DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Üreten de çalışan da dertli, faizden kazananlar dışında kimin keyfi yerinde”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın sanayide artan finansman yüküne ilişkin açıklamalarını değerlendirdi. Yüksek faiz ve maliyetlerin üreticiden çalışana kadar geniş bir kesimi etkilediğini belirten Karal, ekonomi politikalarının üretim, yatırım, ihracat ve istihdamı öncelemesi gerektiğini söyledi.

Ağu 21, 2026 - 21:12
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Üreten de çalışan da dertli, faizden kazananlar dışında kimin keyfi yerinde”


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın, “Enflasyon uğruna Türkiye sanayisini feda ediyoruz, artık bıçak kemiğe dayandı.” sözleri üzerinden ekonomi politikalarını değerlendirdi. Karal, emekliden asgari ücretliye, memurdan işçiye, esnaftan çiftçiye kadar toplumun farklı kesimlerinin ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu, yüksek faiz ve finansman maliyetlerinin sanayiciyi de zorladığını belirtti.

Karal, ekonomik sıkıntıların yalnızca hane halkının geçim sorunlarıyla sınırlı kalmadığını, üretim ve yatırım tarafında da etkisini gösterdiğini savundu.

“Bu ülkede bir tane mutlu kesim olmaz mı faizden bol bol para kazananlardan başka?”

Toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı ekonomik sorunlara işaret eden Karal, “Emeklisi sıkıntıda, asgari ücretlisi sıkıntıda, memuru, işçisi, esnafı sıkıntıda. Millet verilen üç kuruşla günü nasıl çıkaracağını düşünüyor. Dönüp üreticiye bakıyoruz, o da dertli. Sanayiciye bakıyoruz, o da ‘bıçak kemiğe dayandı’ diyor. Yahu kardeşim, bir ülkede herkes mi sıkıntılı olur? Bu ülkede bir tane mutlu kesim olmaz mı faizden bol bol para kazananlardan başka?” dedi.

“Sanayinin feryadı artık görmezden gelinemez”

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açıklamalarının ekonomideki sorunların üretim kesimine yansımasını gösterdiğini ifade eden Karal, uygulanan ekonomi politikalarının Türkiye’nin üretim gücü üzerinde baskı oluşturduğunu savundu.

Karal, “Koskoca İstanbul Sanayi Odası’nın Başkanı çıkıyor ve açık açık, ‘Enflasyon uğruna Türkiye sanayisini feda ediyoruz. Artık bıçak kemiğe dayandı’ diyor. Bundan daha açık bir feryat olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

Sanayicinin üretim ve yatırım için finansmana ihtiyaç duyduğunu belirten Karal, yüksek faizlerin ve artan maliyetlerin reel sektörün hareket alanını daralttığını dile getirdi.

Karal, “Sanayici, üretmek için finansmana ihtiyaç duyuyor; karşısına yüksek faiz çıkıyor. Yatırım yapmak istiyor, maliyetler önünü kesiyor. Rekabet etmek istiyor, finansman yükü belini büküyor. Bir taraftan enflasyonu düşüremiyorsunuz, diğer taraftan enflasyonla mücadele adına üretim yapan kesimin nefesini kesiyorsunuz. Sonra da bu programın başarılı olduğunu anlatıyorsunuz. Neresi başarılı?” diye konuştu.

“Emekli geçinemiyor, işçi geçinemiyor, esnaf kazanamıyor, sanayici üretemiyor”

Ekonomik sıkıntıların toplumun ve üretim zincirinin farklı kesimlerine yayıldığını kaydeden Karal, mevcut ekonomi politikalarının maliyetinin hem vatandaş hem de reel sektör üzerinde kaldığını öne sürdü.

Karal, “Emekli maaşıyla ay sonunu getiremiyor. Asgari ücretli daha maaşını almadan borca giriyor. Memur ve işçi alım gücünü her geçen gün kaybediyor. Esnaf siftahsız kepenk kapatıyor. Çiftçi artan girdi maliyetleri altında eziliyor. Şimdi sanayici de ‘Bu yükü artık taşıyamıyoruz’ diyor.” ifadelerini kullandı.

Üreten ve çalışan kesimlerin karşı karşıya kaldığı tabloyu eleştiren Karal, “Üreten mutsuz, çalışan mutsuz, emekli mutsuz, esnaf mutsuz. Yahu kardeşim, bu ekonomide kimin keyfi yerinde?” diye sordu.

“Faizden ve ranttan kazananların keyfi yerinde”

Karal, uygulanan ekonomi politikalarının bütün kesimleri aynı biçimde etkilemediğini savunarak faiz ve rant gelirlerinden kazanç sağlayanlara dikkat çekti.

Karal, “Bu ülkede bir tane mutlu kesim olmaz mı? Olmaz olur mu! Yattığı yerden faiz geliri elde edenler memnun. Ranttan servetine servet katanlar memnun. Paradan para kazananlar memnun. Çünkü kurulan düzen üretenden, çalışandan, yatırım yapandan alıyor; faizden ve ranttan kazanana veriyor. Alın teriyle para kazanmaya çalışan her geçen gün biraz daha fakirleşirken, paradan para kazananın serveti büyüyor.” dedi.

“Üretmeden zenginleşemezsiniz”

Türkiye'nin kalıcı büyümesinin üretim, yatırım, ihracat ve istihdam odaklı ekonomi politikalarıyla mümkün olabileceğini ifade eden Karal, sermayenin üretim yerine faiz gelirlerine yönelmesinin ekonomik sorunları artıracağını savundu.

Karal, “Türkiye’nin sağlıklı ve kalıcı biçimde büyüyebilmesi üretim, yatırım, ihracat ve istihdamı önceleyen bir ekonomi anlayışıyla mümkün olabilir. Üretmeden zenginleşemezsiniz. Fabrikanın bacası tütmeden, tarla ekilmeden, esnaf kazanıp istihdam oluşturmadan ülke kalkınmaz.” diye konuştu.

Üretim ile finansal kazançlar arasındaki dengeye ilişkin değerlendirmesini sürdüren Karal, “Paradan para kazanmayı, alın terinden ve üretimden daha cazip hale getirirseniz sermaye fabrikaya değil faize gider. Bunun sonunda millet daha da fakirleşir. Bugün vatandaşın feryadıyla sanayicinin feryadı aynı yerde birleşiyor. Tüm kesimleri bu hale getiren aynı yanlış ekonomi anlayışıdır. Bu ülke tam da bu faiz ve rant düzeni yüzünden bu halde.” ifadelerini kullandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI