TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Emin Pişkin: “Deprem bir doğa olayıdır, afet ihmaldir”

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Emin Pişkin, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin yıl dönümünde depreme dirençli kentler için zemin etüdü, eksiksiz proje ve uygulama denetimi, meslek disiplinlerinin eş güdümü ve etik sorumluluğun önemine dikkat çekti.

Ağu 21, 2026 - 13:22
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Emin Pişkin: “Deprem bir doğa olayıdır, afet ihmaldir”

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Emin Pişkin, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçtiğini belirterek, Türkiye’nin farklı bölgelerinde meydana gelen depremlerin acılarının yaşanmaya devam ettiğini söyledi.

Pişkin, Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığına işaret ederek, “En büyüğü 6 Şubat Depremleri olmak üzere ülkemizin farklı bölgelerinde meydana gelen depremlerin acılarını yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Bunun yanı sıra hemen her gün sismograflar tarafından kaydedilen küçüklü büyüklü yüzlerce deprem meydana gelmektedir. Bunun temel sebebi, ülkemizin Afrika ve Asya kıtaları gibi iki hareketli kıtanın arasında kalan bir deprem kuşağı bölgesinde yer almasıdır” dedi.

“ÇÖZÜM CEZADA DEĞİL ÖNLEMDEDİR”

Depremlerin doğal süreçlerin bir sonucu olduğunu belirten Pişkin, “Madenler, jeotermal kaynaklar, toprak örtüsünün zenginliği gibi yaşam için gerekli oluşumları sağlayan yer hareketleri aynı zamanda depremlerin de kaynağıdır. Dolayısıyla diğer doğa olaylarında olduğu gibi depremlerin de afete dönüşmemesi için önlem almak mümkündür” ifadelerini kullandı.

Pişkin, depreme karşı alınabilecek önlemlerin yapılaşma sürecinin ilk aşamasından itibaren uygulanması gerektiğini vurgulayarak, “Önce zemini etüd et, sonra zemine uygun yapı yap. Denetimden ve etik sorumluluktan taviz verme” dedi.

“DEPREME DİRENÇLİ KENTLER İÇİN 4 TEMEL ŞART”

Depreme dirençli yapılaşma için bilimsel ve teknik gerekliliklerin belli olduğunu kaydeden Pişkin, dört temel başlığa dikkat çekti.

“ZEMİN ETÜDÜ”

Pişkin, “Önce yapının oturacağı zeminin etüdü yapılmalı, sonra zemine uygun yapı tasarlanmalıdır. Zemin bilgisi olmadan yapılan her yapı risk altındadır” diye konuştu.

“PROJE VE UYGULAMA EKSİKSİZ OLMALIDIR”

Yapıların proje ve uygulama aşamalarında etkin denetimin önemine değinen Pişkin, “Proje ve uygulama aşamasının her kademesinde yapı denetim kuruluşları ve belediyeler, alanında yetkin teknik personelleriyle denetimlerini eksiksiz yerine getirmelidir” ifadelerini kullandı.

“MESLEK DİSİPLİNLERİ EŞ GÜDÜMLÜ ÇALIŞMALIDIR”

Deprem güvenliğinin farklı mühendislik ve planlama disiplinlerinin birlikte çalışmasını gerektirdiğini belirten Pişkin, “Jeofizik mühendisi, jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi, mimar ve şehir plancısı gibi ilgili meslek disiplinleri senkronize çalışmalıdır. Parçalı yaklaşım can kaybını artırır” dedi.

“ETİK SORUMLULUK VAZGEÇİLMEZDİR”

Yapı üretim sürecinde görev alan herkesin mesleki ve etik sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Pişkin, “Hepsinden önemlisi, işçisinden mühendisine, mimarından müteahhidine herkesin görevini etik ve ahlak kuralları içerisinde layıkıyla yerine getirmesi gerekmektedir” diye konuştu.

Pişkin, açıklamasını “Aynı acıların tekrar yaşanmaması dileğiyle kamuoyuna saygıyla duyururuz” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI