HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban: “Tıp değişirken hukuk geride kalamaz”

HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban başkanlığındaki heyet, Ankara’da Adalet Bakan Yardımcısı Abdullah Aydoğdu’yu ziyaret etti. Görüşmede Hekimlik Meslek Kanunu, malpraktis, bilirkişilik süreçleri, sağlıkta şiddet, hekimlerin hukuki güvencesi ve yapay zekâ çağında tıbbi sorumluluğun sınırları ele alındı.

Eyl 23, 2026 - 20:03
HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban: “Tıp değişirken hukuk geride kalamaz”

Hekimler Birliği Sağlık ve Sosyal Hizmetler Çalışanları Sendikası (HEKİMSEN), hekimlerin mesleki ve hukuki güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları kapsamında 23 Eylül 2026’da Ankara’da Adalet Bakanlığı ile bir görüşme gerçekleştirdi. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Dr. Haçim İzol ve Dr. Neval Yalçın’dan oluşan heyet, Adalet Bakan Yardımcısı Abdullah Aydoğdu’yu makamında ziyaret etti.

Görüşmede Hekimlik Meslek Kanunu çalışması, malpraktis uygulamaları, hekimlerin hukuki güvencesi, bilirkişilik süreçleri, sağlıkta şiddet ve mesleki sorumluluğun sınırları değerlendirildi.

Hekimlik Meslek Kanunu İçin Bütüncül Yasal Çerçeve Vurgusu

HEKİMSEN, üzerinde çalıştığı Hekimlik Meslek Kanunu’nu yalnızca hekimlerin özlük haklarına ilişkin bir düzenleme olarak değerlendirmediğini bildirdi. Sendika, düzenlemenin Türkiye’de hekimliğin mesleki bağımsızlığını, yetki alanını, sorumluluk sınırlarını ve hukuki güvencelerini bütüncül biçimde tanımlayacak bir yasal çerçeve oluşturmasını hedeflediğini aktardı.

Görüşmede komplikasyon ile tıbbi kusurun bilimsel ölçütler doğrultusunda birbirinden ayrılması gerektiği ifade edildi. Sağlık sisteminin organizasyonundan kaynaklanan sorunlarla hekimin bireysel sorumluluğunun doğru şekilde ayrıştırılması ve tıbbi sorumluluk hukukundaki öngörülebilirliğin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, hekimlik mesleğinin yüksek düzeyde bilimsel ve hukuki sorumluluk taşıdığını belirterek, “Biz hekimi sorumluluktan uzaklaştıran değil; sorumluluğun sınırlarını bilimsel gerçeklerle belirleyen bir sistem istiyoruz. Komplikasyonla kusurun, sistem hatasıyla bireysel hatanın birbirinden ayrıldığı; hekimin klinik kararını hukuki belirsizlik altında vermek zorunda kalmadığı bir yapıya ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı.

“Malpraktis Yalnızca Hekimin Değil, Sağlık Sisteminin Meselesi”

Toplantıda malpraktis uygulamalarının hekimler ve sağlık sistemi üzerindeki etkileri de gündeme geldi. Hukuki belirsizliğin defansif tıp uygulamalarını artırabileceği, bunun hekimlerin çalışma hayatının yanı sıra hasta güvenliği, sağlık hizmetlerinin etkinliği ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından da değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Bilirkişilik süreçleri de görüşmede ele alınırken, değerlendirmelerde ilgili uzmanlık alanının bilimsel standartlarının esas alınmasının önemine işaret edildi. Tıbbi değerlendirmelerin güncel bilimsel veriler doğrultusunda yapılması gerektiği vurgulandı.

“Hekim Güvenliği Aynı Zamanda Hasta Güvenliğidir”

Görüşmenin bir diğer başlığını sağlıkta şiddet oluşturdu. HEKİMSEN, sağlık çalışanlarının fiziksel ve psikolojik güvenliğinin yalnızca çalışan hakkı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, güvenli çalışma ortamının aynı zamanda güvenli sağlık hizmetinin temel koşullarından biri olduğunu bildirdi.

Sendika, sağlıkta şiddetle mücadelenin olay gerçekleştikten sonra devreye giren yaptırımlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Önleyici mekanizmaların geliştirilmesi, etkin soruşturma süreçlerinin işletilmesi ve sağlık kurumlarında güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasının birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi.

Yapay Zekâ Çağında Hekimin Hukuki Sorumluluğu Gündemde

Adalet Bakanlığı’ndaki görüşmede tıp hukukunun geleceğine ilişkin gelişmeler de değerlendirildi. Yapay zekâ destekli klinik karar sistemleri, dijital sağlık uygulamaları ve yeni tıbbi teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte hekimlerin hukuki sorumluluğuna ilişkin yeni meselelerin ortaya çıkabileceğine dikkat çekildi.

HEKİMSEN, teknolojik dönüşüm tamamlandıktan sonra hukuki düzenlemeler yapılması yerine, Türkiye’nin yapay zekâ ve dijital sağlık alanındaki dönüşümünün hukuki altyapısının bugünden hazırlanması gerektiğini dile getirdi.

Uzm. Dr. Adil Kurban, “Tıp değişirken hukuk geride kalamaz. Bugün yapacağımız düzenlemeler yalnızca bugünün hekimlerini değil, önümüzdeki yıllarda yetişecek hekimlerin hangi şartlarda mesleklerini icra edeceğini de belirleyecek. Hekimlik Meslek Kanunu’na bu nedenle uzun vadeli bir meslek politikası olarak bakıyoruz.” dedi.

“Hekimliğin Hukukunu Geleceğe Hazırlamak İstiyoruz”

HEKİMSEN, yeni dönemde hekimlerin çalışma hayatındaki sorunların yanı sıra tıp, hukuk, teknoloji ve sağlık politikalarının kesiştiği alanlarda çözüm ve mevzuat önerileri geliştirmeyi hedeflediğini açıkladı.

Hekimlik Meslek Kanunu çalışmalarının ilgili kamu kurumları, hukukçular, akademisyenler ve hekimlerin katkılarıyla geliştirilmesinin amaçlandığı belirtilirken, bilimsel gerçeklik ile hukuki güvenlik arasında sürdürülebilir bir yapı kurulmasının hedeflendiği kaydedildi.

Görüşmenin ardından HEKİMSEN heyeti, Adalet Bakan Yardımcısı Abdullah Aydoğdu’ya kabulü ve değerlendirmeleri dolayısıyla teşekkür etti.

HEKİMSEN, görüşmeye ilişkin mesajında, “Güçlü sağlık sistemi; bilimsel kararını güvenle verebilen, sorumluluğunun hukuki sınırlarını bilen ve mesleğini şiddet tehdidinden uzak şekilde icra edebilen hekimlerle mümkündür. Türkiye’nin geleceğin tıbbına hazırlanırken, geleceğin hekimlik hukukunu da bugünden inşa etmesi gerekir.” ifadelerine yer verdi.