MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Terörsüz Türkiye’den geriye dönüş olmayacaktır”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bazı araştırma şirketlerinin yayımladığı çalışmaların toplumsal birlik ve “Terörsüz Türkiye” hedefini sabote etmeye yönelik olduğunu savundu. Amedspor üzerinden spor ve kimlik tartışmalarına da değinen Bahçeli, kamuoyu araştırmalarına bilimsel ve hukuki standartlar getirecek yasal düzenleme çağrısında bulundu.

Eyl 3, 2026 - 14:10
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Terörsüz Türkiye’den geriye dönüş olmayacaktır”

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 2 Eylül 2026 tarihli yazılı açıklamasında, bazı araştırma şirketlerinin kamuoyuna sunduğu çalışmalar üzerinden “Terörsüz Türkiye” hedefi, Amedspor, spor-kimlik ilişkisi ve dini inançlara yönelik araştırmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Bahçeli, Kürt Çalışmaları Merkezi ile Rawest Araştırma işbirliği ve Friedrich-Ebert-Stiftung desteğiyle yürütüldüğü belirtilen “Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması” ile kamuoyuna açıklanan bir başka inanç araştırmasını eleştirdi.

Söz konusu çalışmaların toplumsal birlik üzerinde olumsuz etki oluşturmayı amaçladığını savunan Bahçeli, “Türk milleti Müslüman bir millettir, manevi değerler üzerinde oynamalar, ancak düşmanları sevindirecektir.” ifadelerini kullandı.

“Terörsüz Türkiye kardeşlik, barış ve refah ümidi”

Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin TBMM'de kabul edildiğini belirttiği “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ile önemli bir aşamaya geldiğini kaydetti. Kanunun 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini aktaran Bahçeli, bunu geniş bir mutabakatın göstergesi olarak değerlendirdi.

Bahçeli, “Terörsüz Türkiye kardeşlik, barış ve refah ümidi, gelecek Türk asırlarının müjdesidir.” dedi.

Terörün tamamen tasfiye edilmesinin güvenlik ve toplumsal huzurun yanı sıra ekonomik kalkınmaya da katkı sağlayacağını ifade eden Bahçeli, “Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu terörsüz Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkmış olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, hedefin yalnızca Türkiye açısından değil bölgesel istikrar bakımından da önem taşıdığını belirterek, “Terörsüz Türkiye, terörsüz ve istikrarlı bölgeye açılan kapı, emperyalist senaryolara vurulan darbe, bölge halklarının kendi geleceklerine sahip çıkma iradesidir.” ifadelerini kullandı.

“Spor kardeşliğin ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü araçlarından biridir”

Açıklamasında Amedspor'a ilişkin araştırmaya geniş yer ayıran Bahçeli, sporun kimlik siyaseti ve ayrıştırıcı söylemlerin aracı haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Bahçeli, “Spor; kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü araçlarından biridir. Bu nedenle spor alanının kimlik siyaseti, ayrıştırıcı söylemler veya siyasi amaçlarla kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır.” dedi.

Sporun temelinde rekabetin yanında ahlak, fair-play, karşılıklı saygı ve toplumsal sorumluluk anlayışının bulunması gerektiğini belirten Bahçeli, Amedspor dahil bütün kulüplerin sporun birleştirici niteliğine uygun hareket etmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Bahçeli, “Sporun; siyasetin ve ayrıştırıcı kimlik tartışmalarının değil kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve ortak geleceğimizin meşru zemini olması gerekmektedir.” açıklamasında bulundu.

Amedspor'un Süper Lig başarısına ilişkin önceki açıklamasını hatırlattı

Bahçeli, Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesinin ardından 4 Mayıs 2026 tarihinde Amedspor Başkanı Nahit Eren'e yönelik yaptığı açıklamayı da hatırlattı.

Bahçeli, o tarihte kullandığı “1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor’un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum. Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır’ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum.” sözlerinin arkasında olduklarını belirtti.

Sporun siyasi görüş, etnik köken, mezhep ve benzeri ayrımların dışında birleştirici olması gerektiğini kaydeden Bahçeli, “Amed Sporun Süper lige yükselmesinden ve burada başarılı olmasından milletimiz memnuniyet duymaktadır. Bir Anadolu takımının süper ligde kalıcı olması geçmişte benzer takımlarımızda olduğu gibi büyük bir beklentidir.” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte Amedspor'un çeşitli siyasi amaçlara alet edilmek istendiğini öne süren Bahçeli, kulüp yönetimi ile Diyarbakır halkına bu tür girişimlere karşı tepki gösterme çağrısında bulundu.

Bahçeli, “Amed Spor süper ligdeki oyunuyla, elde ettiği başarılarla takdirle takip edilen Türkiye’nin bir futbol kulübüdür ve öyle kalmalıdır.” dedi.

“Tribünler provokasyon alanı haline getirilmemelidir”

Bahçeli, başta Amedspor yöneticileri olmak üzere “Terörsüz Türkiye” hedefini destekleyen kesimlerin tedbir alması gerektiğini belirterek, “Tribünler terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir. Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, açıklamasında atıfta bulunduğu 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında oluşturulan komisyonların provokasyonların önlenmesi konusunda titizlikle hareket etmesi ve gerekli yaptırımların ilgili kurumlar tarafından uygulanması gerektiğini savundu.

İnanç araştırmasına tepki gösterdi

Bahçeli, kamuoyuna yansıyan ve Türk toplumunun dini inançlarına ilişkin sonuçlar içerdiğini belirttiği araştırmayı da eleştirdi. Araştırmanın Türk milletinin inanç ve değerlerini gerçeğinden farklı göstermeyi amaçladığını öne süren Bahçeli, “Türk milletini köklerinden kopmuş, türedi topluluklar gibi göstermek maksatlıdır. Bu asil milleti itikadından, imanından, inanç ve değerlerinden yoksun lanse etmek büyük kötülüktür.” dedi.

Türk milletinin tarihsel ve kültürel bağlarının İslam'la güçlü olduğunu ifade eden Bahçeli, Yahya Kemal Beyatlı'nın “Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.” dizelerine de açıklamasında yer verdi.

Bahçeli, “Türk milleti inançlıdır, ahlaklıdır, imanlıdır, dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine, kültürel emanetlerine bağlı ve sadıktır.” ifadelerini kullanarak araştırma şirketlerinin toplum üzerindeki etkilerinin incelenmesi gerektiğini savundu.

Kamuoyu araştırmalarına yasal düzenleme çağrısı

MHP'nin kamuoyu araştırmaları konusunda daha önce gündeme getirdiği düzenleme önerisini yineleyen Bahçeli, bilimsel gerçeklikten uzak ve toplumu yönlendirme amacı taşıdığı değerlendirilen araştırmaların önüne geçilmesini istedi.

Bahçeli, “Kamuoyu araştırma kuruluşlarının ve araştırmacıların nitelik ve yeterliliklerine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesini, yönlendirme veya etkileme maksadıyla yalan yanlış, yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırımlar getirilmesini gerekli görüyoruz.” dedi.

Araştırmaların bilimsel ve hukuki temelde değerlendirileceği, denetim mekanizmalarının oluşturulacağı ve uygulama standartlarının belirleneceği bir yasal düzenleme öngördüklerini açıklayan Bahçeli, dezenformasyon ve toplumsal mühendislik girişimlerine karşı mücadele mesajı verdi.

“Terörsüz Türkiye’den geriye dönüş olmayacaktır”

Bahçeli, açıklamasının devamında “Terörsüz Türkiye’den geriye dönüş olmayacaktır. Muhatapları bilsin ki şer cephesinde kurulmaya çalışılan tuzakların farkındayız.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin yaklaşık 50 yıldır mücadele ettiği terörün tamamen sona ermesinin yatırımcı güveni, üretim kapasitesi ve bölgesel ticaret açısından da olumlu sonuçlar doğuracağını belirten Bahçeli, Türkiye'nin terör meselesini milli birlik ile siyasi ve ekonomik istikrarını güçlendirerek çözmesinin temel hedefleri olduğunu kaydetti.

Toplumsal gerginlik ve kutuplaşmalara yol açabilecek girişimlerden kaçınılmasını isteyen Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin bölgesel barış ve istikrar bakımından da önem taşıdığını ifade etti.

Bahçeli açıklamasını, “İnanıyoruz ki milletçe provokasyonlara gelmeyecek, bir devlet politikası olan terörsüz Türkiye hedefi, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekûn milletimizin eseri olacaktır. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz.” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI