CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Av. Nilay Kökkılınç: “Nafaka düzenlemesinde kadınların mağduriyetine yol açacak adımlardan vazgeçilmelidir”

CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Av. Nilay Kökkılınç, 13. Yargı Paketi kapsamında nafakaya ilişkin hazırlanacak yeni düzenlemeler öncesinde TBMM’ye çağrıda bulundu. Kökkılınç, kadın örgütleri ve baroların görüşlerinin alınmasını isterken nafakada ek süre kısıtlamasının pek çok kadın açısından hak kaybı doğurabileceğini belirtti.

Eyl 8, 2026 - 12:32
CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Av. Nilay Kökkılınç: “Nafaka düzenlemesinde kadınların mağduriyetine yol açacak adımlardan vazgeçilmelidir”

CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Av. Nilay Kökkılınç, Anayasa Mahkemesi’nin 4 Haziran tarihinde süresiz nafaka düzenlemesini iptal etmesinin ardından 13. Yargı Paketi kapsamında hazırlanacak yeni yasal düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Düzenlemelerin ekim ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine geleceğini hatırlatan Kökkılınç, kadınların mağduriyetine neden olabilecek hükümlerin düzenlemeden çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Aile mahkemelerinde görülen boşanma, nafaka, eşler arasındaki mal tasfiyesi ve müşterek çocukların velayetine ilişkin uyuşmazlıklara dikkati çeken Kökkılınç, bu başlıkların yargı uyuşmazlıkları içerisinde önemli bir yer tuttuğunu belirtti.

Kadınların uğradığı şiddetin nedenleri arasında aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların da bulunduğunu ifade eden Kökkılınç, Meclis'teki kanun çalışmalarının ardından getirilecek düzenlemelerin hak ve nesafet ölçüsünde çözümler üretmesi gerektiğini kaydetti.

Kökkılınç, “Getirilecek yeni yasal düzenlemeler hak ve nesafet ölçüsünde çözümler sunmalı ve bozulan aile ilişkilerinde kadınların mağduriyetinin etkin bir şekilde önüne geçebilmelidir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Sivil toplum ve baroların görüşü mutlaka alınmalıdır”

Kadın hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının kadın hakları çalışma gruplarının, kent konseylerinin ve baroların hazırlık sürecine aktif biçimde katılması gerektiğini belirten Kökkılınç, düzenlemenin geniş bir toplumsal mutabakatla hazırlanması çağrısı yaptı.

Kökkılınç, “Mecliste nafaka ile ilgili yapılacak yeni yasal düzenlemede bu kurumların görüşlerine mutlaka başvurulmalıdır. Kadın hakları insan haklarındandır ve yeni yasal düzenlemeler en geniş toplumsal mutabakatla yapılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Zamanaşımı süreleri ve ek süre kısıtlaması hak kaybına yol açacak”

Avrupa Birliği ülkelerinde nafaka, çocukların velayet hakları ve mal paylaşımına ilişkin davaların uzun yıllardır boşanma davalarından ayrı görüldüğünü belirten Kökkılınç, yeni düzenleme kapsamında tartışılan zamanaşımı sürelerini de değerlendirdi.

Mal paylaşımı davalarında uygulanan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uzun olduğunu ifade eden Kökkılınç, yeni düzenlemede gündeme gelen 5 yıllık sürenin de uzun olduğu görüşünü dile getirdi. Kökkılınç, “Boşanma kesinleştikten sonra 2 yıllık bir dava açma süresi makul olandır.” dedi.

Son yıllarda erkekler tarafından kadınlara karşı da mal paylaşımına ilişkin davalar açıldığını belirten Kökkılınç, “Bu açıdan bakıldığında uzun zamanaşımı süreleri kadın-erkek ilişkilerinde yeni uyuşmazlıkların başlangıcı olabilmektedir.” ifadelerini kullandı.

İleri yaştaki kadınların nafaka hakkına dikkat çekti

Kökkılınç, nafaka süresi sona eren ileri yaştaki kadınların en geç bir yıl içerisinde ek süre talep etmemeleri durumunda hak kaybıyla karşılaşmalarını öngören düzenlemeye de itiraz etti.

Söz konusu hükmün çok sayıda kadının mağduriyetine neden olabileceğini belirten Kökkılınç, “İleri yaştaki kadınların nafaka süresi bittikten sonra en geç bir yıl içerisinde ek süre talep etmemesi halinde hak kaybına uğrayacağı yolundaki düzenleme pek çok kadının mağduriyetine yol açacaktır.” dedi.

Kökkılınç, düzenlemenin değiştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Nafaka talebinde bu ek süreyle ilgili kısıtlama mutlak surette düzenlemeden çıkarılmalıdır.” çağrısında bulundu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI