YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel: “Hepimizin haysiyetini ve hukukunu milletimize emanet ediyorum”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Silivri’de İBB davasının duruşmalarını takip ettikten sonra yaptığı açıklamada savunma hakkının kısıtlandığını savundu, yeni duruşma salonunun fiziki koşullarını eleştirdi ve yargılama sürecine ilişkin “Tuz koktu” ifadelerini kullandı. Özel’in duruşma salonu, avukatların çalışma koşulları ve yargı sürecine yönelik açıklamalarının ayrıntılarını okuyun.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’un Silivri ilçesinde görülen İBB davasının duruşmalarını takip ederek basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Özel, Ekrem İmamoğlu ve avukatlarının savunma hakkının sınırlandırıldığını öne sürerken, duruşmaların gerçekleştirildiği yeni salonun fiziki düzenine ve mahkemenin uygulamalarına tepki gösterdi.
“SAVUNMA HAKKINI KULLANMAK İSTİYORUM DEDİ”
Özel, önceki celsede yaşanan tartışmaları hatırlatarak Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına ayrılan süre üzerinden mahkeme heyetini eleştirdi. İmamoğlu hakkında çok sayıda iddia bulunduğunu belirten Özel, önceki duruşmada yaşananları şöyle anlattı:
“Ekrem İmamoğlu itiraz ettiğinde ‘Savunma süreniz geldiğinde konuşacaksınız, açıklayacaksınız. Sınırsız savunma hakkınız var’ denmişti. Sonra tutturdu, ‘Ben 9 Temmuz günü bu davayı bitireceğim. 8 Temmuz günü sözü al, sen ve avukatların 5-6 saat içinde ne yapacaksanız yapın.’ ‘5-6 saatte ben ve avukatlarım nasıl böyle bir şey yapabilir?’ Dedi ki ‘O zaman savunma hakkından feragat ediyorsun.’ ‘Öyle bir şey etmiyorum, savunma hakkımı kullanmak istiyorum.’”
“SAVUNMA HAKKI ASLA KISITLANAMAZ”
İmamoğlu’nun avukatlarının son duruşmada savunma hakkına ilişkin itirazlarını hukuki gerekçelerle dile getirdiğini aktaran Özel, mahkemenin savunma için kesin bir tarih ve süre ortaya koymamasını eleştirdi.
Özel, “Bugün Sayın İmamoğlu’nun avukatları, yapılan yanlışı ve işin doğrusunu hukuki bir dille anlattı. O gün çok iddialıydı. ‘Hayır bir daha savunma hakkı vermem, onu yapmam bunu yapmam.’ Biz de burada söyledik. ‘Doğrudan bozma sebebi. Bu mahkemeyi bozdurmaya mı çalışıyor?’” ifadelerini kullandı.
Mahkemenin daha sonra savunma hakkının kullandırılacağı yönünde karar verdiğini söyleyen Özel, “Diyor ki, ‘Savunma hakkını kullandıracağım ama belirsiz bir gün. Benim bildiğim bir gün.’ Sonra avukatlara, ‘Sadece size onu önceden söyleyeceğim.’ Bir de söylemeseydi. Savunma yapacağı günü bilmeyecek. ‘Belirli bir süre, bir arada’ diyor. ‘Bir ara. Uygun yerde, makul zamanda.’ Yani yerine, zamanına, süresine hakim karar verecek. Oysa ki asla kısıtlanamaz savunma hakkı” dedi.
Özel, mahkemenin yaklaşımını eleştirerek, “Savunma hakkını verecek ama ‘Yine benim uygun gördüğüm gün, benim uygun gördüğüm kadar savunma yapacaksın’ diyor. Bu rezaletin daniskasıdır. Bu rezaletin dik alasıdır” diye konuştu.
“DEVASA MEKANDA BİR MEKANSIZLIK YARATILMIŞ”
Yeni duruşma salonunun fiziki koşullarına da değinen Özel, sanıklar, avukatlar, izleyiciler ve basın mensupları arasındaki mesafenin yargılamayı olumsuz etkilediğini savundu.
Özel, “Bu meşhur yeni büyük duruşma salonunda ilk gün bugün. Bilmiyorum görüntü alma imkanı oldu mu? Ama seyircilerden dürbün getirenler var. Çünkü mahkeme salonunda seyircilerle sanıklar arasında bilmiyorum ama bir futbol sahasından daha fazla belki, belki iki futbol sahasına yakın bir mesafe var ve dürbünle izleyenler var” ifadelerini kullandı.
Avukatların müvekkilleriyle göz teması kuramadıklarını söylediğini aktaran Özel, “Avukatlar diyor ki, ‘Göz teması yok müvekkilimizle, yani yargılamanın esasıdır. Göz teması kurmazsam savunma yapamam. Sizinle göz temasımız yok’” dedi.
Özel, salonun büyüklüğüne rağmen yüz yüze yargılama koşullarının sağlanamadığını öne sürerek, “Burada mekanı büyütmek, araları açmak, bariyerler koymak ve en uzağa yerleştirmek suretiyle bu devasa mekanda bir mekansızlık yaratılmış, bir yüz yüze yargılama imkanı ortadan kaldırılmış durumda” ifadelerini kullandı.
“ETKİLİ SAVUNMALARDAN KORKUYORLAR”
Özel, mahkeme sürecindeki uygulamaların İmamoğlu’nun yapacağı savunmayla bağlantılı olduğunu savundu. “Korktukları bir şey var. Etkili savunmalar yapılıyor ve en etkilisi Ekrem İmamoğlu tarafından yapılacak. Bu savunmanın etkisinden, bu savunmanın gerçekleri ortaya koymasından, iftiraları çürütmesinden, yalancılarla yüzleşmesinden korkuyorlar. Yapılan budur” diye konuştu.
Duruşmaları takip etmeye devam edeceklerini belirten Özel, “Biz elbette aileler de avukatlar da bizler de tarihi yönde sorumluluğumuz gereğince bu yargılamanın bir parçası olmaya ister istemez devam edeceğiz. Onları orada bırakacak halimiz yok” dedi.
Özel, basın mensuplarının da salon içerisinde uzak bir noktaya yerleştirildiğini belirterek, “Geçen sefer bir köşeye sıkıştırmışlardı basın mensuplarını. Şimdi de olabilecek en uzak izleyici noktasında ısrarla tutuyorlar. Yanda ta en başa kadar neredeyse yer boşken, sizin gidip görevinizi en iyi yapacağınız yer yerine en kötü yapacağınız yere koyuyorlar” ifadelerini kullandı.
“BİR DAHA KALDIRDILAR, BİR DAHA DEĞİŞTİRDİLER”
Duruşmayı izleyen siyasetçiler ve ailelerin oturma düzeninin de birkaç kez değiştirildiğini aktaran Özel, “Biz gösterilen yere oturuyoruz burada. Geliyoruz, dediler ki ‘Buraya oturun.’ Dilek Hanım’la yan yana, İl Başkanımla yan yana, Büyükşehir Belediye Başkanvekilimle yan yana dedikleri yere oturduk. Sonra bir daha kaldırdılar, bir daha değiştirdiler. Bir daha kaldırdılar, bir daha değiştirdik. Burada en son gittik geldik, oturduğumuz yere bariyer çekip daha başka bir yere koymuşlar bizi” dedi.
Özel, kuvvetler ayrılığı ve kurumların birbirine saygısı çerçevesinde mahkeme salonundaki koşulların farklı olması gerektiğini savunarak, “Kuvvetler ayrılığı, kuvvetlerin birbirine saygısı gereği şu kadarcık bunu yerine getirmek ilk başta giydiğin cübbeye, devletin sana verdiği göreve, kullandığın unvana saygının gereği” ifadelerini kullandı.
“AYNI YERDEN GÜCÜ ALIYORUZ”
Özel, yargı mensupları ile seçilmiş siyasetçilerin yetkilerini Cumhuriyet’in kurumlarından aldığını belirterek, “Demokrasilerde olduğu gibi hani üstüne o cübbeyi giydiren Cumhuriyet, ona cübbe verdiyse, tokmak verdiyse altına araba çektiyse; bize de muhalefet etme, milleti ikna edersek gün gelince iktidar olma hakkı vermiş. Aynı yerden gücü alıyoruz” diye konuştu.
Yargıda “biz ve onlar” anlayışının bulunmaması gerektiğini savunan Özel, Ekrem İmamoğlu’nun ilk ifadesinin alındığı dönemde bir başsavcı vekiliyle arasında geçtiğini söylediği konuşmayı da aktardı.
Özel, söz konusu kişinin İmamoğlu’na, “Ekrem Bey bu işler böyle. Gün değişir, siz iktidar olursunuz. Biz oraya geçeriz, siz bizi yargılarsınız. Bu işler böyle” dediğini öne sürerek, “Yani adaleti aramak yok da biz ve onlar var. İki tane düşman kutup var. Nerede düşmanlaştı bunlar?” ifadelerini kullandı.
“TARİH ÖNÜNDE TEESSÜF EDİYORUM”
Özel, duruşma salonundaki uygulamalar nedeniyle mahkeme yönetimine tepki göstererek, “Adalet dağıtmak için mi var? Kendisine tarih önünde teessüf ediyorum. Tarih önünde teessüf ediyorum” dedi.
Daha önce Ergenekon davasının görüldüğü dönemde de aynı ifadeyi kullandığını hatırlatan Özel, o dönem yaşananlarla mevcut uygulamalar arasında benzerlik bulunduğunu savundu.
Özel, “Şu anda tarihin Özese neresinde, biz neresinde duruyoruz herkes biliyor. Özese aynı bugün yapılan muamele gibi o gün ailelere, çocuklara, siyasetçilere ve gazetecilere zulmeden mahkemeyi yöneten kişiydi” ifadelerini kullandı.
“TUZ KOKTUKTAN SONRA KİMİ KİME ŞİKAYET EDEYİM”
Yargı sürecine yönelik eleştirilerini sürdüren Özel, “Tarih önünde hepsine teessüf ediyorum ve hepimizin haysiyetini, hukukunu milletimize emanet ediyorum. Başka kimseye değil. Çünkü tuz koktuktan sonra ben şimdi buradaki hakimi HSK’ya mı şikayet edeyim?” diye konuştu.
Özel, Akın Gürlek ve Adalet Bakanlığı üzerinden de eleştirilerde bulunarak, “O yüzden kimi, kime şikayet edeyim? Sayın Erdoğan’a mı edeyim atadıklarını? Kimi, kime şikayet edeyim? O yüzden hepimizin hakkını, hukukunu ve varsa bir gün hakkımızı almamızla ilgili umudu milletimize emanet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“ZULÜMLERİ ARTSIN Kİ SONLARI TEZ GELSİN”
Açıklamasının sonunda yargılama sürecine yönelik sert eleştirilerini sürdüren Özel, “Ettiklerini bulsunlar. Zulümleri artsın ki sonları tez gelsin. Bu dünyada adaleti bulursak buluruz, bulmazsak öbür dünyada bütün bu masumların iki elleri yakalarındadır. Bu devran böyle sürmez” dedi.
Özel, “Ben daha güneşin doğmadığı bir gece, ben daha iyinin kötüyü yenmediği bir gün ve ben daha tarih önünde zalimlerin zulümleriyle sınanmadıkları bir süreci hiç görmedim. Yine görmeyeceğiz inşallah” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI