Ege Üniversitesinde COP31 Türkiye Gönüllülük Programı gençlerle buluştu

Ege Üniversitesi, İzmir’de düzenlenen “COP31 Türkiye Gönüllülük Programı” etkinliğinde genç gönüllüler ile akademisyenleri bir araya getirdi. Sürdürülebilir yaşamdan düşük karbonlu üretime, deniz ekosistemlerinden geri dönüşüme uzanan başlıkların ele alındığı programda, kampüslerde başlayan iklim çalışmalarının COP31 sürecine taşınması hedefi paylaşıldı.

Ekim 2, 2026 - 13:21
Ege Üniversitesinde COP31 Türkiye Gönüllülük Programı gençlerle buluştu

Ege Üniversitesi (EÜ), sürdürülebilir gelecek ve iklim değişikliği konusunda gençlerin sürece katılımını artırmak amacıyla “COP31 Türkiye Gönüllülük Programı” kapsamında İzmir’de etkinlik düzenledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vizyonu doğrultusunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilen program, EÜ Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda yapıldı.

Programa EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, senato üyeleri, EÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Muhammed Bahattin Tanyolaç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

“Sürdürülebilirlik artık bir ön koşuldur”

Etkinlikte konuşan EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, sürdürülebilirliğin bir tercih olmaktan çıktığını belirterek, insanın tüketim alışkanlıklarının doğal kaynaklar üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Prof. Dr. Boyacı, “Sürdürülebilirlik artık su ürünlerinden tarıma kadar her alanda öncelik haline getirmemiz gereken bir ön koşuldur. Dünyaya en çok zarar veren canlılar olarak ihtiyacımızın çok ötesinde tüketiyoruz. Bu yüzden işe yaşam felsefemizi değiştirmekle başlamalıyız.” dedi.

Yürüttükleri bir Avrupa Birliği projesinden örnek veren Boyacı, organik ürün tercihine ilişkin yaklaşımları aktararak, “Yürüttüğümüz bir AB projesinde çoğu ülke organik ürünü bireysel sağlığı için seçtiğini söylerken, Danimarkalıların bunu sırf çevreyi ve dünya kaynaklarını korumak amacıyla tercih etmesi bu yaklaşımın en somut örneğidir.” ifadelerini kullandı.

Şirketlerin gelecekte yalnızca ekonomik göstergelerle değerlendirilmeyeceğini kaydeden Boyacı, “Gelecekte şirketlerin hayatta kalması da elde ettikleri kârla değil, çevreye ne kadar az zarar verdikleri ve dünyaya sundukları katkıyla ölçülecektir. Kaynaklarımızı koruyarak gelecek nesillere huzurlu ve sağlıklı bir yaşam bırakma sorumluluğu artık siz gençlerin omuzlarındadır.” diye konuştu.

Midye yetiştiriciliğinde düşük karbon yol haritası

EÜ Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, “Mavi Üretimin Yeşil Dönüşümü: Midye Yetiştiriciliğinde Düşük Karbon Yol Haritası” başlıklı sunumunda midye yetiştiriciliğinin karbon ayak izi ve emisyonların azaltılmasındaki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dünya nüfusunun artışıyla birlikte gıda üretiminin iklim değişikliği ve kirlilik baskısı altında bulunduğunu belirten Prof. Dr. Şişman Aydın, “Dünya nüfusunun 2050 yılında 9,7 milyara ulaşması ve gıda ihtiyacının yüzde 88 artması beklenirken, gıda üretimi küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 25’ini oluşturuyor.” dedi.

Alternatif su ürünlerinin önemine işaret eden Şişman Aydın, “Dışarıdan yem gerektirmeyen, suyu filtreleyerek temizleyen ve karbonu kabuğunda hapsederek sağladığı ekosistem servisleri ile iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlayan midye gibi alternatif su ürünlerine yönelmemiz hayati önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de midye yetiştiriciliğinin gelişmekte olan bir sektör olduğunu belirten Şişman Aydın, “BM sürdürülebilir kalkınma amaçları ve AB yeşil mutabakat hedefleri doğrultusunda incelediğimiz bu alan, Türkiye'de yeni gelişmekte olan bir sektör olması sayesinde, en baştan düşük karbonlu, sürdürülebilir ve yeşil politikalarla tasarlanabilmesi için bizlere eşsiz bir fırsat sunmaktadır.” diye konuştu.

Kampüslerden COP31 sürecine iklim eylemi

UKX COP31 Alan Sorumlusu Betül Genç ise “COP31 Gönüllülük Programı: Kampüsten İklim Eylemine” başlıklı sunumunda programın küresel boyutunu ve gençlerin süreçte üstlenebileceği rolleri anlattı.

Genç, kampüslerde ortaya çıkan fikirlerin Türkiye’nin ev sahipliğindeki COP31 sürecinde küresel ölçekte iklim eylemine dönüşebileceğini vurguladı. İklim krizinin yalnızca çevresel bir konu olmadığını belirten Genç; enerji, tarım, mimarlık, yapay zeka ve iklim finansmanı gibi farklı alanların birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Programa 81 il ve 154 ülkeden 45 bin başvuru yapıldığını aktaran Genç, gençlere eğitimden saha tecrübesine kadar uzanan süreçte yeşil beceriler kazandırmayı amaçladıklarını belirtti.

Programın yaklaşımını “Konunu bul, rolünü seç ve harekete geç” sözleriyle özetleyen Genç, kampüslerde gelişen iklim eylemlerinin COP31 sürecine taşınacağını kaydetti.

Deniz habitatlarından geri dönüşüme farklı başlıklar ele alındı

Konferansta Prof. Dr. Melih Ertan Çınar, “İklim Değişikliğine Karşı Kırılgan Bir Deniz Altı Habitatı: Korallijen” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Özge Andiç Çakır, “VILLAGE-Küresel Mühendislik Eğitimi için Yenilikçi Sanal Öğrenme Laboratuvarları” başlıklı çalışmayı katılımcılarla paylaşırken, Kurumsal İletişim Sorumlusu Dilan Aytekin de “Kahve Dünyası Reform Paneli - Geri Dönüşüm Süreci” başlıklı sunum yaptı.

Ege Üniversitesindeki program, katılımcıların sorularının yanıtlandığı bölümün ardından toplu fotoğraf çekimiyle tamamlandı.