İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz: “Şehidin astı üstü, gazinin birincisi ikincisi olmaz”

İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, TBMM’de şehit yakınları ve gazilere ilişkin düzenlemeleri içeren 9 maddelik kanun teklifi üzerine yaptığı konuşmada teklifin kapsamını, hazırlık sürecini ve haklar arasındaki farklılıkları eleştirdi. Uz, gazilik statüsünden aylıklara, sosyal haklardan yeniden muayeneye kadar kapsamlı ve eşitlikçi tek bir yasal düzenleme yapılması çağrısında bulundu.

Ağu 9, 2026 - 14:03
İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz: “Şehidin astı üstü, gazinin birincisi ikincisi olmaz”

İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda İYİ Parti Grubu adına yaptığı konuşmada, şehit yakınları ve gazilere yönelik düzenlemeler içeren kanun teklifini değerlendirdi. Teklifin 4 farklı kanunda değişiklik yaptığını ve yürürlük ile yürütme hükümleriyle birlikte 9 maddeden oluştuğunu belirten Uz, İYİ Parti’nin şehit yakınları ve gazilere sağlanacak hak artışlarını desteklediğini ancak düzenlemenin kapsamı ve hazırlanma yöntemine itiraz ettiklerini söyledi.

“Biz hiçbir hak artışına karşı değiliz”

Uz, teklifin 3 Ağustos’ta TBMM Başkanlığına sunulduğunu ve iki gün sonra Millî Savunma Komisyonuna geldiğini belirterek, “Biz hiçbir hak artışına karşı değiliz, gazimize verilecek her bir imkânın, şehit ailesine tanınacak her bir hakkın yanındayız.” dedi.

Düzenlemenin şehitlik, gazilik, vazife malullüğü, sosyal güvenlik ve kamu maliyesi gibi farklı alanları kapsadığını kaydeden Uz, hazırlık sürecinde ilgili kesimlerin yeterince dinlenmediğini savundu. Uz, “Kaç kişinin düzenlemeden yararlanacağında bir açıklık yok. Sağlık kurullarının kapasitesi neden ortaya konulmuyor? Bütçe etkisi neden madde madde hesaplanmamış? Hangi gazi derneğinin hangi önerisi kabul edilmiş, bir veri yok.” ifadelerini kullandı.

Gaziler, vazife malulleri, terörle mücadele gazileri, 15 Temmuz gazileri, şehit aileleri ve ilgili derneklerin ayrı ayrı dinlenmesi gerektiğini belirten Uz, söz konusu kesimlerin komisyon sürecine katılımına ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

Uz, “Şehit aileleri ve gaziler için bir randevu mekanizması oluşturmamak Gazi Meclisin büyük bir ayıbıdır diye özellikle belirtiyorum.” dedi.

Anayasa’nın 61’inci maddesini hatırlattı

Anayasa’nın 61’inci maddesine atıfta bulunan Uz, devletin harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle malul ve gazileri koruma yükümlülüğü bulunduğunu söyledi.

Uz, “Bu, doğrudan anayasal sorumluluktur yani gazimize verilen hak sadaka değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

Orduevleri ve askerî tesislere ilişkin eleştiri

Uz, konuşmasında er statüsündeki gazilerin orduevleri, askerî kamplar ve bazı sosyal tesislerden yararlanmasına ilişkin uygulamaları da gündeme getirdi. Bazı kişilerin referansla verilen “tanınmış kişi giriş kartı” üzerinden bu tesislere girebildiğini öne süren Uz, gazilerin aynı imkânlardan yararlanamamasını eleştirdi.

“Aylıkları en yüksek emsal tutar üzerinden eşitleyin”

Gazilerin statüleri ve bağlanan aylıklar arasındaki farklılıklara dikkat çeken Uz, 5434, 2330, 3715 ve 5510 sayılı kanunlar kapsamında bağlanan aylıkların en yüksek emsal tutar üzerinden eşitlenmesini istedi.

Uz, “Biz İYİ Parti olarak ne diyoruz; 5434-2330-3715 ve 5510 sayılı Kanunlarla bağlanan aylıkları en yüksek emsal tutar üzerinden eşitleyin diyoruz.” ifadelerini kullandı.

Görev nedeniyle sonradan ortaya çıkan fiziksel ve psikolojik rahatsızlıkların da kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uz, kalıcı engellilik oranı aranmaksızın görev veya hizmet nedeniyle tedavi gerektiren fiziksel ya da psikolojik zarara uğrayanlara gazilik statüsü verilmesini önerdiklerini söyledi.

Uz ayrıca TOKİ konutu ve kira desteği sağlanması, kamu istihdam hakkının genişletilmesi, ÖTV istisnası getirilmesi ve şehit çocuklarının devlet, vakıf ve özel eğitim kurumlarından ücretsiz yararlanabilmesine yönelik düzenleme yapılması gerektiğini kaydetti.

Şehit anne ve babaları için ayrı ödeme talebi

Teklifin 1’inci maddesine ilişkin değerlendirmesinde şehit anne ve babalarına yapılacak ödeme konusunda eleştirilerini dile getiren Uz, “Anne babaya ayrı birer asgari ücret vermek çok mu zor? Anne ve baba evlat acısını ikiye bölüp mü yaşıyorlar ki siz bir maaşı ikiye bölüp bu insanlara reva görüyorsunuz?” diye konuştu.

Muhtaç gazi ve malullere ilişkin ödemenin asgari ücretin 2 katından 2,5 katına çıkarılmasını öngören maddeyi de değerlendiren Uz, fizik tedavi, rehabilitasyon, yardımcı cihazlar ve sosyal güvenlik ihtiyaçlarının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

“Kurşun diploma sormuyor”

Teklifin terörle mücadele kapsamında vazife malulü olan erbaş ve erler, güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarına ilişkin maddesinde eğitim düzeyi ve derece esaslı hesaplamanın devam ettiğini belirten Uz, bu farklılığın kaldırılmasını istedi.

Uz, “Kurşun diploma sormuyor, mayın patlamadan önce mezuniyet belgesi aramıyor, şarapnel askerin omzundaki rütbeyi okuyup ona göre saplanmıyor.” ifadelerini kullandı.

Aynı olayda yaralanan ve aynı operasyonda görev yapan kişiler arasında statü farklılığının devam ettiğini savunan Uz, “Şehidin astı, üstü olmaz; gazinin birincisi, ikincisi olmaz. Vatan için verilen canın emsali en yüksek emsaldir.” dedi.

Tek ve müstakil kanun çağrısı

Uz, terörle mücadelede yaralanan bazı kişilerin aylık dışındaki sosyal haklar bakımından 1005 sayılı Kanun kapsamındaki haklardan yararlanmasını öngören düzenlemeye ilişkin olarak, hakların genişletilmesini desteklediklerini ancak hukuki zemine itiraz ettiklerini belirtti.

Uz, “Şehitlerimiz ve gazilerimiz için tek, kapsamlı, açık ve müstakil bir kanun çıkarılması elzemdir.” ifadelerini kullandı.

Bir yıllık başvuru süresine itiraz

Mermi, şarapnel, patlayıcı, termal etki veya yakın muharebe saldırıları sonucu yaralandığı hâlde malul sayılmayan bazı personele aylık bağlanmasını öngören maddeyi de değerlendiren Uz, düzenlemenin yalnızca kanunun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşen olayları kapsamasını eleştirdi.

Başvuru için bir yıllık süre öngörülmesine de karşı çıkan Uz, “Kanunun yürürlüğe girmesinden bir gün önce yaralanan hak sahibi olacak, bir gün sonra yaralanırsa olamayacak. Aynı mayın, aynı yara, aynı fedakârlık fakat takvim yaprağı farklı sonuçlar doğuruyor.” dedi.

Görev sırasında meydana gelen olaylarda illiyet bağının bulunduğunun kabul edilmesi ve aksini ispat yükünün idareye bırakılması gerektiğini savunan Uz, fiziksel yaraların yanı sıra psikolojik etkilerin de değerlendirilmesini istedi.

Uz, “Savaşın yarası yalnızca gözle görülen yara değildir, bazı gazilerimiz bedenlerinde şarapnel taşır, bazıları zihinlerindeki hiç bitmeyen bir çatışmanın sesini taşır.” ifadelerini kullandı.

“Yeniden muayene hakkının yaş sınırı olmamalıdır”

Teklifte yeniden muayeneye ilişkin 55 yaş sınırını da eleştiren Uz, bu sınırın hangi bilimsel gerekçeye dayandığının açıklanmasını istedi.

Uz, “Görev kaynaklı hastalıklar takvime bakarak ortaya çıkmazlar. Tıbbi illiyet kurulabildiği sürece yeniden muayene hakkının yaş sınırı olmamalıdır.” dedi.

“Sözünüz başka, cetveliniz başka olamaz”

15 Temmuz gazileri, terörle mücadele gazileri, vazife malulleri, erler ve subaylar için farklı mevzuat ve hesaplama yöntemleri uygulanmasına karşı çıkan Uz, tüm gaziler için eşitlik temelinde düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.

Uz, “15 Temmuz gazisi de güneydoğu gazisi de aynı duyguyla bayrağının, devletinin ve milletinin yanında yer almıştır. Şehidi ve gaziyi ayırmaktan vazgeçin.” diye konuştu.

Farklı gösterge ve hak rejimlerinin kaldırılmasını isteyen Uz, “Bir taraftan ‘Ayrım yapmıyoruz.’ diyeceksiniz, diğer taraftan da kanun metninde farklı gösterge ve hak rejimleri kuracaksınız. Sözünüz başka, cetveliniz başka olamaz.” ifadelerini kullandı.

“Gazi devlete yük değildir, şehit ailesi bütçe açığı değildir”

Uz, konuşmasının son bölümünde şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin siyasi süreçlerden bağımsız biçimde ele alınması gerektiğini belirterek, hakların bütüncül, eşitlikçi ve kalıcı bir yasal güvenceye kavuşturulması çağrısı yaptı.

Şehit yakınları ve gazilere yönelik haklarda bütçe, sağlık, protez, psikolojik tedavi, ÖTV ve istihdam gibi başlıkların birlikte değerlendirilmesini isteyen Uz, “Gazi devlete yük değildir, şehit ailesi bütçe açığı değildir, onlar bu devletin alacaklısıdırlar.” dedi.

Devletin gazilere yönelik yaklaşımının uygulamadaki haklara göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Uz, “Devletin gücü konvoyların uzunluğuyla değil, gazisinin proteze kaç günde ulaştığıyla ölçülür. Devletin adaleti meydanlardaki nutuklarda değil, aynı siperde yaralanan 2 insana eşit hak verip vermediğiyle ölçülüdür.” ifadelerini kullandı.

Uz, şehitlik ve gazilik konusunun siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini belirterek, “Şehidin ve gazinin hakkını teslim etmelisiniz. Törenlerde ön sıraya oturup komisyonlarda kapıda bırakmamalısınız. Madalyayı göğsüne takıp hakkını dosyaların arasına sıkıştırmamalısınız.” diye konuştu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI