İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nden Dijital Dışlanmaya Karşı Kapsayıcı Tasarım Çalışması

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi tarafından hazırlanan “Arayüzün Ötesi” çalışması, İyi Tasarım / Good Design İzmir etkinliğinde ziyaretçilerle buluştu. Tarihi Bıçakçı Han’da sergilenen üç aşamalı simülasyon, yaşlıların, engelli bireylerin ve dijital hizmetlere erişimde güçlük yaşayan vatandaşların karşılaştığı engelleri deneyimleme imkânı sunuyor. Çalışma, 28 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.

Ekim 20, 2026 - 14:18
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nden Dijital Dışlanmaya Karşı Kapsayıcı Tasarım Çalışması

İzmir Büyükşehir Belediyesi Akdeniz Akademisi tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen İyi Tasarım / Good Design İzmir etkinliği kapsamında, Eşrefpaşa Hastanesi Evde Bakım Şube Müdürlüğünün hazırladığı “Arayüzün Ötesi: Dijital Dışlanmaya Karşı Kapsayıcı Tasarım ve Kamusal Evde Bakım Ağı” adlı çalışma ziyaretçilerin ilgisine sunuldu.

Kent genelinde 30 Ekim’e kadar devam edecek etkinlik kapsamında Tarihi Bıçakçı Han’da sergilenen çalışma, 28 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek. Üç aşamalı simülasyon, dijital kamu hizmetlerine erişimde karşılaşılan fiziksel, işitsel ve teknolojik engelleri görünür kılmayı amaçlıyor.

Üç Aşamalı Simülasyonla Dijital Erişim Engelleri Gösteriliyor

Teknolojinin farklı ihtiyaçlara sahip bireyler için erişilebilir biçimde tasarlanması gerektiğine dikkat çeken çalışma, ziyaretçilere üç ayrı istasyonda deneyim sunuyor.

İlk istasyonda özel simülasyon ekipmanları kullanılarak dijital hizmetlere erişim sırasında karşılaşılan güçlükler deneyimleniyor. El titremesi ve görme sorunları gibi fiziksel koşulların ekran kullanımını nasıl etkilediği uygulamalı olarak gösteriliyor.

İkinci istasyonda menü ve şifre gerektirmeden sesli komutlarla çalışan kapsayıcı bir prototip tanıtılıyor. Sistem, okuma yazma bilmeyen, uzuv kaybı yaşayan veya dijital arayüzleri kullanmakta zorlanan vatandaşların taleplerini sesli komutlarla iletebilmesini esas alıyor.

Üçüncü istasyonda ise evde bakım personeli ile hizmet alan vatandaşlar arasındaki diyaloglardan oluşan ses kayıtları dinletiliyor. Böylece bakım hizmetlerinin yalnızca teknik süreçlerden oluşmadığı, insan ilişkileri ve dayanışmanın da hizmetin önemli bir parçası olduğu vurgulanıyor.

“Tasarımların Kimleri Dışarıda Bıraktığını Sorguladık”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Evde Bakım Şube Müdürlüğünde sosyolog olarak görev yapan Dilan Demir, çalışmanın dijital hizmetlerin farklı ihtiyaçlara sahip bireyler açısından erişilebilirliğini sorgulamak amacıyla hazırlandığını belirtti.

Sosyal yardım başvuru süreçlerinin fiziksel kısıtlılığı bulunmayan bireyler esas alınarak tasarlanabildiğine dikkat çeken Demir, şunları söyledi:

“Sosyal yardım hizmetlerine başvurularda, sağlam bedenler üzerine tasarlanan başvuru hizmetlerinin ne kadar erişilebilir olduğuna ilişkin bir farkındalık çalışması yaptık. Tasarımların engelli bireylere, kronik hastalara, yaşlılara ya da fiziksel kısıtlılığı bulunan kişilere ne kadar hitap ettiğini sorguladık.”

Çalışmanın üç aşamalı bir simülasyon üzerinden hazırlandığını aktaran Demir, dijital ekranların kullanımında yaşanan fiziksel zorlukları ziyaretçilere doğrudan deneyimletmek istediklerini ifade etti.

“Eli Titreyen Bir Vatandaşın Yaşadığı Zorlukları Gösterdik”

Simülasyonda kullanılan ekipmanlara ilişkin bilgi veren Dilan Demir, özellikle el titremesi yaşayan bireylerin dijital ekranları kullanırken karşılaştıkları güçlüklere odaklandıklarını kaydetti.

Demir, “İyi Tasarım etkinlik alanında üç aşamalı bir simülasyon geliştirdik. Örneğin, eli titreyen bir vatandaşın ekrandaki sekmeleri işaretlerken ne tür zorluklar yaşadığını göstermek için iş eldiveni kullandık.” dedi.

Fiziksel kısıtlılıkların dijital hizmetlere erişimde oluşturduğu engellerin deneyimlenmesini amaçladıklarını belirten Demir, çalışmada görme sorunlarına yönelik uygulamalara da yer verdiklerini açıkladı.

“Katarakt Rahatsızlığında Ekranın Nasıl Göründüğünü Deneyimlettik”

Yaşlı bireylerin dijital ekranları kullanırken karşılaşabildiği görme sorunlarını da ele aldıklarını ifade eden Dilan Demir, “Ayrıca koruyucu gözlüklere krem sürerek, özellikle yaşlılarda sık görülen katarakt rahatsızlığında ekranın nasıl görünebildiğini deneyimleme olanağı sunduk.” açıklamasında bulundu.

Bu uygulamayla dijital hizmetlerde kullanılan ekranların, yazıların ve yönlendirme sistemlerinin farklı görme koşullarına sahip vatandaşlar açısından ne ölçüde erişilebilir olduğuna dikkat çekildi.

“Sesli Komutlarla Taleplerin İletilebildiği Bir Sistem Kurguladık”

Çalışmanın ikinci aşamasında geliştirilen sesli komut prototipine ilişkin açıklamalarda bulunan Demir, dijital sistemlerin yalnızca dokunmatik ekranlar ve yazılı menüler üzerinden kullanılmasının bazı vatandaşlar açısından erişim engeli oluşturabildiğini belirtti.

Demir, “Sesli komut sistemiyle çalışan bir prototip hazırladık. Bu alanda okuma yazma bilmeyen veya uzuv kaybı yaşayan vatandaşların sesli komutlarla taleplerini iletebildiği, hizmet sunan kişilerin de bu talepleri karşılayabildiği bir sistem kurguladık.” ifadelerini kullandı.

Prototiple birlikte dijital hizmetlerin farklı fiziksel ve eğitimsel koşullara sahip bireylerin ihtiyaçlarına göre düzenlenebileceği gösterildi.

“Sosyal Yardım Hizmetlerinin İnsani Yönünü de Anlattık”

Üçüncü istasyonda evde bakım hizmetlerinin sosyal boyutuna dikkat çektiklerini belirten Dilan Demir, vatandaşlarla bakım personeli arasındaki iletişimi ses kayıtları aracılığıyla ziyaretçilere aktardıklarını söyledi.

Demir, “Üçüncü istasyonda ise sosyal yardım hizmetlerinin aynı zamanda sosyal bir çalışma olduğunu göstermek amacıyla evde bakım hizmeti veren çalışma arkadaşlarımızla vatandaşların diyaloglarını ses kayıtlarıyla aktardık.” dedi.

Bu bölümde, kamusal bakım hizmetlerinde vatandaşların ihtiyaçlarının anlaşılması, karşılıklı iletişimin güçlendirilmesi ve dayanışmanın sürdürülmesi üzerinde duruldu.

“Teknolojinin Kimleri Sürece Dahil Ettiğini Sorguladık”

Dijitalleşmenin kamusal hizmetlerde hız ve verimlilik sağlarken bazı vatandaşlar açısından yeni erişim engelleri oluşturabildiğine dikkat çeken çalışma, teknolojik tasarım süreçlerinde toplumsal eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Dilan Demir, çalışmanın yalnızca mevcut erişim sorunlarını göstermekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda dijital hizmetlerin tasarım anlayışını sorguladığını belirterek “Bu çalışmayla tasarımların ne kadar kapsayıcı olduğunu, kimleri dışarıda bırakıp kimleri sürece dahil ettiğini sorgulayan bir eleştiri de getirdik.” ifadelerini kullandı.

Tarihi Bıçakçı Han’da 28 Ekim’e Kadar Ziyaret Edilebilecek

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Evde Bakım Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Arayüzün Ötesi” çalışması, kamusal hizmetlerde teknolojinin vatandaşların ihtiyaçlarına uygun biçimde geliştirilmesine yönelik öneriler sunuyor.

Yaşlılar, engelli bireyler, kronik hastalar ve dijital okuryazarlığı sınırlı vatandaşların karşılaştığı sorunları deneyimleme imkânı sağlayan çalışma, 28 Ekim’e kadar Tarihi Bıçakçı Han’da ziyaretçilerini ağırlayacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Akdeniz Akademisinin düzenlediği 11. İyi Tasarım / Good Design İzmir etkinliği ise kentin farklı noktalarında 30 Ekim’e kadar devam edecek.