Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ali Kaya: “Eğitim çalışanlarının sorunları ertelenmeden çözülmeli”

Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ali Kaya, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla öğretmen istihdamından ücretlere, 4+4+4 sisteminden eğitimde şiddete, yer değişikliğinden ek ders ücretlerine kadar eğitim gündemini değerlendirdi. Kaya, olumlu adımlarda istikrar sağlanmasını ve eğitim çalışanlarının bekleyen sorunları için kalıcı çözümler geliştirilmesini istedi.

Eyl 14, 2026 - 16:00
Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ali Kaya: “Eğitim çalışanlarının sorunları ertelenmeden çözülmeli”

Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ali Kaya, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla eğitim ve eğitim çalışanlarının gündemindeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaya, yeni dönemin sorunların yalnızca okulun ilk günlerinde konuşulduğu değil, kalıcı çözümlerin hayata geçirildiği bir eğitim öğretim yılı olması gerektiğini belirtti.

Kaya, yeni eğitim öğretim yılının eğitim çalışanları, öğrenciler ve veliler açısından huzurlu ve verimli geçmesini istediklerini belirterek, “Eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümünün aynı zamanda eğitimin sorunlarının çözümü olduğu gerçeğinden hareketle, sorunlara çözüm üreten kalıcı ve kararlı adımlar atılmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

“PISA 2025 başarısında öğretmenlerin emeği ve fedakârlığı büyük”

Yeni döneme ilişkin olumlu gelişmeler arasında PISA 2025 sonuçlarını gösteren Kaya, Türkiye'nin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarındaki performansında eğitime yapılan yatırımların yanı sıra öğretmenlerin emeği, gayreti ve fedakârlığının önemli payı bulunduğunu söyledi.

Kaya, sonuçların aynı zamanda bölgeler ve okul türleri arasındaki başarı farklarına işaret ettiğini belirterek, eğitimde eşitsizliğin azaltılması için yeni adımlara ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.

“PIKTES istihdamı önemli bir çözüm adımı oldu”

Mülakat nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirttiği öğretmenlerin atama taleplerine PIKTES öğretmen alımı üzerinden çözüm üretilmesini değerlendiren Kaya, bunun Millî Eğitim Bakanlığı tarafından atılmış önemli bir adım olduğunu söyledi.

Kaya, iller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci hak tanınmasını ve 2023'te atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği imkânı verilmesini de eğitim çalışanlarının beklentilerine karşılık veren gelişmeler arasında gösterdi.

Buna karşın öğretmen açığı, öğretmen istihdamının bölgeler arasındaki dengesiz dağılımı, ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik, yer değişikliği sorunları, norm kadro fazlası personel, kariyer basamakları, ek ders ücretleri, okul yöneticiliği, güvenlik görevlisi ve yardımcı personel eksikliği gibi birçok başlığın çözüm beklediğini ifade etti.

“Zorlama ve dayatmalardan vazgeçilmeli”

Eğitim-Bir-Sen'in yeni eğitim öğretim yılında bazı eylem kararlarını sürdürdüğünü açıklayan Kaya, eğitim çalışanlarının kamu hizmetinin saygınlığına ve devlet memuru vakarına uygun olmak şartıyla kendi belirledikleri kılık kıyafetle görev yapmalarına ilişkin eylem kararının yenilendiğini bildirdi.

Kaya; proje görevi, ev ve kurum ziyaretleri, öğrenci ve veli ziyaretleri, öğrenci koçluğu, adli kurumlarda icap görevi, sosyal çalışmacı görevlendirmeleri, servis kontrolü ve okul dışı nöbet gibi görev tanımı dışında kaldığını ve ücret ödenmediğini belirttiği çalışmalara gönüllülük esasına göre katılım yönündeki eylem kararlarının sürdüğünü kaydetti.

Haftada bir gün nöbet tutulması ve ücreti ödenmeyen ikinci nöbetin yerine getirilmemesine ilişkin kararın devam ettiğini söyleyen Kaya, mesai saatleri dışında ve hafta sonlarında zorunlu tutulan kurs, seminer, çalıştay, toplantı, gezi, tören ve programlara katılmama kararının da sürdüğünü ifade etti.

“4+4+4 sistemi Millî Eğitim Şûrası'nda ele alınmalı”

Zorunlu eğitim sistemine de değinen Kaya, Eğitim-Bir-Sen'in Türkiye'de Zorunlu Eğitim Sistemi'ne Yönelik Saha Araştırması'nın sistemin son dört yıllık bölümünün yeniden değerlendirilmesine ihtiyaç bulunduğunu gösterdiğini söyledi.

Kaya, “4+4+4 zorunlu eğitim sistemini ve değişiklik taleplerini ele alacak özel bir Millî Eğitim Şûrası toplanmalıdır.” çağrısında bulundu. Zorunlu eğitim süresinin toplumun beklentileri ve hayatın gerçekleriyle uyumlu hâle getirilmesini isteyen Kaya, esnek ve modüler ortaöğretim modelleri üzerinde çalışılması gerektiğini ifade etti.

Yapılacak değişikliklerin eğitim paydaşlarının ve toplumun geniş kesimlerinin katılımıyla hazırlanması gerektiğini kaydeden Kaya, düzenlemelerin mağduriyet veya hak kaybı oluşturmamasının önem taşıdığını vurguladı.

“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin aksayan yönleri giderilmeli”

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin öğrencilerin bütüncül gelişimine önem veren bir anlayış ortaya koyduğunu belirten Kaya, modelin kavramsal beceriler, eğilimler, alan becerileri ve sosyal-duygusal öğrenme becerilerini Erdem-Değer-Eylem modeli üzerinden ele aldığını söyledi.

Uygulamada karşılaşılabilecek zorlukların giderilmesi amacıyla müfredatın bazı yapısal bileşenlerinde sadeleştirme yapılmasını isteyen Kaya, öğretmenlerin sürekli desteklenmesi, hizmet içi eğitimin yaygınlaştırılması ve öğretmene yardımcı araçların geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Eğitim çalışanlarının ücretlerindeki kayıplar telafi edilmeli”

Ekonomik koşulların eğitim çalışanları ve diğer kamu görevlilerinin alım gücünü düşürdüğünü ifade eden Kaya, maaş ve ücretlerdeki kayıpların giderilmesi gerektiğini belirtti.

Kaya, “Öğretmenin, eğitim çalışanlarının, memurun ve emeklinin enflasyon yükü seyyanen zamla giderilmelidir.” çağrısını yineledi.

Enflasyon beklentilerinin değişmesi durumunda maaş ve ücretlerin de güncellenmesini isteyen Kaya, gelir vergisinin memurlar için yüzde 15'e sabitlenmesini, evliler için yüzde 2,5 ve her çocuk için yüzde 2,5 oranında indirim uygulanmasını talep etti.

“Eğitimde şiddet iş güvenliği sorununa dönüşmemeli”

Okullarda şiddetin münferit olaylar olmaktan çıkarak iş güvenliği sorununa dönüştüğünü savunan Kaya, eğitim çalışanlarına yönelik saldırılar konusunda önleyici ve caydırıcı tedbirlerin güçlendirilmesini istedi.

Kaya, öğrenci disiplin yönetmeliğinin yenilenmesi, çocuklar ve gençler üzerinde etkili dijital ve sanal medya platformlarının kapsamlı biçimde incelenmesi ve şiddeti özendiren içeriklerle mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

Ailelerin çocuk gelişimi, dijital riskler ve davranış yönetimi konularında destekleneceği sürekli eğitim mekanizmaları oluşturulmasını isteyen Kaya, “Eğitimde şiddetle mücadelede olay sonrası müdahale yerine önleyici ve erken müdahale yaklaşımı esas alınmalıdır.” değerlendirmesini yaptı.

Okullar, sosyal hizmetler, sağlık ve güvenlik birimlerinin birlikte çalışacağı entegre erken uyarı sistemleri kurulmasını isteyen Kaya, öğretmenlere sınıf yönetimi, kriz yönetimi ve şiddetle mücadele alanlarında uygulamalı eğitim verilmesi gerektiğini kaydetti.

“Her eğitim kurumuna rehber öğretmen normu verilmeli”

Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin öğrencilerin akademik, psikolojik, sosyal ve fiziksel gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Kaya, şiddet, akran ve siber zorbalık ile madde ve teknoloji bağımlılığı gibi sorunlarda profesyonel müdahalenin önemine dikkati çekti.

Kaya, öğrenci sayısına bakılmaksızın her eğitim kurumuna bir rehber öğretmen normu verilmesini istedi.

“Eğitimde kadrolu istihdam esas olmalı”

Öğretmen açığının giderilmesinin eğitim sisteminin niteliğinin yükseltilmesi açısından temel şartlardan biri olduğunu belirten Kaya, yeterli sayıda öğretmen ataması yapılması gerektiğini ifade etti.

Ücretli öğretmenlik uygulamasının kaldırılmasını isteyen Kaya, öğretmen ihtiyacının kadrolu atamalarla karşılanması çağrısında bulundu.

Kaya, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının da kaldırılması gerektiğini belirterek, “Sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilmeli, bu süreç beklenmeden mazerete ve isteğe bağlı yer değişikliği hakkı başta olmak üzere kadrolu öğretmenlere tanınan haklardan yararlandırılmalıdır.” dedi.

“3600 ek gösterge sözü yerine getirilmeli”

Kamu personeli arasındaki çalışma barışının güçlendirilmesi için kademe ve derece ilerlemesiyle ek göstergenin ilişkilendirildiği bir sistem oluşturulmasını isteyen Kaya, her kadro unvanının birinci dereceye kadar yükselebilmesi gerektiğini söyledi.

Kaya, birinci dereceye ulaşan kamu görevlilerinin ek göstergesinin en az 3600 olması yönündeki toplu sözleşme kararına ilişkin yasal düzenlemenin hayata geçirilmesini istedi.

“Öğretmenlerin yer değişikliği sorunları giderilmeli”

Öğretmen atama ve yer değiştirme süreçlerindeki sorunların mağduriyetlere ve motivasyon kaybına yol açtığını belirten Kaya, dezavantajlı bölgelerde görev yapan eğitim çalışanları için gönüllülüğü esas alan teşvik mekanizmalarının oluşturulmasını istedi.

Norm kadro esaslarının bölge ve okul bazında daha esnek hâle getirilmesini öneren Kaya, norm kadro fazlası öğretmenlere yönelik resen atamaların tümüyle kaldırılması gerektiğini söyledi.

Ailelerinden ve evlerinden kilometrelerce uzaktaki okullara resen atanan öğretmenlerin zaman ve maliyet açısından ağır yüklerle karşılaştığını belirten Kaya, geçmiş yıllarda açılan davalarda verilen kararların ve gerekçelerinin dikkate alınmasını istedi.

“İstihdamda güçlük çekilen bölgeler teşvik edilmeli”

Bazı bölgelerde kalıcı öğretmen istihdamının sağlanamamasının eğitimdeki bölgeler arası farklılıkları artırdığını belirten Kaya, zorunlu hizmet ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamalarının soruna kalıcı çözüm getirmediğini savundu.

Kaya, zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan eğitimcilere illerin mahrumiyet durumlarına göre yüzde 10 ile yüzde 90 arasında ilave özel hizmet tazminatı ödenmesi taleplerini yineledi.

“Eğitim kurumu yöneticiliği profesyonel meslek olarak yapılandırılmalı”

Eğitim yönetiminde kalıcı bir modele ihtiyaç olduğunu ifade eden Kaya, eğitim kurumu yöneticiliğinin ikinci görev kapsamından çıkarılmasını ve kadrolu bir meslek hâline getirilmesini istedi.

Yönetici atamalarında yazılı sınav puanı ile nesnel ölçütlere dayalı mesleki çaba ve başarı değerlendirmesinin esas alınması gerektiğini belirten Kaya, uzun vadeli ve öngörülebilir bir yönetici seçme sisteminin kurulması çağrısında bulundu.

“Ek ders birim ücretleri en az iki kat artırılmalı”

Ek ders ücretlerine esas gösterge rakamlarının 2006 yılından bu yana değiştirilmediğini belirten Kaya, branşlar ve okul türleri arasındaki ücret farklılıklarının giderilmesi gerektiğini söyledi.

Kaya, ek ders birim ücretlerinin en az iki kat artırılmasını talep etti. Öğretim yılına hazırlık ödeneğinin de yalnızca öğretmenlerle sınırlı tutulmamasını isteyen Kaya, Millî Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatındaki tüm hizmet sınıflarında görev yapan eğitim çalışanlarının ödenekten yararlandırılması gerektiğini belirtti.

“Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları yapılmalı”

Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görevde yükselme ve unvan değişikliği kapsamındaki boş kadrolara dikkati çeken Kaya, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının gerçekleştirilmesini ve sınav takviminin açıklanmasını istedi.

Eğitim-Bir-Sen'in bu sınavların en geç iki yıllık periyotlarla tekrarlanması yönündeki talebini Kurum İdari Kurulu toplantılarında dile getirdiğini aktaran Kaya, gerekli çalışmaların Personel Genel Müdürlüğü tarafından başlatılması yönünde karar alındığını belirtti.

“Hizmetli ve memurların mali hakları iyileştirilmeli”

Genel idare, teknik hizmetler, yardımcı hizmetler ve diğer hizmet sınıflarında çalışan personelin mali ve özlük haklarının iyileştirilmesini isteyen Kaya, yardımcı hizmetler sınıfındaki görev tanımı belirsizliklerinin giderilmesi gerektiğini söyledi.

Aşçıların teknik hizmetler sınıfına, yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının ise genel idare hizmetleri sınıfına geçirilmesini isteyen Kaya, memur ve hizmetlilerin görev tanımlarının açık şekilde yapılması gerektiğini ifade etti.

Kaya, haftalık 40 saati aşan çalışmalar için personele fazla çalışma ücreti ödenmesi veya karşılığında izin kullandırılması gerektiğini kaydetti.

“Şube müdürlerinin ve şeflerin sorunları çözülmeli”

Şube müdürü ve şeflerin özlük haklarının görev, yetki ve sorumluluklarıyla uyumlu hâle getirilmesini isteyen Kaya, aynı işi yapan aynı unvanlı personel arasında mali haklar bakımından farklılık oluşturulmaması gerektiğini belirtti.

Öğretmen unvanını kazanmış bütün eğitim çalışanlarının kariyer basamakları kapsamındaki unvan ve mali haklardan yararlanabilmesini isteyen Kaya, şube müdürlerinin rotasyondan kaynaklanan sorunlarının da çözüme kavuşturulması çağrısında bulundu.

“Okullarda yardımcı personel sorunu kadrolu istihdamla çözülmeli”

Okullarda temizlik ve güvenlik hizmetlerinin sağlıklı yürütülmesi için yeterli sayıda yardımcı personele ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Kaya, geçici istihdam programlarının kalıcı çözüm oluşturmadığını söyledi.

İşgücü Uyum Programı'nın iş güvencesi ve gelir bakımından yeterli olmadığını savunan Kaya, sınıf ve öğrenci sayısı, mevcut personel ve okul büyüklüğü dikkate alınarak her okula özel ödenek tahsis edilmesini istedi.

“Proje okullarında süreçler mağduriyet üretmemeli”

Özel program ve proje uygulayan eğitim kurumlarında öğretmen ataması ve yönetici görevlendirme süreçlerini de değerlendiren Kaya, görevini başarıyla sürdüren öğretmen ve yöneticilerin somut bir gerekçe ortaya konulmadan yeniden görevlendirilmemesinin hak kaybına yol açtığını savundu.

Kaya, görevleri sona eren öğretmen ve yöneticilerin atanacakları eğitim kurumlarının tercihler doğrultusunda belirlenmesini isteyerek, “Proje okullarında takdir yetkisine dayanan tasarruflarla öğretmenler mağdur edilmemelidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Ali Kaya, yeni eğitim öğretim yılında eğitim çalışanlarının beklentilerini karşılayan, çalışma şartlarını iyileştiren ve eğitimin niteliğini yükselten politikaların uygulanması çağrısında bulunarak, öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının sorunlarının ertelenmeden kalıcı, adil ve çözüm odaklı politikalarla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI