Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Millî Teknoloji Hamlemizle Muazzam Bir Araştırma Geliştirme ve İnovasyon Altyapısı İnşa Ettik”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda Türkiye’nin teknoloji, inovasyon, savunma sanayisi ve yüksek katma değerli üretim hedeflerini açıkladı. Teknopark sayısının 115’e, yıllık araştırma geliştirme harcamalarının 20 milyar dolara ulaştığını belirten Erdoğan, 2030 yılına kadar 100 bin teknoloji girişimi oluşturmayı ve veri merkezlerinin toplam kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Erdoğan, sermaye piyasalarındaki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Ekim 17, 2026 - 00:03
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Millî Teknoloji Hamlemizle Muazzam Bir Araştırma Geliştirme ve İnovasyon Altyapısı İnşa Ettik”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen, Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’na katıldı. 16 Ekim 2026’da gerçekleştirilen programda konuşan Erdoğan, Türkiye’nin araştırma geliştirme, inovasyon, yapay zekâ, savunma sanayisi ve teknoloji girişimciliği alanlarında attığı adımları anlattı.

İnovasyon Haftası’nın “İnsanlığın Yeni Evresi” temasıyla düzenlenmesini anlamlı bulduğunu belirten Erdoğan, iş dünyasının yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojilerle şekillenen yeni döneme hazırlıklı olmasının önemine dikkat çekti.

“TEKNO-OLİGARKLAR TÜM DÜNYAYI HEDEF ALMAKTADIR”

Teknolojik gelişmelerin hızlanmasıyla insan ile teknoloji arasındaki ilişkinin daha fazla sorgulandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojinin insanı ve insani değerleri göz ardı etmesinin önemli sorunlar doğurabileceğini ifade etti.

Erdoğan, teknolojiye ilişkin endişelerin yalnızca akademik çevrelerle sınırlı olmadığını, iş dünyasında ve toplum genelinde de tartışıldığını belirterek, geçmişte yeni teknolojilere karşı duyulan kaygıların zamanla azaldığını ancak günümüzdeki gelişmelerin farklı boyutlar taşıdığını söyledi.

Teknoloji alanında büyük ekonomik ve stratejik güce sahip yapıların etkilerine değinen Erdoğan, “Geçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır.” dedi.

Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketi tarafından yayımlanan 22 maddelik bildirinin teknoloji ve insan ilişkisi açısından önemli soru işaretleri ortaya çıkardığını belirten Erdoğan, çok büyük bütçeleri yöneten yapıların dünyaya bakışının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Erdoğan, teknolojik dönüşümün istihdam üzerindeki olası etkilerine de değinerek insan unsurunun üretim süreçlerinde giderek daha az yer aldığı “karanlık fabrikalar” olgusunun doğurabileceği sonuçların henüz tam olarak öngörülemediğini ifade etti.

“TEKNOPARKLARIMIZIN SAYISI BUGÜN 115’E ULAŞTI”

Türkiye’nin teknoloji yarışında geri kalmak istemediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi kapsamında araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısının güçlendirildiğini söyledi.

Erdoğan, “Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115’e ulaştı. 2002’de 1,2 milyar dolar olan Türkiye’nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık.” ifadelerini kullandı.

Girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarının devreye alındığını belirten Erdoğan, TEKNOFEST etkinliklerinde binlerce yenilikçi fikrin projeye dönüştüğünü kaydetti.

Türkiye’nin teknoloji girişimciliğinde önemli bir mesafe katettiğini ifade eden Erdoğan, “2019 yılına kadar unicornu olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicornumuz var.” dedi.

Türkiye’nin 2030 hedeflerine ilişkin bilgi veren Erdoğan, ülkeden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve bu girişimlerin toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını amaçladıklarını bildirdi.

Atatürk Havalimanı terminal binalarının Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezlerinden birine dönüştürüldüğünü belirten Erdoğan, merkezin ilk aşamasının devreye alındığını, tüm fonksiyonlarıyla 2027 yılında hizmete açılmasının planlandığını söyledi.

TEKNOLOJİ YATIRIMLARI İÇİN YENİ DESTEKLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri açısından merkez ülke hâline getirmek amacıyla destek mekanizmalarının güncellendiğini ve girişimcilerin ihtiyaçlarına yönelik yeni programların devreye alındığını belirtti.

Bu kapsamda Merkez Bankasının 750 milyar lira kaynak tahsis ettiği Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı’nın önemine işaret eden Erdoğan, yüksek teknoloji üretim kapasitesini artırmak amacıyla HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nın uygulamaya alındığını ifade etti.

KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için 250 milyar liralık imalat sanayi kredi finansman programının da devreye alındığını aktaran Erdoğan, ileri teknoloji üretiminin güçlendirilmesi ve özel sektör yatırımlarının artırılmasının hedeflendiğini kaydetti.

“VERİ MERKEZLERİMİZİN KURULU GÜCÜNÜ 1 GİGAVATA ULAŞTIRACAĞIZ”

Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki hedeflerini de açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında veri merkezleri, bulut bilişim ve Türkçe yapay zekâ çözümlerine yönelik yatırımların artırılacağını söyledi.

Erdoğan, “Veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz.” dedi.

Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesine de değinen Erdoğan, Bilge dil modeliyle farklı sektörlerde kullanılabilecek Türkçe yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesinin ve yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti.

SAVUNMA SANAYİSİNDE 100 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE PROJE BÜYÜKLÜĞÜ

Teknoloji yatırımlarının ekonomi ve dijital egemenlik açısından öneminin özellikle savunma sanayisinde görüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında savunma ve havacılık sektörünün yerlilik oranının yüzde 20, ihracatının ise 248 milyon dolar seviyesinde olduğunu hatırlattı.

Türkiye’nin geçmişte savunma alanındaki birçok temel ürünü ithal etmek zorunda kaldığını ifade eden Erdoğan, tedarikçi ülkelerin bu ürünlerin nerede ve nasıl kullanılacağına ilişkin kısıtlamalar getirebildiğini söyledi.

Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar farklı dönemlerde dışa bağımlılığın oluşturduğu sorunların yaşandığını belirten Erdoğan, yerli üretim kapasitesinin artırılmasıyla bu tablonun değiştiğini kaydetti.

Erdoğan, “Bugün savunma sanayisinde 4 bin 500’ü aşkın firma, bin 400’ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettiğini bildiren Erdoğan, 2026 yılının ocak-eylül döneminde savunma ve havacılık ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,6 artarak 6,9 milyar dolara ulaştığını açıkladı.

“İLERİ TEKNOLOJİYE YATIRIM YAPMAK MECBURİYETTİR”

Türkiye’nin genel ihracatında kilogram başına değerin yaklaşık 1,5 dolar olduğunu belirten Erdoğan, savunma sanayisinde bu değerin hacimli ürünler dâhil 65 dolara yaklaştığını söyledi.

SİHA’larda kullanılan kameraların kilogram başına değerinin yaklaşık 20 bin dolar, bu kameralardaki dedektörlerin kilogram başına değerinin ise 50 bin dolar civarında olduğunu aktaran Erdoğan, yüksek teknolojinin ihracat gelirleri ve ekonomik katma değer açısından önemine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar bize aslında şunu anlatıyor, Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız.” dedi.

Erdoğan, bu dönüşüm sürecinde Türkiye’nin geleneksel olarak güçlü olduğu sektörlerin de ihmal edilmeyeceğini ve bu alanların desteklenmeye devam edeceğini belirtti.

FON PİYASASINDAKİ SORUNLARA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Konuşmasında son haftalarda fon piyasasının belirli bir bölümünde ortaya çıkan sorunlara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 Eylül’den itibaren atılan adımlarla meselenin kontrol altına alındığını söyledi.

Fon piyasasına yönelik sürecin yönetilmesi amacıyla Fon Koordinasyon Kurulunun oluşturulduğunu belirten Erdoğan, “Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, sürecin yönetiminde üç temel önceliklerinin bulunduğunu açıkladı. İlk önceliğin tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırımcılara mümkün olan en kısa sürede ödenmesi olduğunu belirten Erdoğan, olağan tasfiye kapsamındaki ödemelerin başladığını ve sorunsuz sürdüğünü söyledi.

Olağanüstü tasfiyelerde ise Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifinin yasalaşmasının ardından ara ödemelerin başlamasının planlandığını ifade etti.

İkinci önceliğin manipülasyon yoluyla haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak olduğunu belirten Erdoğan, yargı süreçleri doğrultusunda soruşturmaların sürdürüldüğünü ve yeni bilgiler ışığında derinleştirildiğini kaydetti.

Erdoğan, “Piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece 3-5 ayda 10’a, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancının bedelini ona mutlaka ödeteceğiz.” dedi.

Üçüncü önceliğin ise sürecin sermaye piyasalarına zarar vermeden yönetilmesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, yatırımcılarla fırsatçıların birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti.

 

“SERMAYE PİYASALARIMIZIN TOPTAN KRİMİNALİZE EDİLMESİNİ HOŞ KARŞILAYAMAYIZ”

Fon piyasasının belirli bir bölümünde yaşanan sorunların tüm sermaye piyasalarına mal edilmesine karşı çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin ve bazı basın kuruluşlarının konuyu ele alış biçimini eleştirdi.

Erdoğan, “Fon meselesi üzerinden topyekûn sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız.” dedi.

Sermaye piyasalarının tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında önemli bir finansman köprüsü oluşturduğunu belirten Erdoğan, bu piyasaların borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz finansman seçenekleri sunabilmesinin ayrıca değer taşıdığını söyledi.

Özellikle 2008 küresel finansal krizinden sonra bankacılık sisteminin finansman sağlamada daha isteksiz davranabildiğini belirten Erdoğan, bu durumun sermaye piyasalarının reel sektöre sağladığı desteği daha önemli hâle getirdiğini ifade etti.

Teknoloji ve inovasyon yatırımlarının yüksek araştırma geliştirme maliyetleri ve uzun proje geliştirme süreleri nedeniyle farklı finansman modellerine ihtiyaç duyduğunu kaydeden Erdoğan, sermaye piyasalarının yenilikçi fikirlerin ticarileşmesine kadar uzanan süreçte önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi.

Girişim sermayesi yatırım fonlarının Millî Teknoloji Hamlesi’nin finansal destekleyicileri arasında yer aldığını belirten Erdoğan, toplam fon sayısının yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan hareketle tüm sermaye piyasası araçlarının hedef alınmasının ülke ekonomisine zarar verebileceğini savundu.

Erdoğan, “Tamahkârlara ve sahtekârlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim.” ifadelerini kullandı.

Üretim yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan işletmelerin finansmana erişiminin korunması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, mesuliyet makamında bulunanlardan daha dikkatli ve sorumlu bir dil kullanmalarını beklediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin hak ve hukukunu, milletimizin selametini her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceğiz.” diyerek konuşmasını tamamladı.

Erdoğan, Türkiye’nin yatırımları, üretimi, istihdamı, ihracatı ve araştırma geliştirme faaliyetleriyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasına katkı sağlayan iş dünyası temsilcilerine teşekkür ederek TİM 13. İnovasyon Haftası’nın hayırlı olmasını diledi.