İzmir Avrupa kentlerini iklim için buluşturdu: Yerel çözümler ve metropoliten iş birliği masada

İzmir Büyükşehir Belediyesi, “İklim Gündeminin Büyükşehirlerde Uygulanması (CLI-MET)” projesinin ilk paydaş toplantısında Avrupa’daki metropol yönetimleri ile üniversiteleri Tarihi Havagazı Fabrikası’nda bir araya getirdi. İklim adaleti, finansman, metropoliten yönetişim ve kentler arası bilgi paylaşımının ele alındığı buluşmada, iklim hedeflerinin yerel ölçekte uygulamaya dönüştürülmesi için geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi.

Eyl 29, 2026 - 11:41
İzmir Avrupa kentlerini iklim için buluşturdu: Yerel çözümler ve metropoliten iş birliği masada


İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentlerin iklim değişikliğine karşı dirençliliğinin artırılması ve iklim politikalarının yerel düzeyde uygulanması amacıyla Avrupa’daki metropol yönetimleri ve üniversitelerle yürütülen “İklim Gündeminin Büyükşehirlerde Uygulanması (CLI-MET)” projesinin ilk paydaş toplantısına ev sahipliği yaptı.

Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, CLI-MET Proje Koordinatörü Ignazio Vinci ile Avrupa'nın farklı kentlerinden temsilciler katıldı. Toplantıda kentlerin iklim politikalarına ilişkin deneyimleri paylaşılırken, yerel yönetimlerin kapasitesini geliştirecek eğitim, finansman ve iş birliği olanakları değerlendirildi.

“İklim adaletinden de söz etmeliyiz”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, iklim değişikliğinin uzak geleceğe ilişkin bir sorun olmaktan çıktığını belirterek aşırı sıcaklık, kuraklık, su stresi ve orman yangınlarının etkilerinin kentlerde doğrudan hissedildiğini söyledi.

İklim krizinin toplumun bütün kesimlerini aynı ölçüde etkilemediğine işaret eden Okyay, “Yaşlı insanlar, çocuklar, düşük gelirli topluluklar, göçmenler ve hâlihazırda kırılganlıkları bulunan insanlar orantısız bir yük taşıyabiliyor. İklim eyleminden söz ettiğimizde iklim adaletinden de söz etmeliyiz.” dedi.

“Asıl zorluk, bu hedefleri uygulamaya dönüştürmek”

İklim değişikliğiyle mücadelede halk sağlığı, sosyal politika, gıda sistemleri, hareketlilik ve kentsel planlama gibi alanların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Okyay, güçlü hedefler belirlemenin tek başına yeterli olmadığını vurguladı.

Okyay, “Asıl zorluk, bu hedefleri uygulamaya dönüştürmek.” ifadelerini kullanarak kurumsal kapasite, teknik bilgi, güçlü ortaklıklar ve finansmana erişimin yanı sıra kentlerin birbirlerinin deneyimlerinden yararlanmasının önem taşıdığını belirtti.

“Şehirler uygulama laboratuvarlarıdır”

Kentlerin yalnızca iklim politikalarının uygulandığı alanlar olmadığını, aynı zamanda yeni çözümlerin geliştirilebildiği merkezler olduğunu belirten Okyay, “Şehirler uygulama laboratuvarlarıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

İklim finansmanının yerel yönetimler açısından daha erişilebilir hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Okyay, “CLI-MET gibi ağlar kentlerin kapasitesini geliştirmesi ve başarılı uygulamaların şehirler arasında paylaşılması açısından önemli. İzmir bu çabaya aktif olarak katkıda bulunmak istiyor.” ifadelerini kullandı.

“İklim sorununun çözümü de şehirlerde”

CLI-MET Proje Koordinatörü Ignazio Vinci, iklim değişikliğiyle mücadelenin çevresel boyutunun yanı sıra sosyal ve ekonomik yönlerinin de bulunduğunu belirtti. Vinci, kentlerin farklı paydaşları bir araya getirme ve iklim politikalarını yerel düzeyde uygulama kapasitesine dikkat çekti.

Metropoliten ölçekte iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Vinci, iklim politikalarının toplumsal ve ekonomik etkileri nedeniyle sivil toplum ile diğer paydaşların dahil edildiği diyalog ortamlarının oluşturulmasının önem taşıdığını söyledi.

“İklim politikaları kent sınırlarının ötesinde ele alınmalı”

Avrupa’nın yoğun ve çok merkezli kentsel yapısının iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir iş birliği zemini oluşturduğunu kaydeden Vinci, kent merkezleri ile çevresindeki yerleşimlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Vinci, iklim değişikliği, ulaşım ve hareketlilik gibi konuların yalnızca idari kent sınırları üzerinden değil, işlevsel kentsel alan ölçeğinde ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Metropoliten yönetişim masaya yatırıldı

Almanya TU Dortmund Üniversitesi’nden Prof. Dr. Karsten Zimmermann da “Metropoliten Yönetişim Cevapsa, Soru Neydi?” başlıklı sunumunda metropoliten yönetişimin kent politikalarındaki yerini değerlendirdi.

Zimmermann, arazi kullanımı, toplu taşıma, altyapı ve kamusal hizmetlerde koordinasyon ihtiyacına dikkat çekerek işlevsel kentsel alanlarla idari sınırlar arasındaki uyumsuzluğun metropoliten ölçekte yönetişim mekanizmalarına duyulan ihtiyacı artırdığını belirtti.

Avrupa kentleri deneyimlerini İzmir'de paylaştı

Çalıştay kapsamında Avrupa Metropoliten Bölgeler ve Alanlar (METREX) bünyesinde görev yapan Viviana Rubbo’nun moderatörlüğünde “Büyükşehir Ölçeğinde İklim Zorlukları” başlıklı panel düzenlendi.

Rubbo, farklı yönetim modellerine sahip Avrupa bölgeleri arasında uzmanlık ve deneyim paylaşımını güçlendiren METREX’in 1996’dan bu yana 50’nin üzerinde üyeyi bir araya getirdiğini söyledi. Kuruluşun kapasite geliştirme, araştırma ve uzmanlık ağlarının yanı sıra Avrupa kurumları nezdinde savunuculuk çalışmaları yürüttüğünü aktardı.

“Başarılı uygulamaları farklı bölgelere aktarıyoruz”

Panele çevrim içi katılan Coimbra Metropoliten Bölgesi Birinci Genel Sekreteri Jorge Brito, iklim değişikliğinin bölgede artan etkilerine dikkat çekti. Brito, Avrupa Birliği destekli projeler kapsamında orman yangınlarına karşı dirençlilik, doğa temelli çözümler ve istilacı türlerle mücadele alanlarında çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Başarılı uygulamaların yerel ölçekte test edilmesinin ardından farklı bölgelere aktarılması ve yaygınlaştırılması gerektiğini kaydeden Brito, kentler ve bölgeler arasındaki deneyim paylaşımının önemini vurguladı.

Ukrayna Lviv Belediyesi’nden Roman Kizyma ise savaş koşullarında bölgesel iş birliğinin ve gelecek kuşaklar için dirençli kentler oluşturmanın önemine dikkat çekti. Lviv’de de iklim değişikliğinin etkilerinin hissedildiğini belirten Kizyma, özellikle su yönetimi ve altyapının güçlendirilmesine yönelik çalışmaları aktardı.

Milano’da veriye dayalı iklim politikaları

İtalya’nın Milano Metropoliten Şehri yönetiminden Francesca Framba, iklim değişikliğine uyum çalışmalarını sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı doğrultusunda yürüttüklerini söyledi.

Framba, iklim ve çevre politikalarında araştırma, yenilikçilik ve veriye dayalı karar alma mekanizmalarının önemini vurgulayarak su, enerji ve atık gibi kaynakların yönetimine ilişkin bilimsel verilerin politika süreçlerine aktarıldığını belirtti.

İzmir’de gerçekleştirilen üç günlük çalıştayın tematik çalışma gruplarının toplantılarıyla devam edeceği, programın çarşamba günü gerçekleştirilecek saha ziyaretleriyle tamamlanacağı bildirildi.