Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2009 yılında helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybeden BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu ile Adalet Bakanlığı’nda görüştü. Soruşturmadaki bulgulara ve FETÖ bağlantısı şüphelerine ilişkin açıklamalarda bulunan Gürlek, “Sonuna kadar gideceğiz. Karanlıkta bir şey kalmayacak” dedi.

Ağu 10, 2026 - 15:42
Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2009 yılında helikopterinin düşmesi sonucu hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesini Adalet Bakanlığı’nda kabul etti. Gürlek, Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu ile yaptığı görüşmede, dosya kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın faili meçhul dosyalar üzerinde ayrıntılı incelemeler yaptığını belirten Gürlek, “Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu gerçekten ülkemiz için bir değerdi.” dedi.

Olayın başlangıçta helikopter kazası olarak kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Gürlek, Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı bünyesinde teknik ve alanında uzman isimlerin dosyayı incelediğini söyledi.

“DOSYADA 21 TUTUKLU ŞAHIS VAR”

İncelemelerde olayın kaza olmadığı yönünde bulgulara ulaşıldığını savunan Gürlek, FETÖ bağlantısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, şunları kaydetti:

“Tabii inceleyince bizim dikkatimizi bu işin bir kaza olmadığı, yani rahmetlinin belirli bir kesimin hedefine girdiği… Özellikle o tarihlerde 2007 ve 2010 tarihlerinde FETÖ silahlı terör örgütü palazlanmaya başladı. Biz nereden biliyoruz bunu? 2007 yılında Hrant Dink cinayeti. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu da 2009 tarihinde bu örgütün hedefine giriyor. Daha sonradan da örgütsel bir eylem olarak, bir organizasyon olarak söz konusu eylemin bir cinayet olduğu yönünde şu an çok derin bağlantılar var.”

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında dosyayı takip eden özel bir ekip oluşturulduğunu açıklayan Gürlek, “İlk operasyonumuzu yaptık. Şu an itibarıyla dosyada 21 tutuklu şahıs var. Bunlar genelde asker ağırlıklı olan şahıslar. Bu operasyonların mutlaka devamı gelecek.” ifadelerini kullandı.

Gürlek, olaya ilk müdahale eden kaza kırım ekibi ile ilk gelen askeri ekibin de incelendiğini belirterek, HTS kayıtları ile döneme ait uçuş radar kayıtlarının silindiğinin tespit edildiğini söyledi.

“BU CİNAYETİ ÇÖZMEK BİZİM BOYNUMUZUN BORCU”

Dosyadaki bulguların örgütsel bağlantı şüphesini güçlendirdiğini ifade eden Gürlek, helikopter pilotu ve pilotun eşine ilişkin tespitlerden söz etti. Gürlek, şöyle konuştu:

“Biliyorsunuz helikopter pilotunun kendisi, bizzat eşi örgütle irtibatlı çıktı. Özellikle helikopter pilotunun olay günü örgütün mahrem imamlarıyla, Elazığ mahrem imamıyla telefonu, daha öncesinden de Adil Öksüz’le telefonları, toplantıları, Adil Öksüz’ün bu olay için Türkiye'ye gelmesi… Bunlar hepsi bize örgütsel bağlantıyı gösteriyor.”

Pilotun eşinin Adil Öksüz’ün evinde parmak izinin bulunduğunu belirten Gürlek, olay yerine ilk giden iki askeri personel ile helikopterin kara kutusunu söken ekibe ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Gürlek, “Daha sonradan Cumhurbaşkanımızın 15 Temmuz'da Marmaris'teki konutunda derdest etmeye giden ekip olduğunu öğrendik. Yani olaya baktığımız zaman büyük tabloda bunun FETÖ'nün örgütsel anlamda bir organizasyon, bir şema olduğunu gördük. İnşallah operasyonun devamı da gelecek. Şu an dediğim gibi 21 kişi tutuklu. Arkadaşlarımız yoğun olarak çalışıyor. Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu.” dedi.

“SONUNA KADAR GİDECEĞİZ”

Dosyanın yeniden ele alınmasının kamuoyunda karşılık bulduğunu ifade eden Gürlek, devletin olayın tüm yönlerini aydınlatmak zorunda olduğunu belirtti.

Gürlek, “Bu olayı çözmek zorundayız. Devlet çünkü ortada bir cinayet varsa bunu çözmek zorunda. Hele Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti mutlaka çözülmesi gerekiyor. Bu devletin borcu, bizim de sizlere sözümüz olsun. Sonuna kadar gideceğiz.” ifadelerini kullandı.

Helikopterin üzerinden geçen uçağın pilotuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, söz konusu pilotun olay öncesinde FETÖ’nün sözde TSK imamı Adil Öksüz ve sözde Hava Kuvvetleri imamı Kemal Batmaz ile görüştüğünün tespit edildiğini belirterek, bunun örgütsel eylem şüphesini desteklediğini söyledi.

“OLAYDAN ÖNCE ABD’YE GİTTİLER”

15 Temmuz darbe girişiminden hemen önce Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’ın ABD’ye gittiklerini hatırlatan Gürlek, Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği olay öncesinde de Adil Öksüz’ün ABD’ye gittiğinin ve olaydan önce Türkiye’ye döndüğünün tespit edildiğini ifade etti.

Gürlek, bu hareketliliğin dosyada incelenen örgütsel bağlantılardan biri olduğunu kaydetti.

“ÖRGÜT HTS KAYITLARINA ÖNEM VERİYORDU”

Soruşturma bakımından HTS kayıtlarının önem taşıdığını vurgulayan Gürlek, “İlk kimin kimle görüştüğü, hangi bazdan görüştüğü; yani örgütsel bir eylem olup olmadığını HTS kayıtlarından inceliyoruz. Yani radar kayıtları ve HTS kayıtlarının silinmesi tamamen o tarihlerde örgütün en önem verdiği konu.” dedi.

“DEVLET ŞAHISLARA BAKMAZ”

Soruşturmanın belirli bir kesimle sınırlı tutulmayacağını vurgulayan Gürlek, olayda sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen herkesin araştırılacağını söyledi.

Gürlek, “Bizim size sözümüz, devlet olarak sözümüz. Burada dediğim gibi örgütsel anlamda bir eylem var. Bu örgütsel anlamda eylemin en karanlık noktasına kadar, yani bu eylemde görev alan kim varsa sonuna kadar gideceğiz, çözeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Dosyada karanlık bir nokta bırakılmayacağını söyleyen Gürlek, “Hem kamu vicdanı tatmin olacak hem inşallah sizin de vicdanınız tatmin olacak. Bu da bizim size sözümüz. Bizim görevimiz bu. Burada devlet şahıslara bakmaz. Eylemde sorumluluğu var mıdır, yok mudur?” diye konuştu.

“HER ŞEY BERRAKLAŞACAK, AYDINLANACAK”

Soruşturmanın bütün yönleriyle sürdürüleceğini ifade eden Gürlek, Yazıcıoğlu ailesine, “Hem sizin vicdanınızda hem kamu vicdanında kesinlikle her şey berraklaşacak, aydınlanacak. Siz içinizi ferah tutun. Biz bu olayın peşindeyiz, arkasındayız.” dedi.

“KARANLIKTA BİR ŞEY KALMAYACAK”

Dosyanın sonuna kadar takip edilmesi konusunda irade bulunduğunu belirten Gürlek, “Türkiye için gerçekten çok büyük bir kayıp, çok büyük bir değerdi rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu. Herkesin sevdiği güçlü bir liderdi. Allah rahmet eylesin. Ama devlet olarak biz bu cinayeti ortaya çıkartacağız. Yani karanlıkta bir şey kalmayacak.” ifadelerini kullandı.

GÜLEFER YAZICIOĞLU: “BU SEFER GERÇEKLEŞİR DİYE UMUT EDİYORUM”

Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, yıllar sonra olayın ciddi şekilde üzerine gidilmesinin aileyi mutlu ettiğini söyledi.

Gülefer Yazıcıoğlu, “Çok teşekkür ediyoruz bu konuda. O yıllara dönmek istemiyorum, o günlere. Çünkü bizzat orada yapılanlara şahit olduğum için. İnşallah umut ediyorum bu sefer gerçekleşir ve biz de rahat kafamızı yastığa koyarız.” dedi.

FATİH FURKAN YAZICIOĞLU: “ADALET VE HAK ARAYIŞIMIZI HİÇBİR ZAMAN KAYBETMEDİK”

Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu da kabul dolayısıyla Gürlek’e teşekkür ederek, babası hayatını kaybettiğinde 14 yaşında olduğunu hatırlattı.

Yazıcıoğlu, “Benim şu an ömrümün yarısını geçirdi bu vaka. Bununla beraber yaşıyoruz, bizim için tabii dün gibi bir hadise. Yalnız biz adalet ve hak arayışımızı gerçekten hiçbir zaman kaybetmedik. Umudumuzu kaybetmedik.” diye konuştu.

Dosya üzerindeki örgütsel etkinin bir gün kırılacağına inandıklarını belirten Yazıcıoğlu, “Bir gün bunun da sırasının, vaktinin geleceğini, bu örgütün bir şekliyle bu dosyanın üzerindeki etkisinin kırılacağını inanıyorduk. İnşallah şimdi bundan sonraki süreçte başta siz olmak üzere, emeği geçen bütün herkese çok teşekkür ediyoruz. Şükranlarımızı sunuyoruz. Biz aynı zamanda burada diğer şehit ailelerimiz adına da bulunuyoruz. Onların da size selamlarını ve teşekkürlerini iletiyorum.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI