MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım: “Bizim siyasetimizin asıl maksadı makam değil, vatandır”

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Niğde İl Başkanlığı 15. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmada siyasetin amacı, Türkiye’nin güvenliği, Türk dünyası, Terörsüz Türkiye hedefi ve millî birlik başlıklarını değerlendirdi. Yıldırım, “Bizim siyasetimizin maksadı vatandır, millettir, devlettir, bayraktır; Türk milletinin geleceğidir.” dedi.

Ağu 12, 2026 - 18:50
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım: “Bizim siyasetimizin asıl maksadı makam değil, vatandır”

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Niğde İl Başkanlığı 15. Olağan Kongresi’nde partililere seslendi. Siyasetin makam ve kişisel hedeflerden daha geniş bir sorumluluk taşıması gerektiğini belirten Yıldırım, dünyadaki güvenlik ortamından Türk dünyasındaki iş birliklerine, Terörsüz Türkiye hedefinden MHP’nin siyasi yaklaşımına kadar çeşitli başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Niğde teşkilatına ve kongreye katılanlara selamlarını ileten Yıldırım, konuşmasının başlangıcında siyasetin hangi amaçla yapıldığı üzerinde durdu.

“BİZİM SİYASETİMİZİN ASIL MAKSADI MAKAM DEĞİLDİR”

Siyasi görevlerin beraberinde sorumluluk getirdiğini ifade eden Yıldırım, belediye başkanlığı, milletvekilliği, il ve ilçe başkanlığı gibi görevlerin siyasetin içinde bulunduğunu ancak temel hedefin bunlarla sınırlı olmadığını söyledi.

Yıldırım, “Elbette siyasetin kilometre taşlarında bunların hepsi vardır. İlçe başkanlığı vardır, il başkanlığı vardır, belediye başkanlığı vardır, milletvekilliği vardır. Bunlar nasip işidir, kısmet işidir. Rabbim nasip ederse olur. Ama bizim siyasetimizin asıl maksadı makam değildir.” ifadelerini kullandı.

MHP’li Yıldırım, siyasi anlayışlarını, “Bizim siyasetimizin maksadı vatandır, millettir, devlettir, bayraktır; Türk milletinin geleceğidir.” sözleriyle anlattı.

Siyasi görevlerin sorumluluk taşıdığını kaydeden Yıldırım, “Delegeliğin de bir vebali vardır. İlçe başkanlığının da bir vebali vardır. İl başkanlığının da bir vebali vardır. Belediye başkanlığının da, milletvekilliğinin de, genel başkan yardımcılığının da vebali vardır. Çünkü bu ülkeyi siyasetçiler yönetiyor. Dolayısıyla bu ülkenin bugününden de yarınından da hepimiz mesulüz.” dedi.

“TÜRKİYE GÜÇLÜ OLMAK MECBURİYETİNDEDİR”

Dünyada son yıllarda savaş, çatışma ve belirsizliklerin arttığını belirten Yıldırım, uluslararası sistemin adalet üretme kapasitesini eleştirdi.

Yıldırım, “Son beş yılda dünyanın adeta çivisi çıktı. Dünyada bir belirsizlik var. Dünyada bir düzen problemi var. Savaş var, çatışma var, kaos var.” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler üzerinden uluslararası sistemi değerlendiren Yıldırım, “Bugün maalesef uluslararası sistemde çoğu zaman haklı olan değil, güçlü olan sözünü geçiriyor.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin, Türk dünyasının ve İslam dünyasının güçlü olması gerektiğini savunan Yıldırım, “Türkiye güçlü olmak mecburiyetindedir. Türk dünyası güçlü olmak mecburiyetindedir. İslam dünyası güçlü olmak mecburiyetindedir.” dedi.

Yıldırım, bölgedeki savaşlara işaret ederek Cumhur İttifakı’nın izlediği politikaların Türkiye’yi çatışmaların dışında tuttuğunu savundu ve “Devlet dediğiniz günü değil, on yıl sonrasını, elli yıl sonrasını hesap eder.” değerlendirmesinde bulundu.

