DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Derelerin üzerini kapatmak felakete davetiye çıkarmaktır”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, İstanbul'da can kayıplarına ve büyük maddi hasara yol açan sel felaketinin ardından dere yataklarındaki yapılaşma ve altyapı sorunlarına dikkat çekti. Rize'de 2011 yılında yaptıkları uyarıları hatırlatan Karal, “Aradan 15 yıl geçti, hâlâ aynı yanlışları konuşuyoruz.” dedi. Karal, taşkın riski taşıyan derelerin envanterinin çıkarılması, kapatılan dere yataklarının açılması ve kalıcı önlemlerin alınması çağrısında bulundu.

Ekim 19, 2026 - 12:19
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Derelerin üzerini kapatmak felakete davetiye çıkarmaktır”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, İstanbul'da can kayıplarına ve büyük maddi hasara neden olan sel felaketinin ardından dere yataklarının yapılaşmaya açılması, üzerlerinin kapatılması ve altyapı yetersizliklerine ilişkin açıklamalarda bulundu. 2011 yılında Rize'de yaşanan sel felaketinin ardından benzer tehlikelere dikkat çektiklerini hatırlatan Karal, aradan geçen 15 yıla rağmen aynı sorunların farklı şehirlerde yaşanmaya devam ettiğini belirtti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un İstanbul Ayazağa'da dere kesitleri ve altyapı sorunlarına ilişkin değerlendirmelerine işaret eden Karal, dere yataklarının doğal akışının engellenmesinin sel riskini artırdığını vurguladı.

“Yağmurun afete dönüşmesini engellemek için tedbir alabilirsiniz”

İstanbul'da yaşanan felaketin geçmişte yaptıkları uyarıların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Karal, şu açıklamada bulundu:

“Bugün İstanbul'da konuştuğumuz mesele bizim için yeni değil. Biz yıllar önce Karadeniz'de yaşanan sel felaketlerinin ardından defalarca uyardık. Derelerin üzerini kapatırsanız, doğal akışını engellerseniz, dere yataklarını binalarla doldurursanız, gün gelir o su kendisine mutlaka bir yol bulur. Yağmurun yağmasını engelleyemezsiniz ama yağmurun afete dönüşmesini engellemek için tedbir alabilirsiniz. Ne yazık ki yıllar geçiyor, şehirler değişiyor ama aynı yanlışların bedelini vatandaşlarımız ödemeye devam ediyor.”

“2011 yılında aynı tehlikeye dikkat çekmiştik”

Rize Milletvekilliği döneminde dere yataklarının üzerinin açılması için yürüttükleri çalışmaları hatırlatan Karal, 27 Eylül 2011 tarihinde basına yansıyan açıklamasında üstü kapatılan derelerin sel felaketlerine davetiye çıkardığını söylediğini anımsattı.

Karal, sorunun yalnızca Karadeniz Bölgesi'ni ilgilendirmediğini, benzer yapılaşma sorunlarının bulunduğu bütün şehirlerde taşkın riskinin dikkate alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“2011 yılında Rize'de yaşanan sel felaketinin ardından açıkça söyledik: Üstü kapatılan dereler sellere davetiye çıkarıyor. Bu yalnızca Rize'nin değil, bütün Karadeniz şehirlerinin ve benzer şekilde yapılaşmış kentlerimizin meselesidir. O gün ne söylediysek bugün de aynı noktadayız. Çünkü sorun yalnızca yağışın şiddeti değil, şehirlerimizin o yağışı güvenli biçimde taşıyabilecek şekilde planlanmamasıdır.”

“Rize'deki altı derenin üzerinin açılması için mücadele ettik”

Rize şehir merkezinde bulunan Değirmendere, Müftü Deresi, Hamamderesi, Çamlıbel, Kale ve Paşakuyu derelerinin üzerlerinin açılması amacıyla geçmişte yürüttükleri girişimlere değinen Karal, bazı projelerde ilerleme sağlandığını ancak kamulaştırma sorunları ve maliyetler nedeniyle çalışmaların bir bölümünün tamamlanamadığını kaydetti.

Karal, dönemin çalışmalarını şu sözlerle anlattı:

“Biz bu tehlikeyi yalnızca dile getirmekle kalmadık, çözümü için de mücadele ettik. Rize şehir merkezindeki altı derenin üzerinin açılması için çalışmalar başlattık. Değirmendere ve Müftü Deresi için ihaleler yapıldı. Diğer dereler için de girişimlerde bulunduk. Ancak yıllar içinde dere yataklarının üzerlerine binalar yapılmış, bazı alanlar özel mülkiyete konu olmuştu. Kamulaştırma sorunlarıyla, ciddi maliyetlerle ve çeşitli itirazlarla karşılaştık. Bazı alanlarda adımlar atıldı, bazı çalışmalar ise yarım kaldı. Bugün geriye dönüp baktığımızda bu meselenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha görüyoruz.”

“Dere yataklarını kapatıp selin nedenini yalnızca yağmurda arayamayız”

İstanbul'daki sel felaketinin şehircilik politikalarının ve altyapı planlamasının yeniden değerlendirilmesini gerekli kıldığını belirten Karal, dere yatakları üzerindeki yapılaşmanın bilimsel veriler doğrultusunda incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Aşırı yağışların ve değişen iklim koşullarının önemli bir gerçek olduğunu ancak bu durumun şehirlerin doğru planlanması sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını vurgulayan Karal, şu ifadeleri kullandı:

“Elbette aşırı yağışlar ve değişen iklim koşulları önemli bir gerçek. Ancak bu gerçek, şehirlerimizi doğru planlama sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Derelerin üzerini kapatıp, suyun akış alanını daraltıp, çevresini betonlaştırdıktan sonra yaşanan her felaketi yalnızca yağış miktarıyla açıklayamayız. Asıl mesele, yağmur yağmadan önce ne yaptığımızdır. Afet yaşandıktan sonra dere ıslahını konuşmak yerine, afet yaşanmadan bu çalışmaları tamamlamak zorundayız.”

“15 yıl önce yaptığımız uyarılar hâlâ geçerliyse burada ciddi bir sorun var”

Dere yataklarının üzerinin açılması, taşkın riski bulunan bölgelerde yapılaşmanın gözden geçirilmesi ve kalıcı altyapı önlemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Karal, ülke genelinde üzeri kapatılmış ve taşkın riski taşıyan bütün derelerin envanterinin çıkarılması çağrısında bulundu.

Karal, 2011 yılında Rize'de dile getirdikleri sorunların 2026 yılında İstanbul'da yeniden gündeme gelmesinin düşündürücü olduğunu belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü:

“2011 yılında Rize'de söylediğimiz sözleri 2026 yılında İstanbul'da yeniden hatırlatmak zorunda kalmamız düşündürücüdür. Aradan 15 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ kapatılmış dereleri, daraltılmış dere yataklarını ve tamamlanmamış ıslah çalışmalarını konuşuyoruz. Karadeniz'de de İstanbul'da da aynı yanlışları tekrar etme lüksümüz yok. Bugün yapılması gereken, ülke genelinde üzeri kapatılmış ve taşkın riski taşıyan bütün derelerin envanterini çıkarmak, riskli alanlarda gerekli kamulaştırma ve ıslah çalışmalarını tamamlamak, dere yataklarını yeniden güvenli hale getirmektir.”

“Dere yataklarını yapılaşmaya teslim etmeyin”

Afet risklerinin azaltılması için önleyici çalışmaların geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Biz yıllar önce uyardık, bugün de uyarıyoruz: Derelerin doğal akışını engellemeyin. Dere yataklarını yapılaşmaya teslim etmeyin. Çünkü ihmallerin bedelini her defasında canıyla, malıyla vatandaşımız ödüyor.”