç’ta yaşadığını belirten 70 yaşındaki Duran Meler, çocukluğunun ve gençliğinin bölgedeki dağlarda geçtiğini söyledi.
Hayatının büyük bölümünü hayvancılıkla geçirdiğini anlatan Meler, yaşadığı topraklarla bağını şu sözlerle ifade etti:
“Doğduğumdan beri buradayım. Bu arazide ayak basmadığım hiçbir nokta yoktur. Çocukluğum, gençliğim buralarda geçti. Gençliğimde bu dağlarda yıllarca koyun otlattım. Başlangıçta 10 koyunum vardı, zamanla bu sayı 500’e ulaştı. Ömrüm bu topraklarda geçti. Şimdi çocukluğumda yaşadığım yerlerde edindiğim tecrübeleri çocuklarıma ve torunlarıma anlatıyorum.”
Çocukluk yıllarında babasıyla birlikte dolaştığı tepelerde şimdi torununa rehberlik eden Meler, bölgedeki ağaçların ve patikaların kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti.
“BİZ BABAMLA BURALARA GELİR, ALIÇ TOPLARDIK”
Akyamaç’taki alıç ağaçlarının yalnızca kendi çocukluğuna değil, önceki kuşakların yaşamına da tanıklık ettiğini söyleyen Duran Meler, bölgede alıç toplama geleneğinin uzun yıllardır sürdüğünü kaydetti.
Ağaçların dedesinin döneminde de bilindiğini anlatan Meler, bugün torunuyla aynı yerlerde bulunmanın kendisi için taşıdığı anlamı şu sözlerle dile getirdi:
“Ben oldum olalı bu ağaçlar burada meşhur. Dedemin zamanında da meşhurmuş, belki daha da eskidir. Biz babamla buralara gelir, alıç toplardık. Bu dağların alıcı meşhurdur. Şimdi torunumla yine aynı yerlerdeyim. Ona alıçların hikâyesini anlatıyorum.”
Duran Meler’in anlattıkları, Akyamaç’ta alıç toplamanın yalnızca mevsimlik bir faaliyet olmadığını, ailelerin geçmişten bugüne taşıdığı gelenekler arasında bulunduğunu gösteriyor.
YAKLAŞIK 3 BİN ALIÇ AĞACI BULUNUYOR
Akyamaç Mahallesi çevresindeki tepelerde doğal ortamında yetişen yaklaşık 3 bin alıç ağacı, sonbahar mevsiminde meyve veriyor.
Yöre halkı, bölgedeki bazı ağaçların 200 ila 300 yıllık olabileceğini tahmin ediyor. Ağaçların yaşlarına ilişkin bu bilgi bölge sakinlerinin değerlendirmelerine dayanırken, alıçların uzun yıllardır yerel yaşamın bir parçası olduğu belirtiliyor.
Duran Meler de ağaçların kendi çocukluğundan çok daha eski dönemlerde bilindiğini vurgulayarak, dedesinin zamanında da Akyamaç alıçlarının meşhur olduğunu aktardı.
Bölgede yetişen alıçlar, hem doğal ürün olarak değerlendiriliyor hem de kuşaklar boyunca sürdürülen toplama geleneğiyle ailelerin ortak hatıralarında yer alıyor.
DEDE İLE TORUN AYNI AĞAÇLARIN ALTINDA
Akyamaç’taki geleneğin dikkat çeken örneklerinden birini, aynı adı ve soyadı taşıyan 70 yaşındaki Duran Meler ile 7 yaşındaki torunu Duran Meler oluşturuyor.
Yıllar önce babasının yanında alıç toplayan Duran Meler, bugün torununa çocukluğunun geçtiği yerleri gösteriyor. Torunuyla birlikte ağaçların arasında dolaşan Meler, geçmişte yaşadıklarını ve bölgenin özelliklerini yeni kuşağa aktarıyor.
Meler’in “Şimdi torunumla yine aynı yerlerdeyim. Ona alıçların hikâyesini anlatıyorum.” sözleri, aile içerisinde sürdürülen geleneğin kuşaklar arasındaki bağını ortaya koyuyor.
Bir zamanlar baba ve oğulun birlikte alıç topladığı tepeler, bugün dede ile torunun ortak hatıralarına ev sahipliği yapıyor.
AKYAMAÇ’IN ALICI MARMELAT VE SİRKE YAPIMINDA KULLANILIYOR
Akyamaç’ta sonbahar aylarında toplanan alıçlar, taze olarak tüketilmesinin yanı sıra yöresel ürünlerin hazırlanmasında da değerlendiriliyor.
Bölgede yetişen meyveler özellikle marmelat ve sirke yapımında kullanılıyor. Alıç toplama mevsimiyle birlikte Akyamaç’a gelen ziyaretçiler de doğal ortamda yetişen meyveleri toplama imkânı buluyor.
Duran Meler’in verdiği bilgilere göre, alıç toplamak amacıyla bölgeye yalnızca Güzelyurt ilçesinden değil, Aksaray merkezinden ve çevre illerden de ziyaretçiler geliyor.
Sonbaharda artan bu ilgi, Akyamaç’ın doğal ürünlerinin ve yöresel özelliklerinin tanınmasına katkı sağlıyor.
GELENEKSEL ALIÇ FESTİVALİ İLE BÖLGENİN DEĞERLERİ TANITILIYOR
Akyamaç Mahallesi’nde alıç geleneğinin yaşatılması ve bölgenin tanıtılması amacıyla festival etkinlikleri de düzenleniyor.
Aksaray Belediyesinin desteğiyle bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek Geleneksel Alıç Festivali, yörede yetişen alıç meyvesini, doğal zenginlikleri ve yerel kültürel değerleri tanıtmayı amaçlıyor.
Festival kapsamında Akyamaç’ın yöresel ürünlerinin ve kuşaklar boyunca sürdürülen geleneklerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor.
Bölgeye gelen ziyaretçiler, alıç ağaçlarının bulunduğu doğal alanları görme ve yöresel yaşamı yakından tanıma fırsatı buluyor.
ÜÇ KUŞAĞIN HATIRALARI AKYAMAÇ’TA YAŞIYOR
Akyamaç’ta her sonbahar yeniden başlayan alıç toplama mevsimi, Duran Meler ailesi için geçmişle bugün arasında kurulan bağı da temsil ediyor.
Çocukluğunda babasıyla birlikte alıç topladığı ağaçların altında bugün torunuyla dolaşan Meler, yıllar boyunca biriktirdiği hatıraları ve tecrübelerini yeni kuşağa aktarmayı sürdürüyor.
“Biz babamla buralara gelir, alıç toplardık.” diyerek geçmişini anlatan Meler, aynı geleneği torunuyla devam ettirirken Akyamaç’ın hikâyesini de yaşatıyor.
Yaklaşık 3 bin alıç ağacının bulunduğu tepelerde, yıllar önce baba ile oğulun paylaştığı hatıralara bugün dede ile torunun birlikte geçirdiği zaman ekleniyor.