“BUGÜN TURAN BİR HAYAL DEĞİLDİR”

Türk dünyasındaki gelişmelere de değinen Yıldırım, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın bağımsız devletler olarak varlığı ile Türk Devletleri Teşkilatı’nın oluşturulmasını geçmişte savunulan Türk dünyası birlikteliği düşüncesi açısından değerlendirdi.

Yıldırım, “Biz gençliğimizde Turan derdik. Turan nedir? Türk milletinin kardeşlerinin bir araya gelmesidir. Allah’a hamdolsun, büyüklerimizin hayalini kurduğu günleri Cenab-ı Allah bize gösterdi.” ifadelerini kullandı.

Karabağ sürecine değinen Yıldırım, Türkiye ve Azerbaycan’ın güçlenmesiyle bölgedeki şartların değiştiğini belirterek, “Bir olursak güçlü oluruz. Bir olursak toprağımızı muhafaza ederiz. Bir olursak bağımsız yaşarız. İşte Türk Devletleri Teşkilatı böyle bir anlayışın eseridir.” dedi.

“TÜRKİYE GÜÇLÜ OLDUĞUNDA KERKÜK’TEKİ TÜRKMEN DE GÜÇLÜDÜR”

Kerkük üzerinden Türkiye’nin bölgesel gücünün önemine işaret eden Yıldırım, devletler arasındaki ilişkilerde diplomasi ve siyasetin belirleyici olduğunu söyledi.

Yıldırım, “Hiçbir şey kendiliğinden olmuyor. Devletlerin bir mücadelesi vardır. Diplomasinin bir mücadelesi vardır. Siyasetin bir mücadelesi vardır.” diye konuştu.

Türkiye’nin gücünün yalnızca ülke sınırları içindeki gelişmeler açısından değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Yıldırım, “Türkiye güçlü olduğunda Kerkük’teki Türkmen de güçlüdür. Karabağ’daki Türk de güçlüdür. Balkanlar’daki soydaşımız da güçlüdür. Türkistan’daki kardeşimiz de güçlüdür.” ifadelerini kullandı.

SAVUNMA VE GÜVENLİK İŞ BİRLİKLERİNE VURGU

Yıldırım, konuşmasında Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında savunma alanında iş birliği geliştirildiğini belirterek, bu tür adımların ülkelerin kendi güvenliklerini koruma ve caydırıcılık oluşturma amacı taşıdığını söyledi.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki kapasitesine, Pakistan’ın askerî gücüne ve Suudi Arabistan’ın ekonomik konumuna dikkati çeken Yıldırım, “Bunların bir araya gelmesi küçümsenecek bir hadise değildir.” dedi.

Siyasetin yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı görülemeyeceğini ifade eden Yıldırım, “Siyaset yalnızca seçimden seçime sandık hesabı yapmak değildir. Siyaset bazen elli sene sonrasını görmektir.” değerlendirmesini yaptı.

“DIŞARIYA KARŞI GÜÇLÜ OLMANIN İLK ŞARTI İÇERİDE BİR VE BERABER OLMAKTIR”

Türk dünyasının yakınlaşması ve İslam ülkeleri arasındaki güvenlik iş birliklerinin Türkiye açısından önem taşıdığını belirten Yıldırım, ülke içindeki huzur ve millî birliğin de güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yıldırım, “Türkiye bunları yaparken kendi içerisinde ne yapmak zorundadır? Huzuru sağlamak zorundadır. Millî birlik ve kardeşliğini tahkim etmek zorundadır. Çünkü dışarıya karşı güçlü olmanın ilk şartı içeride bir ve beraber olmaktır.” dedi.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNİ ANLATTI

Türkiye’nin yaklaşık yarım asırdır terörle mücadele ettiğini belirten Yıldırım, bu süreçte binlerce kişinin şehit olduğunu ve toplumun ağır bedeller ödediğini söyledi.

MHP’nin terörle mücadeledeki yaklaşımının değişmediğini savunan Yıldırım, “Biz terörle mücadelede bir adım geri atmadık. Şehidimizin hukukundan vazgeçmedik. Devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden vazgeçmedik. Bayrağımızdan vazgeçmedik.” ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından ortaya konulan Terörsüz Türkiye hedefinin amacını açıklayan Yıldırım, “Silahın tamamen devreden çıktığı, terör örgütünün bütün unsurlarıyla tasfiye edildiği, milletimizin birliğinin ve devletimizin bekasının daha da güçlendiği bir Türkiye. Bunun başka bir manası yoktur.” diye konuştu.

Yıldırım, MHP’nin bu konudaki ölçüsünü ise “Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan. Bundan taviz yoktur.” sözleriyle ifade etti.

“BİZE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ KİMSE ÖĞRETEMEZ”

MHP ve Devlet Bahçeli’ye yönelik siyasi eleştirilere de yanıt veren Yıldırım, bazı siyasi çevrelerin politikalarını MHP karşıtlığı üzerine kurduğunu ileri sürdü.

Yıldırım, geçmiş seçimlerde terör örgütünün siyasi uzantısı olarak nitelendirdiği çevrelerle ittifak yapıldığını savunarak, “PKK elinde silahla gezerken onun siyasi uzantılarıyla yan yana gelmekte mahsur görmeyeceksiniz; terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesi gündeme geldiğinde de çıkıp Milliyetçi Hareket Partisi’ni suçlayacaksınız. Böyle bir siyaset olmaz.” dedi.

Yıldırım, “Bize Türk milliyetçiliğini kimse öğretemez. Çünkü bizim bu davada yalnızca sözümüz değil, ömrümüz vardır.” ifadelerini kullandı.

“BİZ BU DAVAYI KİTAPLARDAN OKUMADIK”

12 Eylül döneminde yaşadıklarından ve cezaevi sürecinden söz eden Yıldırım, Alparslan Türkeş ile birlikte Türk milliyetçilerinin yargılandığını hatırlattı.

Yıldırım, “Biz ceza aldıysak hırsızlıktan almadık. Yolsuzluktan almadık. Devletin malına el uzatmaktan almadık.” diyerek dönemin siyasi mücadelesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Siyasi geçmişine vurgu yapan Yıldırım, “Biz bu davayı kitaplardan okumadık; biz bu davayı yaşadık. Bedelini de ödedik.” dedi.

“NİĞDE İLE HUKUKUMUZ YENİ DEĞİLDİR”

Niğde ile ilişkilerinin 1970’li yıllara dayandığını belirten Yıldırım, kentte birlikte siyasi mücadele yürüttüğü isimleri hatırlattı.

Yıldırım, “Niğde bizim için yabancı bir yer değildir. Bizim Niğde ile hukukumuz yeni değildir. 1970’li yıllardan beri bu yolları biliriz.” ifadelerini kullandı.

Hayatını kaybeden dava arkadaşlarını da anan Yıldırım, “Bu dava onların omuzlarında bugünlere geldi. Bizden sonra da sizlerin omuzlarında yarınlara gidecek.” dedi.

“MAKAM İÇİN DEĞİL, DEVLET İÇİN, MİLLET İÇİN”

Konuşmasının sonunda yeniden siyasetin amacı üzerinde duran Yıldırım, “Makam için değil. Mevki için değil. Şahsi ikbal için değil. Devlet için. Millet için. Vatan için. Bayrak için. Türk dünyasının birliği için. İslam âleminin huzuru için. Evlatlarımızın geleceği için.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, “Bizim siyasetimiz budur. Bizim davamız budur. Bizim yolumuz budur. Ve Allah’ın izniyle bu yoldan da dönmeyeceğiz.” dedi.

MHP Niğde İl Başkanlığı 15. Olağan Kongresi’nin partiye, Niğde’ye ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Yıldırım, görev alan ve görev devreden teşkilat mensuplarına teşekkür ederek yeni seçilecek il başkanı ve yönetime başarı dileklerini iletti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI