DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Kısacık: “Esnaf borç kıskacında, emekli ölüm sınırının altında”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde esnafın SGK borçlarını, emeklilerin geçim sıkıntısını, kademeli emeklilik taleplerini ve iş güvenliği sorunlarını gündeme taşıdı. Bakan Vedat Işıkhan’a seslenen Kısacık, kalıcı düzenleme ve çözüm çağrısında bulundu.

Kasım 4, 2026 - 19:45
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Kısacık: “Esnaf borç kıskacında, emekli ölüm sınırının altında”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Adana Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Sadullah Kısacık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde esnafın SGK borçlarından emekli aylıklarına, kademeli emeklilik beklentilerinden iş sağlığı ve güvenliğine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Bakanlığın sorumluluk alanındaki sorunların uzun süredir çözülemediğini belirten Kısacık, “Esnaf borç kıskacında, emekli ölüm sınırının altında, çalışan can güvenliği derdinde.” sözleriyle mevcut tabloya tepki gösterdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a yönelik eleştirilerde bulunan Kısacık, özellikle esnafın borç yapılandırma koşullarının hafifletilmesi, emeklilerin yaşam standartlarının yükseltilmesi, kademeli emeklilik bekleyen vatandaşların taleplerinin dinlenmesi ve iş güvenliği sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Hazine ve Maliye Bakanlığı ile SGK esnafı canından bezdirdi”

Esnafın SGK borçları nedeniyle ekonomik faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığını ifade eden DEVA Partili Kısacık, borç tahsilatı kapsamında uygulanan hesap blokelerini ve yapılandırma şartlarını eleştirdi.

Kısacık, “Esnafımız yıllardır SGK borçlarından dert yanıyor. Ama SGK da Hazine ve Maliye Bakanlığı ile esnafı canından bezdirmiş durumda. SGK, Hazine ve Maliye Bakanlığı gibi esnafın hesabına, kredi kartına bloke koyuyor. Müşterisine yazı yazarak alacağını esnafa değil, kuruma yapmasını istiyor.” dedi.

Mevcut borç yükünün işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesini zorlaştırdığını belirten Kısacık, esnafın içinde bulunduğu durumu şu sözlerle anlattı:

“Bakanlık bugün ‘borçlarını siliyorum ama işletmeni kapat’ dese, esnaf kilidi vurup gidecek ama gidemiyor. Çünkü borçlarını ödemek zorunda. Esnaf kendisine nefes aldıracak bir yapılandırma bekliyor.”

Borç yapılandırma uygulamalarında esnafa ağır koşullar getirildiğini savunan Kısacık, “Ama borcunun 3’te 1’ini ödemeden yapılandırmaya gidilmiyor. Borcu 250 bin TL üzerindeyse teminat isteniyor. TOBB nefes kredisi çıkarıyor ama yüzde 36 faizle, ancak krediyi de borcu olan esnafa vermiyor.” ifadelerini kullandı.

Piyasalarda yaşanan ekonomik sıkıntılara da değinen Kısacık, fon dolandırıcılığına ilişkin iddiaları gündeme taşıyarak, “Şu anda fon vurgunu krizinde 800 milyar TL gibi devasa bir kayıp var. İnsanlar dolandırıcıların ağına takılıp kalmış, piyasalar dönmüyor. Ama hâlâ canını çıkarırcasına esnafın üzerine yük oluyoruz.” diye konuştu.

“Emeklilerimiz artık açlık sınırının değil, ölüm sınırının altında”

Emekli aylıkları ve asgari ücretin açlık ve yoksulluk sınırları karşısındaki durumuna dikkat çeken Sadullah Kısacık, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini söyledi.

Kısacık, “Son yıllarda emekli maaşları ve asgari ücret ile açlık ve yoksulluk sınırı arasındaki makas giderek açıldı. Emeklilerimiz artık açlık sınırının altında değil, ölüm sınırının altında yaşamaya çalışıyor.” ifadelerini kullandı.

Yıllarca çalışarak prim ödeyen vatandaşların emeklilik döneminde ekonomik güvenceden uzak kaldığını belirten Kısacık, özellikle barınma ve geçim sorunlarının ağırlaştığını dile getirdi.

“Yıllarca çalışmış, prim ödemiş insanlar bugün Ulus'un arka sokaklarındaki otellerde tek başına hayatını sürdürmeye çalışıyor. Emeklimiz çok şey istemiyor. Sadece ‘son yaşımda kimseye muhtaç olmadan yaşamak istiyorum’ diyor. Ama biz bunu bile sağlayamıyoruz.”

Emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların mevcut politikaların bir sonucu olduğunu savunan Kısacık, “Emeklilerimiz yıllarca prim ödedi, şimdi de uyguladığınız yanlış politikaların bedelini ödüyor.” dedi.

“Emeklilerin ihtiyacı seçim amaçlı değil, kalıcı bir düzenleme”

Emekli aylıklarına yönelik olası düzenlemelerin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kısacık, 2027 yılı başına ilişkin beklentileri de değerlendirdi.

Kısacık, “Bakanlığın, 1 Ocak 2027'den sonra bir düzenleme yapacağı söyleniyor. Peki, bugüne kadar emeklilerimizin çektiği sıkıntıların, yaşadığı yoksulluğun bedelini kim ödeyecek?” diye sordu.

Emeklilerin ekonomik koşullarının seçim takvimine bağlı olmadan iyileştirilmesi gerektiğini ifade eden Kısacık, “Emeklilerimizin ihtiyacı geçici, seçim amaçlı iyileştirmeler değil, insanca yaşamalarını sağlayacak kalıcı bir emeklilik düzenlemesidir.” sözleriyle hükümete çağrıda bulundu.

“Bir gün farkla emekliliği yıllarca ertelenen insanlar var”

Emeklilikte yaşa takılanlara yönelik düzenlemenin ardından ortaya çıkan kademeli emeklilik taleplerini de gündeme getiren Kısacık, sigorta başlangıç tarihleri arasındaki küçük farkların vatandaşlar açısından ciddi emeklilik süresi farklılıklarına yol açtığını belirtti.

Kısacık, “EYT düzenlemesi yapıldı ama bu kez başka bir mağduriyet ortaya çıktı. Bir gün farkla emekliliği yıllarca ertelenen insanlar var. Primini tamamlamış, kendisinden daha az prim ödeyenler emekli olmuş ama kendisi hâlâ yaşını bekliyor. Bu insanların sorunlarına çözüm bulmak zorundayız.” dedi.

Kademeli emeklilik bekleyen vatandaşların taleplerini duyurmak amacıyla örgütlendiğini ancak Bakanlıkla görüşme konusunda sorun yaşadığını belirten Kısacık, ilgili derneklerin randevu taleplerinin karşılanması gerektiğini söyledi.

“Bir dernek 74 kez randevu talep ettiğini söylüyor”

Kademeli emeklilik konusunda faaliyet gösteren derneklerin uzun süredir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından görüşme talep ettiğini ifade eden Kısacık, Bakan Vedat Işıkhan’a doğrudan seslendi.

“Üstelik bu vatandaşlarımız seslerini duyurmak için örgütleniyor, haklarını arıyor ama bakanlıktan randevu bile alamıyor. Bir dernek 74 kez randevu talep ettiğini söylüyor. Üç buçuk yıldır görüşme bekleyen insanlardan söz ediyoruz.”

Vatandaşların taleplerinin dinlenmesinin kamu yönetiminin temel sorumluluklarından biri olduğunu vurgulayan Kısacık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ülkenin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak bu vatandaşlarımızla görüşün, taleplerini dinleyin, imkânlarınızı ve kısıtlarınızı anlatın. Devlet kurumları vatandaşın sesini duymak ve sorunlarına çözüm aramak için vardır.”

Kısacık, kademeli emeklilik bekleyen vatandaşların sorunlarının çözümü için Bakanlık ile ilgili dernekler arasında doğrudan iletişim kurulmasını istedi.

“İş güvenliğinde bütün sorumluluk uzmanlara yüklenemez”

İş sağlığı ve güvenliği sistemindeki sorunlara da değinen DEVA Partili Kısacık, mevcut uygulamaların iş kazalarını önlemekte yetersiz kaldığını savundu.

İş güvenliği uzmanlarının görevlerini yerine getirmelerine rağmen meydana gelen kazalarda sorumlulukla karşı karşıya kaldıklarını belirten Kısacık, “İş kazaları azalmıyor, iş güvenliği uzmanları bütün sorumluluğun üzerlerine yüklenmesinden dolayı mesleklerini yapmak istemiyor.” dedi.

İş kazalarında sorumluluğun yalnızca iş güvenliği uzmanlarına yüklenmesinin doğru olmadığını ifade eden Kısacık, “Uzman riskleri tespit etmiş, gerekli uyarıları yapmış, tutanakları tutmuş ama bir iş kazası olduğunda yine uzman sorumlu tutuluyor.” sözleriyle uygulamadaki sorunlara dikkat çekti.

“İşverenlere ve yöneticilere iş güvenliği bilinci kazandırılmalı”

İşverenlerin iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi görevlendirmekle sorumluluklarının sona erdiğini düşünmemesi gerektiğini vurgulayan Kısacık, iş sağlığı ve güvenliğinin bütün tarafların katılımıyla yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Kısacık, “İşveren ise iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi çalıştırınca bütün sorumluluğunun ortadan kalktığını düşünüyor. Oysa işverenlere ve yöneticilere iş güvenliği bilinci kazandırmadan bu sistemi düzeltemeyiz.” ifadelerini kullandı.

İş kazalarının önlenmesi için yalnızca denetim mekanizmalarının yeterli olmayacağını belirten Kısacık, işverenlerden çalışanlara kadar herkesi kapsayan eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının önemine işaret etti.

“İş sağlığı ve güvenliği sadece denetimden ibaret olmamalıdır. İşvereninden çalışanına kadar herkesi kapsayan bir bilinçlendirme ve farkındalık seferberliği başlatılmalıdır. Aksi hâlde iş kazalarında insanlarımızı kaybetmeye devam ederiz.”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki konuşmasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a çağrıda bulunan Sadullah Kısacık, esnafın borç yükünün hafifletilmesi, emeklilere insanca yaşam koşulları sağlayacak kalıcı düzenlemelerin yapılması, kademeli emeklilik taleplerinin değerlendirilmesi ve iş sağlığı ve güvenliği sisteminin bütüncül bir yaklaşımla yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.