İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu: “Yalanların Bedeli 100 Milyarlarca Dolarken Hakikate 10 Bin Dolar Bedel Biçiyorlar”

İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, fon vurgununa ilişkin açıklamaları nedeniyle AK Parti Genel Merkezi tarafından hakkında 500 bin liralık tazminat davası açıldığını duyurdu. Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yolsuzluk iddialarını, kamu kurumlarının denetim sorumluluğunu ve siyasi baskı tartışmalarını gündeme getiren Kavuncu, “Bu tehditlerle bizleri sindiremezsiniz.” dedi.

Ekim 26, 2026 - 14:02
İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu: “Yalanların Bedeli 100 Milyarlarca Dolarken Hakikate 10 Bin Dolar Bedel Biçiyorlar”

İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında, kamuoyunda fon vurgunu olarak gündeme gelen olayla ilgili açıklamaları nedeniyle AK Parti Genel Merkezi'nin kendisine 500 bin liralık tazminat davası açtığını bildirdi. Kavuncu, davanın gerekçesi olarak gösterilen siyasi saygınlığın zedelenmesi iddiasına tepki göstererek, yolsuzluk iddialarının üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini söyledi.

Kavuncu, fon vurgununa ilişkin daha önce kullandığı “Bu, AK Parti’nin yol açtığı ve dibine kadar bulaştığı bir yolsuzluktur.” sözlerinin dava konusu yapıldığını belirterek, “Milletimizin cebinden ve hazinesinden 100 milyarlarca dolar buharlaştırdılar ama sanırım 10 bin dolarları eksik kalmış. Bunu da benden istiyorlar.” ifadelerini kullandı.

AK Parti'nin siyasi saygınlık gerekçesiyle dava açmasını eleştiren Kavuncu, “Millet nezdindeki saygınlığınızı görmek istiyorsanız sokağa çıkın. Çıktığınızda söylediklerimin çok hafif kaldığını, milletimizin bu konuda çok daha ağır ifadeler kullandığını göreceksiniz.” dedi.

“BU YOLSUZLUĞA BİZ Mİ YOL AÇTIK?”

Fon vurgununa ilişkin iddialarda adı geçen kişiler üzerinden AK Parti yönetimine sorular yönelten Kavuncu, siyasi sorumluluğun araştırılması gerektiğini savundu.

Kavuncu, şu ifadeleri kullandı:

“Bu yolsuzluğa biz mi yol açtık arkadaşlar? Örneğin SPK’nın yönetim kurulunda, İYİ Partili bir Adalet Bakanının eşi mi vardı? Ya da bu yolsuzluğa sebep olan bir şirketin yönetim kurulunda İYİ Parti'nin Tuzla ilçe başkanı mı vardı? Yaşanan yolsuzlukta bizim genel başkan yardımcılarımız Sayın Erhan Usta ve Sayın Burak Dalgın'ın adı mı geçti? Sayın Müsavat Dervişoğlu, adı geçen yetkililerin atamasını yapan kişi miydi? Bu nasıl bir kafadır?”

Kavuncu, söz konusu soruların kamuoyunun aydınlatılması açısından önem taşıdığını belirterek, yolsuzluk iddiaları karşısında sorumluların hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

“BEN Mİ YAPTIM BU HIRSIZLIĞI?”

Vatandaşların AK Parti'den yolsuzluk iddialarında sorumluluğu bulunan kişiler hakkında hukuki süreç başlatmasını beklediğini savunan Kavuncu, kendisine açılan davayı eleştirdi.

Kavuncu, “Ama AK Parti Genel Merkezi beni dava ediyor. Ben mi yaptım bu hırsızlığı? Ben mi yaptım bu yolsuzluğu? Bu vurgunun sebebi ben miyim? Siz, asıl dava açmanız gereken kişilere dava açmaktan bile aciz bir durumdasınız.” diye konuştu.

AK Parti'nin iddialara konu olan isimlere yönelik tutumunu da eleştiren Kavuncu, “Arkadaşlarınızın ceplerine indirdikleri yetmedi de benim 500 bin lira helal parama mı göz diktiniz? 2 milyar vurgun yapan bir genel başkan yardımcısına WhatsApp grubundan çıkarma cezası veriliyor ancak bu vurgunu dile getiren bana 500 bin liralık bir tazminat davası açılıyor.” ifadelerini kullandı.

“SAYGINLIĞINIZA EN BÜYÜK DARBEYİ YOL ARKADAŞLARINIZ VURDU”

AK Parti'nin dava gerekçesinde yer verdiği siyasi saygınlık iddiasına değinen Kavuncu, asıl sorumluluğun yolsuzluk iddialarında adı geçen kişilerde olduğunu öne sürdü.

Kavuncu, “Yol arkadaşlarınızdan çaldıkları paraların hesabını sorun. Mahkeme gerekçesinde bahsettiğiniz saygınlığınıza en büyük darbeyi yolsuzluğa bulaşan arkadaşlarınız vurdu. Saygınlığınızı kaybetmenizdeki en büyük sebep siz ve yol arkadaşlarınızdır.” değerlendirmesinde bulundu.

“BU TEHDİTLERLE BİZLERİ SİNDİREMEZSİNİZ”

İYİ Parti Sözcüsü olarak kamuoyunu ilgilendiren konularda açıklama yapmayı sürdüreceğini belirten Kavuncu, açılan tazminat davasının siyasi eleştirileri engellemeye yönelik olduğunu savundu.

Kavuncu, “Bu davanın bir bakıma anlamı şu: ‘Davayı açtık. Konuştuğun sürece devam edeceğiz’ diyorlar. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Bu milletin hakkını savunmak ve aramak için her gün daha yüksek sesle konuşacağız. Canımızdan başka verecek bir şeyimiz kalmasa da bu mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz.” dedi.

Anayasa'nın güvence altına aldığı siyaset yapma hakkına dikkat çeken Kavuncu, “Anayasa’nın bizlere verdiği siyaset yapma hakkını, elimizden almaya kalkışacak kadar kendinizi kaybetmiş ve arsızlaşmış durumdasınız. Bu tehditlerle bizleri sindiremezsiniz. Millet vicdanında mahkûm olan bizler değil sizlersiniz.” ifadelerini kullandı.

“KAMU GÜCÜ KULLANILARAK OLUŞTURULMUŞ BİR ORGANİZE SUÇ DURUMU VAR”

Fon vurgunuyla ilgili iddiaların yalnızca bireysel işlemlerle sınırlı olmadığını ileri süren Kavuncu, bazı siyasi isimler ve yakınlarına ilişkin mal varlığı tedbirlerini gündeme getirdi.

Kavuncu, “Bir genel başkan yardımcınız malı götürmüş, fahiş ve haksız kazanç elde etmiş. Bunların tamamı belgeleriyle sabit. Bununla bitmiyor. Bir başka genel başkan yardımcınızın oğlunun ise mal varlığına tedbir koyup bir saat sonra kaldırdınız. Bu da AK Parti’den.” diye konuştu.

Ekonomik sorunlara ve adalet arayışına da değinen Kavuncu, “Emeklinin açlık sınırında yer aldığı, öğrencinin perişanı olduğu, insanların adalet ile hakkını ve hukukunu aradığı ama bulamadığı ‘Türkiye Yüzyılı’ dediğiniz sloganın sahibi de sizin arkadaşınız doğru mu? Bu da sizin milletvekiliniz. Kurtarmaya çalıştınız. Sonra hakkında yakalama kararı çıktı. Bu da içinizden bir kişi.” ifadelerini kullandı.

Kavuncu, iddiaların kapsamına ilişkin değerlendirmesini, “Ortada çok açık ve net olarak, kamu gücü kullanarak oluşturulmuş bir organize suç örgütü, suç durumu var.” sözleriyle dile getirdi.

“BÜTÜN BUNLARI MAHKEMEDE TEK TEK ANLATACAĞIZ”

Fon vurgununa ilişkin şirketler ile siyasi isimler arasındaki bağlantılara dikkat çeken Kavuncu, AK Parti'de bir genel başkan yardımcısının yardımcılığını yapan kişinin Tera Portföy'de yönetim kurulu başkanı olduğunu, ÖZETA Yönetim Kurulu Başkanı'nın da AK Parti Tuzla İlçe Yönetim Kurulu'nda bulunduğunu ileri sürdü.

Kavuncu, söz konusu ilişkilerin araştırılması gerektiğini belirterek, “Biz ‘Dibine kadar bulaşmışsınız’ deyince de bu ifadeleri saygınlığınızın zedelendiğine dair bir gerekçe olarak söylüyorsunuz.” dedi.

Açılan davanın iddiaları yargı önünde dile getirmek açısından bir fırsat oluşturduğunu savunan Kavuncu, şöyle devam etti:

“Aslında bir taraftan da çok memnunuz. Çünkü bütün bu anlattıklarımızın sizin sayenizde mahkemede kayıt altına alınmasına imkân bulacağız. Bizi oraya çağıracaklar ve biz de bunları tek tek anlatacağız. Buna imkân verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum.”

“HEPİNİZ ORADAYDINIZ!”

Sermaye Piyasası Kurulu başta olmak üzere denetimden sorumlu kamu kurumlarının görevlerine değinen Kavuncu, fon vurgununda adı geçen bazı isimlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atandığını ileri sürdü.

Kavuncu, “İşin bir de bu tarafı var. En büyük sorumlulardan biri Sermaye Piyasası Kurulu. SPK, Denetleme Kurumu ya da bu konuda denetim yapması gereken birçok kurumla ilgili atama yazılarını yazan kişi Cumhurbaşkanı. ‘Biz dibine kadar bulaşmış’ deyince bu sizin hangi saygınlığınızı zedeliyor? Hepiniz oradaydınız!” ifadelerini kullandı.

Konunun gündemden düşürülmeye çalışıldığını iddia eden Kavuncu, “Şimdi bu konuyu unutturmaya çalışmayın. Bu konuyla ilgili yazı yazan, söz söyleyen insanları susturarak, bu konuyu unutturmaya çalışıyorsunuz. Bunun farkındayız.” dedi.

Milletvekillerinin eleştiri hakkının yargı yoluyla sınırlandırılmak istendiğini savunan Kavuncu, “Şimdi de milletin oyuyla ve iradesiyle, milletvekili olmuş bizleri açmış olduğunuz davalarla sindirmeye, susturmaya çalışıyorsunuz. Hadi oradan, hadi oradan.” diye konuştu.

“455 BİN İNSANIMIZ MAĞDUR OLMUŞ”

AK Partili bir genel başkan yardımcısının fon vurgununa ilişkin açıklamasını da değerlendiren Kavuncu, söz konusu kişinin “Tayyip Erdoğan'a böyle bir yanlış yapılmaz. Bu bizi çok üzdü.” ifadelerini kullandığını aktardı.

Kavuncu, açıklamada mağdur vatandaşlar yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın öne çıkarılmasını eleştirerek, “455 bin insanımız mağdur olmuş. İş adamlarımız, sanayiciler mağdur olmuş ama AK Parti Genel Başkan Yardımcısının yaşadığı üzüntü bu. Yani ‘Milletimiz umurumuzda değil. Bizim için tek bir kişi var. Bütün derdimiz, bütün tasamız odur’ diyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi sorumluluğun vatandaşlara karşı taşınması gerektiğini vurgulayan Kavuncu, “Bu nasıl bir akıldır? Biz bu milletin geleceğini ve vicdanını bunlara mı emanet edeceğiz? Türkiye'nin bir an önce bu kafadan, akıldan, zihniyetten kurtulması gerekiyor.” dedi.

“BİRİLERİNDEKİ ERDOĞAN KORKUSU ALLAH KORKUSUNUN ÜSTÜNE ÇIKMIŞ DURUMDA”

AK Parti yöneticilerine yönelik eleştirilerini sürdüren Kavuncu, siyasi değerlendirmelerde Türk milletinin öncelikli tutulması gerektiğini belirtti.

Kavuncu, “Bir kere de ‘Türk milleti’ deyin. Erdoğan’a değil, Türk milletine bu yanlış yapılmaz deyin. Ancak bu cümleyi kuramıyorsunuz. Erdoğan'dan önce Türk milleti var deyin. Allah korkunuz yok mu sizin? Birilerindeki Erdoğan korkusu Allah korkusunun üstüne çıkmış durumda.” ifadelerini kullandı.

“BU BEDEL İNANIN ÇOK HAFİF KALIR”

Hakkında açılan 500 bin liralık tazminat davasının kendisini susturamayacağını vurgulayan Kavuncu, kamuoyuna yansıyan yolsuzluk iddialarını gündemde tutacaklarını söyledi.

Kavuncu, “Yalanlarla milletimize verdikleri zararın yanında gerçeği söylediğimiz için istedikleri bu bedel inanın çok hafif kalır. Yalanların ve eğri düzenin bedeli 100 milyarlarca dolarken, hakikate 10 bin dolar bedel biçmeleri nasıl bir duruma düştüklerinin çok net bir göstergesidir. Bu onların ayıbıdır.” dedi.

Davanın AK Parti açısından daha büyük bir risk oluşturduğunu savunan Kavuncu, “Bu dava bizim için değil onlar için riskli. Gerçeği gizlemek için bizleri korkutmaya ve susturmaya çalışırken o kadar paniklediler ki şimdi bütün bu söylediklerimizi yargının huzurunda söyleyip kayıt altına aldırabilme imkânı da vermiş oldular.” ifadelerini kullandı.

“SİZ DOKUNULMAZ MISINIZ?”

Siyasi eleştirilere karşı açılan davaları da gündeme getiren Kavuncu, iktidarın eleştiriye tahammül göstermesi gerektiğini ifade etti.

Kavuncu, “Cumhurbaşkanı’nı eleştiriyoruz, mahkemeye veriyorsunuz. AK Parti’nin politikalarını eleştiriyoruz, mahkemeye veriyorsunuz. Ya siz kimsiniz? Siz dokunulmaz mısınız? Siz kutsanmış mısınız? Siz kendilerine söz söylenemez insanlar mısınız?” diye konuştu.

AK Parti yöneticilerinin kendilerine yönelik eleştirilere farklı bir yaklaşım sergilediğini savunan Kavuncu, “Bu arkadaşlarda ve bunlara benzeyen arkadaşların tamamında şöyle bir yaklaşım var: ‘Biz her şeyi söyleriz, her türlü hakareti yaparız.’ Ama biz yaptığınız yanlışları söyleyip, eksiklerinizi zikrettiğimiz zaman, siz ve size benzeyenler tahammül edemiyor.” dedi.

Kavuncu, “Kutsanmış ve dokunulmaz bir haliniz varmış gibi doğruları söylediğimizde hemen bir cezalandırma yoluna gidiyorsunuz.” ifadeleriyle eleştirilerini sürdürdü.

“BİZİM KADERİMİZ MİLLETİMİZİN İKİ DUDAĞININ ARASINDADIR”

Basın toplantısında siyasi sorumluluk ve millet iradesi vurgusu yapan Kavuncu, İYİ Parti'nin kamuoyunu ilgilendiren iddiaları gündeme taşımaya devam edeceğini belirtti.

Kavuncu, açıklamasını, “Bir genel başkan yardımcınızın söylediklerini biraz önce ifade ettim. Aslında sizin kaderiniz bir kişinin ama bizim kaderimiz milletimizin iki dudağının arasındadır.” sözleriyle tamamladı.